İdari Gözetim Kararına İtiraz

İdari Gözetim Kararına İtiraz 1

  • İdari gözetim kararı neticesinde bu karara itiraz ederek kaldırılmasını sağlamak mümkündür. Aşağıda Av. Saim İNCEKAŞ tarafından “idari gözetim kararına itiraz” konulu dilekçe yer almaktadır.

 

KONU: Söz  konusu olan  Osmaniye  Valiliği İl Göç  İdaresi  Müdürlüğünün  22/04/2020 tarihli  ve 9540949.101.18.03.2  sınır dışı etme kararının  iptali istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1-Müvekkilimiz 14.09.1972 doğumlu olup  Özbekistan  vatandaşıdır.  5  Yıldır  İstanbul  ive çeşitli  iller de tekstil işi ile uğraşmaktadır.

2-21.04.2020  tarihin de   para karşılığı fuhuş yapıldığı bilgisi üzerine  yapılan takipte  müvekkilin  kendisinin de bulunduğu arkadaşı  Makhbuba khalımova ya ait evden   çıkan  Alparslan  Demir ve Muhammed  Yakup isimli şahısların   müvekkilim ve arkadaşı ile birlikte 200 Tl Karşılığında  cinsel ilişkiye girdiklerini  beyan etmeleri üzerine müvekkilim de misafiri olarak evinde kaldığı ark ile birlikte polis memurları tarafından göz altına  alınmıştır. Olayın aslı  şu şekildedir; Müvekkilimin  vize tarihini ihlal etmeden  Ülkesine dönmek için   biletini almış beklerken  Dünya Genelinde oluşan pandemi neticesin de sınır dışı kapıları kapatılıp seyahat uçuşları  aniden yasaklanmıştır. İstanbul ilinde mahsur kalan müvekkil Bir süre otelde kaldıktan sonra otele para yetiştiremeyince  Adananın Osmaniye ilin de yaşayan Yurttaşı olan arkadaşı A nın daveti  üzerine     otele daha fazla para ödememek için seyahat yasağı kalktığı zaman  ülkeme dönerim düşüncesi ile arkadaşının yanına Osmaniye ilçesine gitmiştir.  Söz konusu olay  müvekkilimin  arkadaşının evin de  henüz 3 günlük  misafir iken yaşanmış olup  müvekkilimin   söz konusu evde misafirlik dışında her hangi  bir alakası yoktur.  Olay günü  ev sahibi  arkadaşının evine  Emlakçı Alparslan Demir adlı şahıs ile  yönetici Volkan adlı şahıs gelmiş müvekkilin arkadaşı olan makhbuba khalımova  yı kirayı ödemediği gerekçesi ile  evden çıkarmak istemiş,  ev sahibi  kirayı ödemek   için süre isteyince  bu şahıslar 200 TL para verip kira ile birlikte verirsin diyerek evden ayrılmışlardır.  şahıslar daha sonra da söz konusu ikamette fuhuş yapıldığı iddiası ile müvekkilimin arkadaşını şikayet etmişlerdir. Bu şahıslar daha önce de müvekkilin evinde misafir olarak kaldığı arkadaşının evine bir çok kez gidip gelip kirayı bahane ederek müvekkili  söz konusu dairden  attırma çabasına girmişlerdir. Olay bir komplodan ibaret olup verilen bilgiler tamamı ile asılsız ve de iftiradır. Kaldı ki müvekkilim Olayın dışında olup söz konusu Osmaniye ilinde de  ikamet  bile etmemekle birlikte sadece misafir olarak geçici süreliğine o eve gitmiştir. Olan olaylara da sadece şahit olmuştur.  18 Mart için uçak bileti alan müvekkil uçuşların kapatılmış olması sebebi ile  Türkiye de mahsur  kalmıştır. ve yine Detaylı incelendiği zaman vize ihlalinin   olmadığı da görülecektir. Müvekkilin Özbekistan da  3 kız 4 erkek olmak üzere  toplam 7 çocuğu olup, eşi vefat ettiğinden bu  yana çocuklara bakacak kimsesi olmayıp Türkiye de tekstil işinden kazandığı parayı çocuklarına göndererek  onların geçimin sağlamaktadır. Ailesi Özbekistan da kendi ise evlatlarından ayrı perişan bir durumdadır.

