Kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkim, taraflardan birinin ileri sürmediği bir vakıayı kendiliğinden dikkate alarak hükmüne esas alamaz; uyuşmazlık ancak tarafça dayanılan vakıa ve iddialarla sınırlı olarak değerlendirilmelidir (HMK m.25). Bu nedenle, davacının ileri sürmediği bir vakıaya dayanılarak karar verilmesi usule aykırıdır.
Detaylı özeti gör
Somut olayda davacı erkek, eşiyle aralarında resmî evlilik bulunmadığını ileri sürerek 05.08.1966 tarihli "Karı koca gibi yaşayanların evliliklerinin ve çocuklarının tesciline dair ilmühaber" başlıklı belgedeki imzanın kendi el ürünü olmadığını dayanak göstermiş ve görünüşteki evliliğin yokluğunun tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, imzanın davacıya ait olmadığının ispatlanamadığını kabul etmesine rağmen, davacının evlenme tarihinde 15 yaş 10 aylık olduğu ve dosyaya evlenmeye izin kararı ibraz edilmediği gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Oysa davacının evlenme sırasında izin kararı bulunmadığına yönelik herhangi bir iddiası yoktur. HMK'nın 25. maddesi uyarınca hâkim, kanundaki istisnalar dışında taraflardan birinin ileri sürmediği vakıayı kendiliğinden dikkate alamaz; uyuşmazlık yalnızca davacının imza iddiasıyla sınırlı değerlendirilmelidir. Belgedeki imzanın davacının el ürünü olmadığı ispatlanamadığına göre Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu kabul ederek davanın reddine karar vermiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de bu kararı 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe