Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, nafaka davasının basit yargılama usulüne tabi olmasının sonuçlarının ve duruşma yapılmasının tartışılmasına ilişkindir; İİK m.142, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlere verilen örnekler arasında sıra cetveline itiraz davası bakımından anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Basit yargılama usulüne tabi iştirak nafakasının artırılması davasında, HMK m.320 uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilip verilemeyeceği. Değerlendirme: Basit usulde de kural duruşma yapılmasıdır; "mümkün olan haller" istisnaidir, çocuğun ve tarafların ekonomik-sosyal durumu ve bildirilen tanıklar dinlenmeden, hukuki dinlenilme hakkı sağlanmadan esasa karar verilemez. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekçesiyle BOZULMUŞTUR.
Kararı incele →
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, icra takibinde borçlunun başvurusunun borca itiraz mı yoksa şikâyet mi sayılacağının tartışıldığı bir uyuşmazlığa ilişkindir; İİK m.142, şikâyet yolunun sınırları açıklanırken sıra cetveline itiraz davası örneği içinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Alacaklı banka, reşit olmadan (12.04.1999, 18 yaş altı) kredi sözleşmesi imzalayan asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattı. Borçlular icra mahkemesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. HGK, asıl borçlunun reşit olmaması nedeniyle borcun doğmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, İİK m.62/1 uyarınca yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, icra mahkemesine yapılamayacağını belirtti. Sonuç: Direnme kararı bozuldu.
Kararı incele →
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Kararın ilgili gerekçesi, şikâyetin davadan farkını, şikâyet hakkında verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini ve şikâyette hukuki yararın her olayda ayrıca tespit edilmesi gerektiğini açıklamaktadır; İİK m.142 bu bölümde, m.16'ya göre şikâyet yolunun sınırı anlatılırken parantez içinde sıra cetveline itiraz davası örneğiyle anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Kesinleşen mahkeme kararıyla tescilsiz mülkiyet kazanan ancak hakkını tapuya tescil ettirmeyen üçüncü kişi (vakıf), taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını şikâyet yoluyla isteyebilir mi? Değerlendirme: Kural olarak ayni haklar tescille doğar (TMK m.1022); TMK m.705 uyarınca mahkeme kararıyla mülkiyet tescilden önce kazanılsa da malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi tescile bağlıdır. Mülkiyet tapuya tescil edilmediğinden vakfın şikâyet hakkı doğmamıştır. Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oy çokluğuyla.
Kararı incele →
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, icra ve iflas dairesi işlemlerine karşı şikâyetin hukuki niteliği ile şikâyet yoluna hangi konularda gidilebileceğinin tartışılmasına ilişkindir; İİK m.142, bu tartışma içinde sıra cetveline itiraz davası örneği verilirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İpotekli taşınmaz rehninin, akit tablosunda yazılı olmasa dahi taşınmazın bütünleyici parça ve eklentilerini kapsayıp kapsamadığı, dolayısıyla mahcuz menkullerin taşınmazdan (gemiden) ayrı haczedilip satılamayacağı tartışılmıştır. Değerlendirme: TMK m.862 uyarınca rehin, taşınmazı bütünleyici parça ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılsa da, somut olayda şikâyetçi üçüncü kişi lehine olan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden doğmuş ve güncel hukuki yararı ile şikâyet hakkı kalmamıştır. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçeyle ONANMASINA.
Kararı incele →
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Kararın ilgili gerekçesi, icra ve iflas dairesi işlemlerine karşı şikâyet yolunun niteliğini, şikâyet ehliyetini ve şikâyette hukuki yarar şartını açıklamaktadır; İİK m.142, m.16 uyarınca şikâyet yolunun kapsamı anlatılırken parantez içinde sıra cetveline itiraz davası örneğiyle anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İpotekli taşınmazın eklenti veya bütünleyici parça niteliğindeki menkullerinin, ipotek akit tablosunda sayılı olmasa dahi taşınmazdan ayrı haczedilip satılıp satılamayacağı ve şikâyetçinin şikâyet hakkının bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: TMK m.862 saklı tutulduğundan rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılar; ancak şikâyetçi, lehine olan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden güncel ve korunan hukuki yararı kalmamıştır. Sonuç: Değişik gerekçeyle direnme kararının ONANMASINA karar verilmiştir.
Kararı incele →
Diğer kararlar (1)
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, icra dairesi işlemine karşı şikâyette şikâyet hakkı, şikâyet ehliyeti ve hukuki yarar koşullarının değerlendirilmesine ilişkindir; İİK m.142, şikâyet yoluna ancak kanunun çözümünü mahkemeye bırakmadığı konularda gidilebileceği İİK m.16 bakımından açıklanırken, parantez içinde örnek gösterilen sıra cetveline itiraz davasının dayanağı olarak anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İpotekli taşınmazın bütünleyici parçası/eklentisi niteliğindeki mahcuzların, ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile taşınmazdan ayrı haczedilip satılamayacağı ve şikâyetçinin şikâyet hakkının bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: TMK m.862 uyarınca rehin taşınmazı bütünleyici parça ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılar; ancak şikâyetçi lehine kurulan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden doğmuş ve güncel hukuki yararı kalmamış, şikâyet hakkı temlik alana geçmiştir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyizinin kabulüyle direnme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA, şikâyetçi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı incele →