TMK Madde 756 Kaynak mülkiyeti, irtifakı ve yeraltı suları
TMK 756, kaynakların arazinin bütünleyici parçası olmasını, başkasının arazisindeki kaynaklar üzerindeki hakkın irtifak olarak tescilini, yeraltı sularının kamu yararına ait olmasını ve yeraltı suyu yararlanmasının özel kanuna bağlanmasını dört fıkra üzerinden düzenler.
Resmi Metin
Mülkiyet ve irtifak hakkı
Madde 756- (1) Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir.
(2) Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur.
(3) Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz.
(4) Arazi maliklerinin yeraltı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Madde, kaynakların arazinin bütünleyici parçası olmasını, başkasının arazisindeki kaynaklar üzerindeki hakkın irtifak olarak tescilini, yeraltı sularının kamu yararına ait olmasını ve yeraltı suyu yararlanmasının özel kanuna bağlanmasını dört fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra kaynakların arazinin bütünleyici parçası olduğunu, mülkiyetinin ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabileceğini hükme bağlar. İkinci fıkra başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hakkın bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulacağını öngörür. Üçüncü fıkra yeraltı sularının kamu yararına ait sulardan olduğunu ve arza malik olmanın onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmadığını düzenler; arazi mülkiyeti ile yeraltı suyu mülkiyeti birbirinden ayrıştırılmıştır. Dördüncü fıkra yeraltı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümlerinin saklı olduğunu öngörür. Avukatlık pratiğinde başkasının arazisindeki kaynaktan yararlanma talebi için irtifak tescili sağlanmalı, yeraltı suyu işletme ruhsatı için 167 sayılı Kanuna başvurulmalıdır.
Gerekçe
Eski Kanunun 679 uncu maddesini karşılamaktadır.
Eski maddenin birinci fıkrasındaki ikinci cümle yeni bir fıkra haline getirilmek suretiyle madde dört fıkra olarak düzenlenmiştir.
“Kaynaklar” şeklindeki konu başlığı, “Kaynak ve yeraltı suları” olarak değiştirilmiş, madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Eski maddenin ikinci fıkrası 138 sayılı Kanun ile değiştirilip, yeraltı sularının kamu yararına ait oldukları kabul edilmiş idi. Ancak bu değişiklikten sonra 167 sayılı Yeraltı Sulan Hakkındaki Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanunun 1 inci maddesi, 679 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer alan hükmü tekrar etmiştir. İkinci fıkrada yer alan “genel olarak” deyimi, gereksiz bir deyim olup, maddeye alınmamıştır. Zira yeraltı suları daima menfaati umuma ait sulardır. Bunun özel olan bir hali yoktur.
Maddenin son fıkrasında sözü edilen “arazi sahipleri” deyimi, hem suyun çıktığı arazi malikini, hem de komşu malikleri içerecek genişliktedir.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
– Tasarının 756 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “siciline” ifadesi, Tasarının diğer maddeleriyle terim birliğinin sağlanması amacıyla “kütüğüne” şeklinde değiştirilmiştir.
İlgili Hizmet
TMK 756, taşınmaz mülkiyeti ve mülkiyet hakkının kapsamı bakımından mülkiyet ve irtifak hakkı hükümlerindendir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe