HMK Madde 166 Davaların birleştirilmesi

Özet 5 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 166, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılmış bağlantılı davalar, her aşamada talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir; davaların aynı sebepten doğması ya da birinin diğerini etkilemesi halinde bağlantı var sayılır.

Resmi Metin

Davaların birleştirilmesi

Madde 166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir (…)

(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.

(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.

(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 1. fıkra, 2. cümle (ibare) AYM E.2024/237 K.2025/137 AYM'nin 17/6/2025 tarihli E.2024/237 K.2025/137 sayılı kararıyla, birinci fıkranın ikinci cümlesindeki "...ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." ibaresi iptal edilmiştir. İptal hükmü 25 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesini ve bağlantının ne zaman var sayılacağını düzenlemektedir. Fıkralarda sırasıyla; aynı yargı çevresindeki davaların birleştirilmesi, ayrı yargı çevrelerindeki davalarda izlenecek usul, birleştirme kararının bildirimi, bağlantının tanımı ve istinaf aşamasına ilişkin özel durum yer almaktadır.

Birinci fıkraya göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış bağlantılı davalar, yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davalar ayrı yargı çevrelerindeyse, birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilir ve karar kesinleşince ilk mahkeme bununla bağlı olur. Dördüncü fıkra, davaların aynı veya benzer sebepten doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması hâlinde bağlantının var sayılacağını belirtir. Beşinci fıkra ise istinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların birleştirilmesini ve incelemenin hangi dairede yapılacağını düzenler.

Gerekçe

“Davaların birleştirilmesi” başlığını taşıyan bu maddeye göre, ayrı ayrı açılmış davalar arasında ancak bu maddede gösterilen anlamda bir bağlantı bulunması halinde, davaların birleştirilmesi istenebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, davaların birleştirilmesi usul ekonomisi açısından önem taşımaktadır.

Bu durumda aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda birleştirme kararı, talep üzerine veya kendiliğinden hüküm verilinceye kadar her zaman verilebilecektir. Aynı düzey ve aynı sıfattaki mahkemelerden anlaşılması gereken; her iki davanın da görüldüğü mahkemenin, asliye hukuk mahkemesi veya sulh hukuk mahkemesi yahut iş mahkemesi yahut aile mahkemesi olması gerekir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilecek ve bu karar diğer mahkemeyi bağlayacaktır.

Ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davalarda birleştirme talepleri, her zaman ileri sürülebilecektir. Zira, 1086 sayılı Kanunda olduğu gibi ilk itiraz olarak muhafazası halinde çoğunlukla bu davalar birbiri yönünden bekletici mesele yapıldığından yargılamanın daha da uzamasına sebebiyet vermektedir. Ayrıca ilk itirazda bulunulmaması halinde, hakim, irtibat unsurunu re’sen gözetip, davaları birleştiremeyeceği için aynı konuda çelişik kararların ortaya çıkması da muhtemeldir. Bunun önüne geçmek için sözü edilen halde de davaların birleştirilmesi ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır.

Üçüncü fıkrada, birleştirme kararının derhal, ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirileceğine ilişkin usul hükmüne yer verilmiştir.

1086 sayılı Kanundan farklı olarak, davalar arasında bağlantıdan ne anlaşılması gerektiğini ifade eden dördüncü fıkrada, davaların benzer sebeplerden doğması birleştirme sebebi olarak kabul edilmiş ve genişletilmiştir.

5235 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, adli yargı ikinci derece mahkemeleri olarak bölge adliye mahkemelerinin kuruluşu düzenlenmiştir. Adli yargı alanında ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlar bakımından istinaf kanun yolu getirilmiştir.

Beşinci fıkra ile istinaf incelemesi sırasında da davaların birleştirilebileceği kabul edilmiştir. Bu durumda istinaf incelemesinin, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılacağı kabul edilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172 ve 173 üncü maddeleri teselsül nedeniyle 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174 ve 175 inci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.166 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/848 K. 2023/213 Direnme Bozuldu

Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda aralarında bağlantı bulunduğu kabul edilerek birleştirmeye karar verilebilir; bağlantı bulunmayan, sonradan açılmış ve görülmekte olan davadaki uyuşmazlığa etkisi olmayan bir davanın ise birleştirilmesine karar verilemez (HMK m.166).

Detaylı özeti gör

Karar, davalar arasında bağlantı bulunup bulunmadığının ve buna göre birleştirme kararı verilip verilemeyeceğinin (HMK m.166), bir davanın diğerini etkileyecek nitelikte olup olmamasına göre belirleneceğini ortaya koymaktadır. Somut olayda taraflar arasında birleştirilerek görülen bağımsız tedbir nafakası ve karşılıklı boşanma davalarında, boşanmaya ilişkin hüküm 12.01.2018 tarihinde kesinleşmiş, yargılama yalnız boşanmanın fer'îleri (tazminat ve nafaka) yönünden sürmüştür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalı-birleşen davacı erkeğin 26.08.2020 tarihinde TMK'nın 161. maddesine dayanarak açtığı zina sebebiyle boşanma davasının eldeki dava ile bağlantılı olduğunu (HMK m.166/1 ve m.166/4) kabul ederek birleştirme amacıyla kararı bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi ise önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararının kesinleşmesiyle evlilik birliğinin ve sadakat yükümlülüğünün sona erdiğini, dolayısıyla zina davasının açıldığı tarihte taraflar arasında sadakat yükümlülüğü bulunmadığını, sonradan açılan bu davanın eldeki davadaki kusur belirlemesine etkisinin olmadığını belirleyerek aralarında bağlantı bulunmadığı sonucuna varmış ve direnme kararını usul ve yasaya uygun bularak yerinde görmüştür.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!