TMK Madde 1 Hukukun uygulanması ve kaynakları

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

Hukukun uygulanması ve kaynakları, hiyerarşik bir sistem içinde belirlenir; hâkim önce yazılı hukuku, ardından örf-âdet hukukunu, son olarak kendi yaratacağı hukuku uygular.

Resmi Metin

Hukukun uygulanması ve kaynakları

Madde 1- (1) Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.

(2) Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

(3) Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Hukukun uygulanması ve kaynakları, hiyerarşik bir sistem içinde belirlenir; hâkim önce yazılı hukuku, ardından örf-âdet hukukunu, son olarak kendi yaratacağı hukuku uygular. Üç kademeli bir yapı öngörülmüştür: birinci sırada yazılı hukuk kuralları, ikinci sırada örf ve âdet hukuku, üçüncü sırada ise hâkimin kanun koyucu gibi kural koyma yetkisi yer almaktadır. Bu yapı, hukuk düzeninde boşluk bırakılmamasını ve her uyuşmazlığa bir çözüm üretilebilmesini amaçlamaktadır. Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanacağından hâkim öncelikle yazılı norma başvurmakla yükümlüdür.

4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde belirtildiği üzere madde, yalnızca medeni hukuku değil özel hukukun tüm dallarını kapsayan genel bir kaynak normudur. Kenar başlığının eski “Kanunu Medeninin Tatbiki” ifadesinden “Hukukun uygulanması ve kaynakları” olarak değiştirilmesi bu kapsamı yansıtmaktadır. Üçüncü fıkrada hâkimin bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanma yetkisi yardımcı kaynak olarak ayrıca düzenlenmiş olup kanun koyucu, hâkime geniş bir takdir alanı tanımakla birlikte bu yetkiyi kaynak hiyerarşisine bağlı tutarak sınırlandırmıştır.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 1. maddesini karşılamaktadır.

Madde olduğu gibi korunmuş fakat gerek amaç ve içeriğini daha iyi ifade etmesi bakımından, gerek dilinin daha anlaşılır bir hale getirilmesi yönünden yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin kenar başlığı “Kanunu Medeninin Tatbiki” şeklindedir. Bu kenar başlık maddenin uygulama alanıyla uyumlu değildir. Çünkü, madde sadece Medeni Kanunun uygulanmasını düzenleyen bir madde olmayıp genel olarak hukukun kaynaklarını düzenlemektedir. Maddede sayılan kaynaklar medeni hukukta olduğu kadar özel hukukun diğer dallarında da geçerli olan kaynaklardır. Bu sebeple, maddenin kenar başlığı “Hukukun uygulanması ve kaynakları” şeklinde değiştirilmiştir.

Yürürlükteki maddede yer alan “lafziyle veya ruhiyle” sözcükleri yerine daha anlaşılır bir ifadeyle “sözüyle ve özüyle”; “temas ettiği” deyimi yerine “değindiği”; “vazıı kanun” yerine “kanun koyucu”; “vazedecek” yerine “koyacak” sözcükleri kullanılmıştır. Hakim kanunu hem sözü hem de özüyle birlikte ele alarak uygulayacaktır. Sadece sözüyle veya sadece özüyle uygulaması söz konusu olmayacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrası “Hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.” şeklinde daha arı bir Türkçe ile kaleme alınmış, daha anlaşılır hale getirilmiştir.

İlgili Önemli Yargı Kararları

Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi ile birebir ilgili yargı kararı belirtmek kolay değildir, çünkü bu madde, genel hukuki prensipler ve yargıçların takdir yetkisi ile ilgilidir. Bu maddeye dayanan yargı kararları genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:

  1. Kanunlarda Açıkça Düzenlenmemiş Durumlar: Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi, kanunlarda açıkça düzenlenmemiş durumlarla karşılaşıldığında yargıçlara rehberlik eder. Bu nedenle, kanunlarla öngörülmeyen özel durumları içeren davalarda bu maddeye atıfta bulunularak özgün kararlar verilir.
  2. Örf ve Adetlere Dayalı Kararlar: Yargıçlar, örf ve adetlere dayanarak verecekleri kararlarda, bu maddeyi temel alırlar. Bu, özellikle toplumsal ve kültürel normların hukuki çözüm olarak kabul edildiği durumlarda görülür.
Bu sayfada yer alan “Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi” direkt olarak “mevzuat.gov.tr” isimli Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının paylaşıldığı resmi web sitesinde yer aldığı gibi aynen paylaşılmaktadır. Maddeyi etkileyen kanun değişiklikleri takip edilmekte ve tarafımızca güncellenmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/611 K. 2016/492 Direnme Bozuldu

Bir ilamda hüküm altına alınan haklar için ayrı ayrı icra takibi başlatılmasına izin veren açık bir yasal düzenleme bulunmadığı (kanun boşluğu) durumda, hakim uyuşmazlığı TMK m.1 ile birlikte genel ilkeler ışığında çözer; ancak somut çözüm dürüstlük kuralına (TMK m.2) dayanır:…

