İçeriğe geç

İİK Madde 159 Adi iflas takibi: İflas davasında koruma tedbirleri

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.159, iflas talebi halinde mahkemenin alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebileceğini, borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse alacaklının talebi üzerine bu tedbirlere karar vermeye mecbur olduğunu düzenler. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir ve bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 538 s.K. m.76
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 159 - Adi iflas takibi: İflas davasında koruma tedbirleri

Resmi Metin

Muhafaza tedbirleri

Madde 159- (1) İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.

(2) Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.

(3) Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.76

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan teminat alınması otomatik bir sonuç değildir; teminat zaten yalnız defter tutmadan gayrı bir tedbir isteyen alacaklı bakımından gündeme gelir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz; Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değildir. Talebini hazırlayan alacaklı, bu hallerden birinin dosyada mevcut olduğunu göstererek teminat yükünden kurtulabilir; itirazsız kalmış bir takip ya da elindeki ilam, aynı zamanda teminatsız talebin dayanağıdır.