HMK Madde 293 Uzman görüşü
HMK 293, taraflar dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir ve bunun için ayrıca süre isteyemez; hâkim uzman kişiyi duruşmaya çağırıp dinleyebilir, geçerli özrü olmadan gelmezse raporu değerlendirmeye alınmaz.
Resmi Metin
Uzman görüşü
Madde 293- (1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
(2) Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir.
(3) Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, tarafların dava konusu olayla ilgili olarak kendi seçtikleri uzmandan aldıkları bilimsel mütalaayı, yani uzman görüşünü düzenler. Üç fıkradan oluşur: birinci fıkra tarafların böyle bir görüş almasına imkân tanır ve sadece bu nedenle ayrıca süre istenemeyeceğini belirtir; ikinci fıkra rapor alınan uzman kişinin duruşmaya davet edilip dinlenmesini öngörür; üçüncü fıkra ise davete uymamanın sonucunu hükme bağlar. Böylece taraf, mahkemenin atadığı bilirkişiden bağımsız olarak, desteklemek istediği hususta bir uzmanın yazılı değerlendirmesini dosyaya sunabilir.
Usul bakımından, taraf bu mütalaayı kendi imkânlarıyla temin eder ve salt mütalaa alınacağı gerekçesiyle yargılamada ayrıca süre talep edemez. Uzman kişinin dinlenmesine hâkim, tarafın talebi üzerine veya resen karar verebilir; çağrıldığı duruşmada hem hâkim hem de taraflar uzmana gerekli soruları yöneltebilir. Maddenin yaptırım niteliğindeki kuralı üçüncü fıkrada yer alır: uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz. Hüküm, uzman görüşünün delil değeri taşıması ile uzmanın sözlü olarak hesap verebilir kılınmasını birbirine bağlamaktadır.
Gerekçe
Maddede yer alan düzenlemeyle, Anglo – Sakson kökenli bir kurum olan “taraf bilirkişisi” veya “uzman tanık” kurumu hüküm altın alınmıştır. Esasında bu kural, Ceza Muhakemesi Kanunundaki düzenlemeye paralel bir hükmü içermektedir.
Uzman görüşüne başvurulması bilirkişilikten farklıdır. Gerekli hallerde bilirkişiye başvurulmasına mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine karar verebilir. Ancak, tarafların bilirkişi dışında uzmanından bilimsel nitelikli görüş almaları da mümkündür. Böylelikle, özel ve teknik konularda da tarafların uzman görüşünden yararlanmaları ve iddia veya savunmalarını bu görüşlerle desteklemeleri mümkün olacaktır. Bu gerekçelerle birinci fıkrada, ihtiyaç duyulduğunda uzman görüşüne başvurulmasına imkan tanınmıştır. Fakat, taraflara sırf bu sebeple yeni bir süre verilemez ve yargılama ertelenemez. Hakim dosyaya sunulan uzman görüşünü serbestçe takdir edecektir. Uzman görüşüne başvuracak tarafın bu konudaki gerekli masrafları kendisinin karşılayacağı doğaldır. Mahkemeden veya karşı taraftan bu giderlerle ilgili herhangi bir talepte bulunulamaz ve bu giderler yargılama giderleri içerisinde sayılmaz.
İkinci fıkrada, görüşü alınan uzman kişinin mahkemede dinlenebileceği açıkça düzenlenmiştir. Tarafın iddia veya savunmasını desteklemek için görüşüne başvurduğu uzman kişi, talep üzerine veya re’sen mahkemeye çağrılarak dinlenebilir. Uzman kişinin dinlendiği duruşmada hakim veya taraflar gerekli gördükleri soruları da sorabilirler. Uzman kişinin dinlenmesi imkanının getirilmesiyle bir yandan uzmanlık gerektiren konuların daha iyi aydınlatılabilmesi, diğer yandan da çelişkili ya da eksik veya yanlış bilgilerle yargılamanın olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Uzman kişinin çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmaksızın gelmemesi halinde, yargılamanın gecikmesini önlemek amacıyla hakimin hazırlanan raporu değerlendirmeyeceği hususuna da bir vurgu yapılmıştır. Ayrıca hazırlanan raporla ilgili şüpheler ancak ilgili uzman dinlenerek giderilebileceğinden ve kendisi de gelmediğinde bu rapora dayanmak doğru olmayacağından böyle bir yaptırım düzenlenmiştir.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 297, 298, 299 ve 300 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 299, 300, 301 ve 302 nci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe