Usul
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin tek başına yaptığı ve kendisini borç altına sokmayan temyiz başvurusuna, kendisine usulüne uygun muhtıra tebliğ edilmesine rağmen susan vasinin TMK m.451 uyarınca örtülü onay verdiği kabul edilir.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı davacının vasiden bağımsız olarak verdiği temyiz dilekçesinin geçerli olup olmadığı ve vasinin TMK m.451 uyarınca örtülü onay vermiş sayılıp sayılmayacağı ön sorunu. Değerlendirme: Vasiye gönderilen muhtıraya cevap verilmemesi karşısında, tek başına temyiz davacıyı borç altına sokmadığından vasinin onayı varsayılır; esasta ise davacıya duruşma gününün usulsüz tebliği hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder. Sonuç: Karar bozulmuştur.
Kararı incele →
Usul Velayet
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının yaptığı temyiz başvurusu vasinin açık, örtülü izni veya sonraki onamasına bağlı olup, vesayet kararı celbedilerek vasiye icazet ihtaratlı tebligat çıkarılmadan başvurunun geçerliliği belirlenemez.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Cezaevinde hükümlü ve kısıtlı olan davacının, vasi yerine kendisine tebliğ edilen ek kararı bizzat temyiz etmesi geçerli midir; TMK m.451 uyarınca vasinin icazeti aranmalı mıdır. Değerlendirme: Davacı kısıtlı olup birden fazla vasisi bulunduğundan, ayırt etme gücüne sahip kısıtlının işlemi vasinin onamasına bağlıdır; vesayet kararı celbedilip vasilere icazet ihtaratlı tebligat çıkarılması gerekir. Sonuç: Dosyanın eksikliklerin tamamlanması için Yargıtay 4. Hukuk Dairesine geri çevrilmesine oy birliğiyle karar verildi.
Kararı incele →
Usul
TMK m.451 ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişiyi kapsadığından, ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının bizzat yaptığı işlem geçersiz olup vasinin sonraki onamasıyla (icazet) geçerli hale gelmez; işlemin süresinde bizzat vasi tarafından yapılması zorunludur.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan davacının bizzat verdiği temyiz dilekçesinin geçerli olup olmadığı; TMK m.451 uyarınca vasinin sonraki onamasının (icazet) bu eksikliği gidermeye yeterli olup olmadığı. Değerlendirme: Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının fiilleri TMK m.14-15 gereği hukuki sonuç doğurmaz; m.451 ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişiyi kapsadığından, ayırt etme gücü olmayan davacının temyizine vasi onayı yetmez, bizzat vasinin süresinde temyizi gerekir. Sonuç: Davacının temyiz dilekçesinin reddine oy birliğiyle karar verildi.
Kararı incele →
Velayet Usul
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki (kısıtlı) kişinin yaptığı işlem (temyiz başvurusu dahil) vasinin açık/örtülü izni veya sonraki onaması (icazeti) ile geçerlilik kazanır; bu nedenle kısıtlının temyizine vasinin icazet verip vermediği araştırılmalıdır.
Detaylı özeti gör
Hâkimlerin yargısal faaliyeti nedeniyle Devlet aleyhine menfi tespit davasında Özel Daire görevsizlik kararı vermiş; kararı cezaevindeki davacı asıl temyiz etmiştir. HGK, davacının kısıtlı (kesinleşmiş hapis infazı nedeniyle) olduğunu ve birden fazla vasisinin bulunduğunu saptayarak, TMK m.451 uyarınca kısıtlının yaptığı temyize vasinin icazet verip vermediğinin tespiti gerektiğini belirlemiştir. Sonuç: Vasilere icazet/ihtarat içerir tebligat çıkarılması için dosya Özel Daireye geri çevrilmiştir.
Kararı incele →
Velayet Usul
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin yaptığı işlem (örneğin temyiz başvurusu) vasinin açık/örtülü izni veya sonraki onamasıyla geçerlilik kazanır; vasiye uygun süre verilip onam istenmeli ve bu süre içinde onanmazsa karşı taraf bağlı olmaktan kurtulur.
Detaylı özeti gör
Cezaevinde hükümlü ve kısıtlı olan davacının (kendisine vasi atanmış) Özel Daire kararını bizzat temyiz etmesi üzerine HGK, kısıtlının temyizinin geçerliliğini ön sorun yapmıştır. Vesayet kararı celbedilerek vasiye/vasilere, TMK m.451 uyarınca kısıtlının temyizine icazet verip vermediğinin sorulması, süresinde icazet vermezse veya kendisi temyiz etmezse icazet vermiş sayılacağı ihtaratının yapılması gerektiğine değinmiştir. Sonuç: Eksikliklerin tamamlanması için dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesine oy birliğiyle geri çevrilmiştir.
Kararı incele →
Diğer kararlar (2)
Velayet Usul
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının (vesayet altındaki kişinin) bizzat yaptığı temyiz gibi yükümlülük doğuran işlem, TMK m.451 uyarınca vasinin açık/örtülü izni veya sonraki icazetiyle geçerlilik kazanır; bu nedenle vasiye icazet ihtaratlı tebligat çıkarılması gerekir.
Detaylı özeti gör
Cezaevinde hükümlü ve kısıtlı (vasi atanmış) davacı, açılmamış sayılma ek kararını bizzat temyiz etmiştir. HGK, davacının fiil ehliyeti bulunmadığını, TMK m.9-16 ve 451 uyarınca kısıtlının yasal temsilcinin izni/onaması olmadan işlem yapamayacağını belirlemiştir. Vesayet kararı celbedilip vasilere icazet ihtaratlı tebligat çıkarılması ön sorun yapılmıştır. Sonuç: Eksikliklerin tamamlanması için dosya oy birliğiyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesine geri çevrilmiştir.
Kararı incele →
Velayet Usul
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bir kişinin yaptığı temyiz başvurusu yükümlülük doğurduğundan, TMK m.451 uyarınca vesayet altındaki kişinin işleminin hüküm ifade etmesi için vasinin açık ya da örtülü izni veya sonraki onamasının (icazetinin) bulunması gerekir.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Cezaevinde hükümlü ve kısıtlı olan davacıya, birden fazla vasisi varken ek kararın bizzat tebliğ edilip davacının temyiz başvurusunun geçerli olup olmadığı; TMK m.451 uyarınca vasinin icazeti aranıp aranmayacağı ön sorun olarak tartışılmıştır. Değerlendirme: Davacı ayırt etme gücüne sahip kısıtlı olup vesayet altındadır; temyize vasinin icazeti gerekir. Sonuç: Eksikliklerin tamamlanması için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine geri çevrilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.