HMK Madde 28 Aleniyet ilkesi

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 28, duruşma ile kararların bildirilmesinin kural olarak aleni olduğunu; ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin gerektirdiği hallerde duruşmanın gizli yapılmasına karar verilebileceğini gösterir.

Resmi Metin

Aleniyet ilkesi

Madde 28- (1) Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir.

(2) Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin (…) kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, ilgilinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir.

(3) Tarafların gizlilik talebi ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenir ve karara bağlanır. Hâkim, bu kararının gerekçelerini, esas hakkındaki kararı ile birlikte açıklar.

(4) Hâkim, gizli yargılama işlemleri sırasında hazır bulunanları o yargılamayla ilgili edindikleri bilgileri açıklamamaları hususunda uyarır ve 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun gizliliğin ihlaline ilişkin hükmünün uygulanacağını ihtar ederek bu hususu tutanağa geçirir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 2. fıkra (ibare) AYM E.2020/73 K.2023/181 AYM'nin 26/10/2023 tarihli E.2020/73 K.2023/181 sayılı kararıyla, ikinci fıkrada yer alan "...kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin..." ibaresi (ve buna bağlı "...yahut yargılama ile ilgili..." ibaresi) iptal edilmiştir. İptal hükmü 22 Aralık 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, yargılamada aleniyet ilkesini düzenler ve duruşma ile kararların bildirilmesinin kural olarak aleni, yani herkese açık olduğunu ortaya koyar. İkinci fıkra bu kurala istisna getirir: duruşmanın bir kısmı veya tamamı, ancak genel ahlâkın ya da kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde gizli yapılabilir. Üçüncü fıkra gizliliğin nasıl karara bağlanacağını, dördüncü fıkra ise gizli yargılamada hazır bulunanlara getirilen yükümlülüğü gösterir.

Usul bakımından gizli duruşma kararı, ilgilinin talebi üzerine yahut mahkemece resen verilebilir. Tarafların gizlilik talebi, ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenir ve karara bağlanır; hâkim bu kararının gerekçelerini esas hakkındaki kararıyla birlikte açıklar. Hâkim ayrıca gizli yargılama işlemleri sırasında hazır bulunanları, edindikleri bilgileri açıklamamaları konusunda uyarır ve Türk Ceza Kanununun gizliliğin ihlaline ilişkin hükmünün uygulanacağını ihtar ederek bu hususu tutanağa geçirir. Böylece aleniyetin istisnası, sınırlı sebeplere ve belirli bir usule bağlanmıştır.

Gerekçe

Maddeyle, hakimin bir davaya ancak, taraflardan birinin talebi üzerine bakabileceği, tarafın da bir davayı açmak, takip etmek ve sona erdirmekte serbest olduğu hususu düzenlenmiştir. Bu husus medeni usul hukukunda “tasarruf ilkesi” olarak bilinmektedir. Bu ilke, 1086 sayılı Kanunun 72 ve 79. maddelerinde yer almış iken, bu maddede birinci ve ikinci fıkralar olarak düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla, özel hukuktaki hukuki ilişkilerde var olan irade serbestisinin, dava açılmakla doğan kamusal nitelikteki dava ilişkisinde, daha geniş bir ifadeyle, usul ilişkisinde de devam ettiği açıkça ifade edilmektedir. Bu fıkranın, özellikle, ferağdan men şeklindeki ihtiyati tedbir kararlarının alınmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilmelidir. Keza, ikrar (irade açıklaması niteliği ön planda tutulursa) gerçeğe aykırı ise hakimin bununla bağlı olup olamayacağı da bu başlıkta ele alınması gereken bir konudur.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!