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, alacaklının tek bir ilamdaki haklar (asıl alacak ile vekalet ücreti/yargılama gideri) için ayrı ayrı ilamlı icra takibi başlatarak fazladan avukatlık ücreti talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Kararın operatif gerekçesi ve HGK'nın benimsediği bozma ekseni TMK m.2 (dürüstlük kuralı / hakkın kötüye kullanılması) olup, ilamın bir bütün olmasına rağmen yasal neden olmaksızın ayrı takip başlatmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. TMK m.1 bu kararda bağımsız bir sonuç taşımaz; yalnızca ayrı takibe izin veren (veya yasaklayan) bir yasal düzenlemenin bulunmaması, yani kanun boşluğu saptamasıyla genel ilkelere başvurmanın gerekçesini çerçeveleyen ve m.2, 4, 33 ile birlikte toplu olarak "gözönüne alınan" bir hüküm konumundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/2485 K. 2015/850 Direnme Bozuldu
m.1/3

TMK m.1/3 uyarınca hâkim karar verirken yargı kararlarından yararlanabilir; ancak Türk hukukunda Anglo-Amerikan hukukundaki "örnek kararlar sistemi" (case law) bulunmadığından, hâkim Yargıtayın içtihadı birleştirme kararları dışındaki kararlarıyla -kendi önceki kararları dahil-…

Detaylı özeti gör

Asıl uyuşmazlık, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma payı alacağı davasında, yerel mahkemenin birinci bozma ilamına uymasıyla davalı yararına usuli kazanılmış hak doğup doğmadığıdır; HGK, ilk bozmaya uyulmakla davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, Özel Dairenin sonraki hukuki görüş değişikliğinin (1 yıl yerine 10 yıllık zamanaşımı) bu hakkın istisnası sayılamayacağını belirterek kararı salt bu nedenle bozmuştur. TMK m.1 bu kararda merkezi ratio değildir; karar tümüyle usuli kazanılmış hak (içtihadî kurum) ekseninde çözülmüştür. TMK m.1/3 yalnızca, mahkeme içtihatlarının da hukukun kaynaklarından olduğu ve hâkimi bağlamadığı (örnek kararlar/case law sisteminin bulunmadığı) yan-muhakemesini desteklemek için, HGK direnme kararlarının usuli kazanılmış hakkın istisnası olmadığı sonucuna ulaşılırken anılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2019/1704 K. 2020/1060 Düzelterek Esastan Red

Adana BAM, işe iade davasında işçinin yargılama sırasında ölümüne kanunun sonuç bağlamadığını saptayıp, bu yasa boşluğunu TMK m.1/II uyarınca hâkimin kanun koyucu gibi davranarak doldurması gerektiğini esas alarak dört aylık boşta geçen süre ücretini mirasçılara hükmetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sendikal nedenle ise iade istemli tespit davasinda, ilk derece mahkemesi davayi kabul edip 4 aylik ucret ve bir yillik sendikal tazminata hukmetmis; davaci isci yargilama sirasinda vefat etmistir. Adana BAM 7. HD, sendikal nedenin ispatlanamadigini saptayarak sendikal tazminati kaldirmis; ancak feshin gecersiz oldugu, iscinin olumune ragmen 4 aya kadar bosta gecen sure ucret ve haklarinin mirascilara odenmesi gerektigi tespitiyle ilk derece kararini duzelterek (HMK 353/1-b-2) oybirligiyle kesin karar vermistir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2019/1311 K. 2020/831 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, işe iade davacısı işçinin yargılama sırasında ölümünde mirasçıların hakkını TMK m.1/II ışığında (hâkimin boşluğu kanun koyucu gibi doldurması) değerlendirmiş; ancak kararı taraf teşkili ve usulsüz tebligat nedeniyle usulden kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ise iade istemli tespit davasinda ilk derece mahkemesi feshin gecersizligiyle ise iadeye hukmetmis; davaci istinaf asamasinda vefat etmis ve taraf teskili/usulsuz teblig sorunlari ileri surulmustur. Adana BAM 7. HD, suresinde sunulan istinaf uzerine ek karari kaldirmis; davacinin olumuyle mecburi dava arkadasligindan mirascilarin davaya katilmasi gerektigi ve davalinin tuzel kisiligi olmayan il mudurlugune teblig nedeniyle taraf teskili eksikligini saptayarak ilk derece kararini HMK 353/1-a-6 uyarinca kaldirip dosyayi yeniden gorulmek uzere geri gondermistir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/2292 K. 2019/406 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, kira bedelinin uyarlanmasında sözleşme ve kanunda hüküm bulunmayan intibak boşluğunun, hak ve nesafet kuralları ışığında TMK m.1'deki yetki kullanılarak hâkim tarafından doldurulması gerektiği çerçevesine yer vermiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Okul kantini kira sozlesmesinin imzasindan sonra cok sayida ogrenciye devletce ucretsiz yemek verilmeye baslanmasi nedeniyle gelirinin dustugunu ileri suren kiraci, kira bedelinin uyarlanmasini istemis; ilk derece mahkemesi davayi kismen kabul edip aylik bedeli 4.000 TL'den 3.000 TL'ye indirmistir. Adana BAM 5. HD, ahde vefa ile sozlesme adaleti dengesini, islem temelinin cokmesi ve sozlesmenin 6. maddesindeki onemli farklilasma kosulunu degerlendirerek uyarlamayi yerinde bulmus ve davalinin istinaf basvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarinca esastan reddetmistir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!