TBK Madde 638 Ortaklığın üçüncü kişilerle ilişkisi: Temsilin sonuçları

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 638, adi ortaklıkta ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni hakların ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olduğunu; sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça bir ortağın kişisel alacaklılarının haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabileceğini; ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığıyla üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olacağını düzenler.

Resmi Metin

Temsilin sonuçları

Madde 638- (1) Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur.

(2) Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler.

(3) Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar ortakların ayrı ayrı payına değil, elbirliği (iştirak) hâlinde hepsine birden ait olur; bu yüzden bu malvarlığı üzerindeki önemli tasarruflar kural olarak oybirliği ister ve tek ortak kendi başına satış/devir yapamaz. Uygulamada sık yapılan hata, taşınmazın yalnız bir ortak adına tapuya yazılması ya da ortaklık aracının tek imzayla elden çıkarılmasıdır; sözleşmeye elbirliği kaydı koymak ileride ispat sorununu önler. İkinci kritik nokta, bir ortağın kişisel alacaklısının ortaklık mallarına doğrudan gidememesi, haczini yalnız o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kurabilmesidir; bu, ortaklara elbirliği koruması sağlar. Üçüncüsü, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üçüncü kişiye karşı üstlenilen borçlardan ortaklar, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumludur; yani alacaklı tüm borcu tek bir ortaktan isteyebilir, ödeyen ortak diğerlerine rücu eder. Temsil ve yönetim için TBK m.637 ve TBK m.625 ile birlikte okunmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 638. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 534 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 638 inci maddesinde, adi ortaklıkta temsilin sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 534 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Temsilin hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Temsilin sonuçları” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun tek fıkradan oluşan 534 üncü maddesinin her üç cümlesi de, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarıda üç fıkra halinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 534 üncü maddesinin birinci cümlesinde kullanılan “müştereken şeriklere ait olur” şeklindeki ibare, Tasarının 638 inci maddesinin birinci fıkrasında “elbirliği halinde bütün ortaklara ait olur” şeklinde düzeltilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.638 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/466 K. 2022/1325 Bozma

Adi ortaklıkta bir ortağın kişisel alacaklısı, elbirliği mülkiyetindeki ortaklık mallarına haciz koyduramaz; ancak TBK m.638/2 uyarınca borçlu ortağın tasfiyedeki payı üzerine haciz koydurabilir.

Detaylı özeti gör

Kambiyo senedine dayalı kişisel borcu nedeniyle hakkında haciz yolu ile takip yapılan borçlu şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklığın (ortak girişimin) üçüncü kişilerdeki hakediş/ihale alacağı üzerine haciz konulmuştur. Borçlu, ortağın kâr ve tasfiye payı belirlenmeden ortaklık hakedişinin haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılması için şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti yedi günlük süreden reddetmiş, Özel Daire ise bu kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu ortağın kişisel borcundan dolayı elbirliği mülkiyetindeki ortaklık alacağına haciz konulmasının kamu düzenine ilişkin emredici hükümlere aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olmadığını ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/164 K. 2021/613 Bozma

Adi ortaklık için edinilen veya devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olduğundan, bir ortağın alacaklısı haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilir.

Detaylı özeti gör

İki limited şirketin noterde onaylı sözleşmeyle kurduğu adi ortaklık, Selçuklu Belediyesi ile kongre merkezi yapımı sözleşmesi imzalamıştır. Ortaklığın işlerinden doğan borç nedeniyle alacaklı, ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine icra takibi başlatıp ortaklığın belediyedeki hak ve alacakları üzerine haciz koydurmuştur. Borçlu vekili, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığın alacaklarına haciz konulamayacağını, alacaklının ancak ortağın tasfiye payına başvurabileceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. İcra Mahkemesi şikâyeti reddetmiş, karar Özel Dairece bozulmuş, mahkemenin direnmesi üzerine uyuşmazlık Hukuk Genel Kuruluna gelmiş; çoğunluk direnme kararının bozulması yönünde karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/1085 K. 2018/11995 Bozma

Adi ortaklığın edindiği veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur; bu nedenle ortaklığa ait alacak elbirliği mülkiyetine tabidir.

Detaylı özeti gör

Adi ortaklık ortakları, İcra Müdürlüğünden gelen haciz yazısı üzerine davalı kurumun, ortaklığın istihkaklarından 104.905,83 TL keserek ortaklardan biri (...İnş. Ltd. Şti.) aleyhine açılan icra dosyasına ödediğini, oysa kesilen paranın adi ortaklığa ait olduğunu ileri sürerek bu tutarın faiziyle iadesini istemiştir. Davalı kurum, borcun kapandığını ve davanın sebepsiz zenginleşene yöneltilmesi gerektiğini savunmuş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul edip davacı ...Şti. yönünden reddetmiştir. Yargıtay, davalının temyiz itirazlarını reddetmiş; henüz ortaklık kazancı ortaklar arasında paylaşılmadan ya da tasfiyede borçlu ortağa düşecek pay belirlenmeden ortaklığın üçüncü kişideki alacağının haczedilemeyeceğini, ayrıca haciz yazısının İİK m.89 koşullarını taşımadığını, bu nedenle davalının ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davanın tümden kabulü gerektiği gerekçesiyle hükmü davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/4835 K. 2016/2541 Bozma

Adi ortaklık için edinilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar elbirliği hâlinde tüm ortaklara ait olduğundan, ortaklığa ilişkin alacak davasında husumet tüm ortaklara yöneltilmeli ve taraf teşkili sağlanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Taraflar arasında 11/03/2005 tarihli noter sözleşmesiyle 38 dönümlük bağın işlenmesi amacıyla adi ortaklık kurulmuş; davacı, davalının kendisine teslim edilen zirai aletleri bilgisi dışında başkalarına sattığını ileri sürerek aletlerin 13.050 TL değerinin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul ederek 10.100 TL'nin tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay ise ortaklık sözleşmesinde davacı ve davalı dışında üç kişinin daha yer aldığını, dolayısıyla tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa ilişkin bu davada dava dışı ortakların da taraf olarak katılması gerektiğini saptamış; taraf teşkili sağlanmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/16941 K. 2013/16435

6098 sayılı TBK m.638/son uyarınca ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan müteselsilen sorumlu olduğundan, idareci ortağın yaptığı işlemler diğer ortağı da bağlar ve bu ortağa yöneltilen husumet itirazı reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı müteahhitlerle kat karşılığı inşaat/satış ilişkisi kapsamında 15.10.2005'te 55.600 birim ödediklerini, kendi edimlerini yerine getirmelerine rağmen müteahhitlerin inşaatı plana uygun tamamlamadığını ve belediyece durdurulduğunu ileri sürerek, bağımsız bölümün adlarına tescilini, olmazsa ödedikleri bedelin cezai şart ve faiziyle tahsilini istemişlerdir. Yüklenicilerden bir davalı, davacılarla sözleşmesi ve ödeme ilişkisi bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş; ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladığı, diğer yüklenicinin satışlarına muvafakatname ile onay verdiği ve taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu saptanmıştır. Daire, husumet itirazını yerinde görmeyerek davalı vekilinin karar düzeltme isteklerini reddetmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.638 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/1144 K. 2026/1364 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ortaklık için edinilen alacakların elbirliğiyle bütün ortaklara ait olduğu ve serbestçe tasarruf edilebilir bir hisse bulunmadığı; bu nedenle bir ortağın borcu için ortaklığın üçüncü kişi nezdindeki hak edişine haciz konulamayacağı, haczin ancak tasfiye payında mümkün olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bir şirketin borcu nedeniyle, o şirketin taraf olduğu iş ortaklığının üçüncü kişi nezdindeki hak edişlerine haciz konulup para icra dosyasına gönderilmiş; iade sağlanamayınca haciz ihbarnamesinin muhatabı üçüncü kişi aleyhine takip başlatılmış ve itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın kendisine ait malvarlığı olmadığını, ortaklığa elbirliğiyle ait alacaklara münferit haciz konulamayacağını, haczin ancak borçlu ortağın tasfiye payı üzerinde mümkün olduğunu belirterek ilk derece kararını hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/1233 K. 2025/1431 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yönetici ortağın ortaklık hesabına imzaladığı taşeronluk sözleşmesinden doğan borçtan, sözleşmeyi imzalamayan diğer ortağın da müteselsilen sorumlu olduğu; bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığı savunmasına itibar edilmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşeron şirket, kamu yapım ihalesini alan adi ortaklıkla imzaladığı götürü bedelli taşeronluk sözleşmesi kapsamında yaptığı imalatların bedelinin ödenmediğini ileri sürerek alacak davası açmış, talebini ıslahla artırmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire; imalat bedelinin fiziki oranın götürü bedele uygulanmasıyla hesaplanmasını, ödemelerin mahsubunu ve işin bırakıldığı tarihe göre gün esaslı oranlamayı yerinde bulmuş; kararlaştırılan cezanın seçimlik ceza olması nedeniyle fesihten sonra istenemeyeceğini, ortaklığın yönetici olmayan ortağının da müteselsilen sorumlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını ve temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiğini belirterek üç istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/2178 K. 2024/1668 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adi ortaklık adına, temsile yetkili ortak tarafından ortaklık devam ederken düzenlenen bonolardan; aksine hüküm bulunmadıkça tüm ortakların alacaklıya karşı doğrudan ve sınırsız sorumlu olduğu, bu nedenle menfi tespit isteyen ortağın sorumluluğunun sürdüğü kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adi ortaklığın ortakların ortak kararıyla sona erdiğini ileri süren ortak, ortaklık adına düzenlenen bonolara dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ortaklığın tek taraflı fesihle sonlandırılamayacağı ve her ortağın dışa karşı sorumluluğunun sürdüğü gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire; ortaklık kaydının bono tarihlerinden sonrasına kadar sürdüğünü, sözleşmede tek taraflı feshin yasaklandığını ve ortaklığın kanunda sayılan sebeplerle sona erdirildiğine dair belge sunulmadığını saptayarak; temsile yetkili ortağın işlemlerinin diğer ortakları da bağladığını ve ortakların ortaklık borçlarından sınırsız sorumlu olduğunu belirtip istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/2244 K. 2024/1660 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adi ortaklık ortağı olarak takip edilen borçlunun ortaklığın kredi sözleşmesinden önce feshedildiği savunması, yazılı fesih ihbarnamesi ve tasfiye belgesi bulunmadığından kabul edilmemiş; TBK m.638/3 uyarınca ortağın ortaklık borcundan müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka ile adi ortaklık arasındaki genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istenmiştir. Ortaklardan biri olan davalı, ortaklığın kredi sözleşmesinden önce feshedildiğini, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ve kefaletin şekil şartlarını taşımadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak davayı kısmen kabul etmiş, takibe yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermiştir. Daire, imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, ortaklığın kredi sözleşmesinden önce feshedildiğine ilişkin yazılı ihbarname ve tasfiye belgesi sunulmadığını, bu nedenle ortağın ortaklık borcundan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/543 K. 2022/651 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş ortaklığının çeki ciro etmesi hâlinde, ortaklardan birinin kendi cirosu altındaki imzayı inkâr etmesinin sonucu değiştirmediği; ortağın ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen borçtan sorumlu olduğu ve bu nedenle imza incelemesinde hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, çeke dayalı takipte, çekteki kendi cirosunun altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının mensubu olduğu iş ortaklığının cirosu nedeniyle borçtan sorumlu olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir. Daire, ciro zincirinde şeklen kopukluk bulunmadığını, imzanın davacıya ait olmadığı ispat edilse dahi iş ortaklığını oluşturan ortağın ortaklığın cirosu nedeniyle çek borcundan sorumlu olduğunu, bu nedenle ciro altındaki imzanın incelenmesinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek ret kararını usul ve yasaya uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (4)
Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2019/1124 K. 2020/1668 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adi ortaklığı oluşturan şirketlerin birbirinden bağımsız olarak kendi tüzel kişiliğini koruduğu gözetilerek, her iki şirkete usulüne uygun tebligat yapılıp tüm deliller toplandıktan sonra her ikisi yönünden karar verilmesi yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşeron firmalar nezdinde şoför olarak çalışan işçinin belediye ve işçi şirketinden kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, belediye vekili taraf teşkili, adi ortaklığın taraf ehliyeti ve hesaplama yönünden istinafa başvurmuştur. Adana BAM, adi ortaklığı oluşturan kişilerin ayrı ayrı davalı gösterilmesi ve hizmet süresinin yeniden saptanması gibi sebepleri değerlendirmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/783 K. 2020/813 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş ortaklığı adına pilot ortağın attığı ciro imzasına itiraz edilmemesi karşısında, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen çek borcundan ortak şirketin, payıyla sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu tutulacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adi ortaklık niteliğindeki iş ortaklığının lehtar gösterildiği çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü takipte, ortaklardan biri olan şirket, borçlu sıfatı bulunmadığını ve borçtan yalnız iş ortaklığının sorumlu olduğunu ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptalini istemiştir. İcra hukuk mahkemesi şikayeti reddetmiştir. Daire, iş ortaklığı beyannamesiyle pilot ortağın her konuda temsile yetkili kılındığını, ciro imzasına itiraz edilmediğini ve adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından takibin bütün ortaklar hakkında başlatılmasının zorunlu olduğunu belirterek borçlu şirketin çek bedelinin tamamından müteselsilen sorumlu olduğu sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/1530 K. 2019/1453 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adi ortaklığa ilişkin davalarda elbirliği mülkiyeti kuralları uyarınca bütün ortakların mecburi dava arkadaşı olarak birlikte hareket ettiği esasından hareketle, ortak girişimi oluşturan şirketlerin davalı gösterilmesi ve haklarında hüküm kurulması yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, işçilik alacaklarının (kıdem, ihbar, fazla mesai, izin ve tatil ücretleri) iki şirketten oluşan ortak girişimden tahsiline ilişkindir. İlk derece mahkemesi alacakların bir kısmını kısmen kabul ederek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Davalılar, taraf teşkili ve eksik inceleme gerekçeleriyle kararı istinafa taşımış; Adana BAM, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıkta ortakların birlikte hareketi gereğini gözeterek incelemeyi yürütmüştür.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/4089 K. 2019/35 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adi ortaklığa yöneltilen iş kazası tazminatı davasında, taraf teşkili tamamlandıktan sonra kusur oranlarına yönelik itiraz üzerine uzman heyetten rapor alınıp sorumluluk durumu netleştirilerek hüküm tarihine yakın ek aktüerya raporuna göre karar verilmesi benimsenmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, termik santral şantiyesinde meydana gelen trafik-iş kazası nedeniyle yaralanan davacının asıl işveren şirket, taşeron ortak girişim ve sigortacıdan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalılar husumet, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı ve maluliyetin tespiti gerektiği yönünde savunmada bulunmuştur. Adana BAM, tüzel kişiliği olmayan adi ortaklık niteliğindeki taşeron ortak girişimde taraf teşkili ve ortakların birlikte hareketi gereğini gözeterek istinaf incelemesi yapmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!