 Osmaniye Valiliği  Göç İdaresi  Müdürlüğü  22.04.2020 tarihli ve  sayı  9540949.101.18.03.2 lı kararıyla  başvurucunun  ‘’  suretiyle  geçimini meşru  olmayan yollardan sağladığı’’ gerekçesi ile  sınır dışı edilmesine karar verilmiştir

3-Oysa  müvekkilimizin yabancı Uyruklu  olmasının ve buna bağlı  olarak fuhuş  yaptığı  ön  yargısının  yaygın olması  sebebiyle  bu karar verilmiş olup  müvekkilimizin  fuhuş  yaptığına  ilişkin  iddialarının  kabul görmesi mümkün  değildir  ayrıca müvekkilimizin  fuhuş yaptığı  gerekçesiyle  ülkesine  geri gönderilmesi halinde  toplumsal  baskı  nedeniyle  yaşamı  tehlikeye  düşebilecek  olup  bu konudaki bilgi ve belgeler dilekçemiz ekinde yer almaktadır.

4- Sınır dışı kararı doğru olmayıp  fuhuş yaptığı gerekçesiyle  ülkesine  geri gönderilmesi halinde  toplumsal  baskı nedeniyle  yaşamı  tehlikeye  düşebilecek  olan müvekkilimizin  hakkında verilen  sınır dışı  edilme  işleminin  iptaline karar verilmesini  sağlamak üzere iş bu davayı açmak zorunluluğumuz doğmuştur

HUKUKİ NEDENLER:

6458 S.K.m 52,53,54,55,57,58,59,60

HUKUKİ DELİLLER:

1-Osmaniye il  Göç İdaresi’nde bulunan müvekkil dosyalarındaki her türlü bilgi ve belge, her türlü sair delil

SONUÇ ve TALEP : Yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen tespit edilecek nedenlerle; kanunlara, usule, uluslararası sözleşmelere ve hakkaniyete aykırı olarak Osmaniye Valiliğince müvekkil hakkında alınan sınır dışı edilme kararının öncelikle İPTALİNE, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekâleten arz ve talep ederiz. tarih

 

EK:

1-Vekaletname Sureti

2-Osmaniye Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün  sınır dışı kararı

3-idari Gözetim Kararı

4-İfade Tutanakları

İdari Gözetim Kararına İtiraz 2

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

BAŞVURAN: (Geri Gönderme Merkezi’nde İdari Gözetim Altında Tutulmaktadır.)

VEKİLİ:

KARŞI TARAF: Adana Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü

KONU:

İTİRAZA KONU TUTANAĞIN TANZİM VE TEBELLÜĞ TARİHİ:

KONU: Müvekkil hakkında … Valiliği  tarafından verilen … tarihli ……………………………sayılı İDARİ GÖZETİM KARARI açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilin İVEDİLİKLE SALIVERİLMESİ talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALALAR :

1- Müvekkil ………ın Türkiye’de oturum izni vardır ve uzun süredir Türkiye’de ikamet etmektedir. Müvekkil ülkesindeki savaş ve terör olaylarından dolayı Türkiye’ye gelmiştir.Müvekkilin Türkiye’de evi,arabası,düzenli yaptığı bir işi ve düzenli kullanmış olduğu banka hesabı vardır. Müvekkil hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ……sayılı soruşturma dosyası kapsamında savcılık tarafından serbest bırakılmasına karar verilmiş, adli işlemleri tamamlandıktan sonra Binkılıç Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilmiştir. Yukarıda sayısını ve tarihini belirttiğimiz ve Ek’te sunduğumuz idari gözetim kararında 6458 sayılı kanunun 57. Maddesi uyarınca ”kamu düzeni,kamu sağlığı açısından tehdit oluşturması ve kaçma ve kaybolma riski bulunması’şeklinde gerekçe ile müvekkilim hakkında 6 ay süre ile idari gözetim kararı alındığı belirtilmiştir. Gerçekle hiçbir alakası bulunmayan bu dayanak sebebiyle müvekkilim bir haftadır Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde tutulmaktadır.

2-Müvekkilimin ………….olan abisi,Deaş Terör Örgütü tarafından şehit edilmiştir.Müvekkil hakkında açılmış bulunan soruşturma dosyasındaki çelişki, müvekkilin abisi Deaş Terör Örgütü tarafından şehit düşmüş olmasına rağmen dosyada müvekkilin terör örgütüyle bağlantısı olduğu iddia edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ………..sayılı soruşturma dosyası kapsamında”güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre müvekkilin ……..DEAŞ terör örgütü içerisinde bir dönem faaliyet gösterdiği” iddia edilmiş ancak bu iddia tamamen SOYUT bir iddiadan ibarettir. Dosya incelendiğinde görülecektir ki dosyada Telegram isimli hesabı kullanan kişiler diğer şahıslardır. Müvekkilimin dahil edildiği dosyayla  uzaktan yakından ilgisi olmadığı ortadadır. Zaten müvekkilin telefonları incelendiğinde iki adet telefonu da temiz çıkacaktır. Müvekkilin terör örgütleriyle bağlantısı olduğu iddiası tamamen soyut bir iddiadan ibaret olup dosyada somut hiçbir delil yoktur,üstelik dosyadaki diğer adı geçen şahısları da müvekkil tanımamaktadır. Müvekkilim MAĞDUR konumundadır. Müvekkil dosyada isminin neden geçtiğine dahi anlam verememektedir. Ayrıca tam olarak sınır dışı ve idari gözetim kararı alındığına dair herhangi bir bilgisi dahi yoktur. Müvekkil…………………..yaşamış ve araba alım-satım işleriyle uğraşmıştır. Sonradan Deaş Terör Örgütü bölgeye gelince,müvekkil ve ailesi …….bölgesine kaçmışlardır. Müvekkil o dönem bölgede düzgün bir şekilde ticaret yapan iş adamıdır.  Müvekkilimin ailesi de işi gücü olan ticaret yapan ve terör örgütüne karşı olan insanlardır. Ayrıca müvekkilin abisi aynı yıl Deaş Terör Örgütü tarafından Irak’ta şehit düşmüştür. Ek’te abisinin teröristler tarafından şehit edildiğine ilişkin ÖLÜM BELGESİNİ de eklemiş bulunmaktayız. Bu suç isnadı sadece bir iddiadır ve masumiyet karinesi gereği idari gözetim gerektirecek bir durum değildir. Müvekkilin kendi ülkesinde can güvenliği tehlikededir ve sınır dışı edilmesi durumunda en temel hakkı olan yaşam hakkı ihlali söz konusu olacaktır. Bu nedenle bir an olsun müvekkil hakkında sınır dışı etme kararı verilebileceği varsayılsa bile 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 55 1-a. Maddesi uyarınca “ Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar “ sınır dışı edilemeyecektir.

Müvekkilimin ülkesine gönderildiğinde hayati tehlikesi vardır çünkü kendi abisi terör örgütü tarafından şehit edilmiştir.

ALINAN SAĞLIK RAPORUNDA DA GÖRÜLECEĞİ ÜZERE MÜVEKKİLİN KAMU SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN BİR HASTALIĞI DA BULUNMAMAKTADIR.

3-Aynı zamanda idari gözetim kararı istisnai nitelikte bir uygulama olup,zorunlu hallerde uygulanması gerekirken kaçma şüphesi bulunmayan,ikamet izni bulunan,Türkiye’de gayrimenkulü olan müvekkilimin bu koşullarda gözetim altında tutulması hukuka aykırı olup,söz konusu kurumun istisnai niteliğine de aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda müvekkilimiz hakkında HUKUKA AYKIRI şekilde verilmiş kararın ivedilikle sonlandırılması ve müvekkilimizin serbest kalmasına karar verilmesi Sayın Hakimlikten saygılarımızla talep olunur.

4-Ayrıca müvekkilimizin bulunduğu ortam insan onuruna yakışır nitelikte değildir.Pek çok insanla aynı yerde sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlanmaktadır. Bulaşıcı hastalık bulaşması ihtimal dahilindedir.Yeme-içme ihtiyaçları yeterince karşılanmamaktadır. Sağlık koşulları ve idari gözaltında tutulma koşulları da  nazara alınarak gözetim altında tutulmasını gerektirecek kamu güvenliği ve esenliği ile alakalı bir durumun söz konusu olmayışı  sabit ikameti  ve hüviyeti  belli oluşu  nazara alındığında   İdari Gözlem altına alınmasının hiçbir hukuki boyutu  bulunmamaktadır.

