TMK Madde 730 Taşınmaz malikinin sorumluluğu

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 730, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını yasal kısıtlamalara aykırı kullanmasından doğan sorumluluğu ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların denkleştirilmesini iki fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Taşınmaz malikinin sorumluluğu

Madde 730- (1) Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir.

(2) Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını yasal kısıtlamalara aykırı kullanmasından doğan sorumluluğu ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların denkleştirilmesini iki fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimsenin durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebileceğini hükme bağlar; üç farklı talep imkânı ortaya konulmuştur. İkinci fıkra hâkimin yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebileceğini öngörür; iki koşul birlikte aranır, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinin somut uygulamasıdır. Avukatlık pratiğinde komşunun aşırı taşkınlığından zarar gören müvekkilin vekili önce eski hâle getirme talebini ön plana çıkarmalı, kaçınılmaz ve yerel âdete uygun taşkınlık hâlinde tazminat talebini bedel denkleştirme rejimi çerçevesinde dilekçeye işlemelidir.

Gerekçe

Eski Kanunun 656 ıncı maddesini karşılamaktadır.

Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış ve maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir.

Eklenen yeni fıkrayla, iki koşulun bir arada bulunması halinde, taşınmaz malikinin taşkınlıklardan doğan sorumluluğunda çatışan yararların denkleştirilmesine olanak sağlanmıştır. Aranan koşullardan birincisi, taşınmaz malikinin sorumluluğuna yol açan taşkınlığın “yerel adete uygun olması”, ikincisi ise bu taşkınlığın “kaçınılmaz” olmasıdır. Böylece bu maddede mevcut olan bir boşluk fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi doğrultusunda doldurulmuştur. Kanunda böyle bir boşluğun bulunduğu hususu, İsviçre ve Almanya’da da hissedilmiştir. İsviçre Federal Mahkemesinin bu konuda aldığı boşluk doldurucu nitelikteki kararına karşın İsviçre Medeni Kanununun 679 uncu maddesinde de bu yönde bu güne kadar henüz bir değişiklik yapılmamıştır. Alman Federal Mahkemesi bu konuda maddede yer alan ifadelerden daha da ileri giderek, yerel adete uygun olmasa bile Ülke ekonomisine hizmet ediyorsa, taşınmaz malikinin taşkınlıklara katlanma zorunluluğunu öngörmekte, buna karşılık bu taşkınlığın doğurduğu zararın uygun bir bedel ile denkleştirilmesini kabul etmektedir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 730 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sonucu” kelimesi “sonucunda” şeklinde düzeltilmiştir.

Maddeyle İlgili Yazılarımız

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 1.HD içtihatları

Yargıtay 1.HD E. 2014/2367 K. 2014/6431 Bozma

TMK m.730 uyarınca arsa sahibi, yüklenici ile aralarındaki eser sözleşmesinin ifası sırasında komşu taşınmaza verilen zarardan malik sıfatıyla sorumludur; bu sözleşme yalnız âkit tarafları bağladığından zarar gören üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, kat karşılığı/hasılat paylaşımı usulüyle yürütülen toplu konut inşaatı nedeniyle taşınmazlarında oluşan zarar için arsa sahibi şirketten ecrimisil ve eski hâle getirme bedeli istemiştir. Yerel mahkeme, inşaatı dava dışı yüklenicilerin yaptığı gerekçesiyle davayı husumet yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, yüklenicinin komşu taşınmaza verdiği zarardan haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olmasının arsa sahibinin TMK m.730'dan doğan malik sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki eser sözleşmesinin sözleşmenin tarafı olmayan zarar gören bakımından hüküm ifade etmeyeceğini belirlemiştir. Bu nedenle husumet reddi yerine işin esasına girilmesi, temlik edilen parseller yönünden HMK m.125 uyarınca işlem yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 730, taşınmaz mülkiyeti ve mülkiyet hakkının kapsamı bakımından taşınmaz malikinin sorumluluğu hükümlerindendir.

taşınmaz mülkiyeti uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık

Bize WhatsApp'tan ulaşın!