5-Müvekkil hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı da mevcut değildir. Bu sebeple idari gözetim altında tutulması da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. 6458 sayılı Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 57. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; “ Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.”

Müvekkilim sabit ikametgah sahibi olup kaçması ya da kaybolması söz konusu değildir.

Öte yandan 6458 sayılı yasanın 57/4 maddesinde “ İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenilmez. İdari denetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhal sonlandırılır. Bu yabancılara, belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.”denilmektedir.

  • Yaşamını Türkiye Cumhuriyetinde sürdüreceği inancıyla hareket eden müvekkilin tüm yatırımları buradadır.Bir adet gayrimenkul ve araba edinmiştir.Ve tüm parası Türkiye Cumhuriyeti Bankalarındadır.
  • Yaşamını burada çalışarak sürdüren müvekkil gayrimenkul-emlak işleriyle uğraşmaktadır.Çevresi tarafından sevip sayılan biridir. Türkiye’ye de çok sayıda yabancı yatırımcı getirmiştir.
  • Türkiye’de yasadışı hiçbir olaya karışmamıştır.
  • TÜRKİYE’YE YASAL YOLLARDAN GİRİŞ YAPMIŞTIR.
  • Müvekkil Türkiye’de geçirdiği yıllarda Türk toplum yapısıyla kaynaşmış olup, Türkiye’de kurulu bir düzene sahiptir. SABİT İKAMETGAH SAHİBİ OLUP, adresinde ikamet etmektedir.
  • MÜVEKKİLİN BULAŞICI HİÇBİR HASTALIĞI YOKTUR.
  • Müvekkilimiz hakkında terör örgütleriyle ilişkisi olduğuna dair işlem yapılmasına anlam verememekte, bu hususta hiçbir bağlantısı olmadığı tüm delillerimizle sabit olup,müvekkil hakkında bahsi geçen konudan dolayı idari gözetim altına alınmasını gerektirecek somut hiçbir delil de bulunmamaktadır.

Yukarda saydığımız koşullar altında müvekkilimizin kaçma veya kaybolma ihtimali bulunmamaktadır.Ayrıca söz konusu sınır dışı kararı hakkında idare mahkemesi nezdinde iptal davasına konu olacak olup bu dava süresince sınır dışı edilemeyecek müvekkilimiz uzun bir süre gözetim evinde tutulacak olması da açık bir insan hakları ihlalidir. Bu durumda, müvekkilimiz söz konusu yargı yolu tamamlanana kadar herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın özgürlüğünden yoksun bırakılmış durumda kalacaktır.

Sonuç Ve İstem:Yukarıda ve itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, müvekkil yıllardır Türkiye’de yaşamakta olup Türk kültürüne alışmış, burada kendine düzenli bir yaşam oluşturmuş, bu sürede herhangi bir suça karımamış olup, müvekkil hakkındaki tarafınıza sunulmuş bulunan evrakların haricindeki evrakların celbi ile müvekkil hakkında verilen hukuka aykırı şekilde verilmiş olan idari gözetim kararının kaldırılmasını talep ederiz.

                                                                                                                   İTİRAZ EDEN

VEKİLİ Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukat ve Hukuk Danışmanlık Bürosu

EKİ:

1-14.08.2020 tarihli ……….sayılı idari gözetim kararı

2-14.08.2020 tarihli sınırdışı etme kararı tebliğ formu

3-14.08.2020 tarihli sınırdışı etme kararı

4-Irak Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından verilen müvekkilin abisinin terör örgütü tarafından şehit edildiğine ilişkin Ölüm Belgesi

5-… Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığından alınan Adli Sicil Belgesi, Vatandaşlık Belgesi 

6-Müvekkile ait bulunan evin Tapu Kaydı

7-Müvekkile ait aracın ruhsat görüntüsü

8-14.08.2020 tarihli ikamet izninin iptali yazısı

9-İdareden alınan evrakların örnekleri

10-Vekaletname

  • İlk yayınlanma tarihi: 18 Haziran 2020

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

Av. Saim İncekaş, Adana Barosu’na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk’ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!