TK Madde 35 Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti

Özet 5 fıkra · ~2 dk okuma

TK 35, kendisine veya adresine usulüne uygun tebliğ yapılmış kimsenin adres değişikliğini tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirme mecburiyetini, bildirmemesinin sonuçlarını ve tüzel kişiler ile yurt dışındaki Türk vatandaşları bakımından uygulanacak esasları düzenler.

Resmi Metin

Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti

(1) Madde 35 – Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

(2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Değişiklik (fıkra): · 6099 s.K. m.9

(3) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Değişiklik: · 4829 s.K. m.11

(4) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.

Ek hüküm: · 3220 s.K. m.12

Değişiklik (fıkra): · 6099 s.K. m.9

(5) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.

Ek hüküm (fıkra): · 6099 s.K. m.9

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Hüküm, adres değişikliğini bildirmeme riskini muhatabın üzerinde bırakan bir tebliğ fiksiyonu kurar. Gerçek kişilerde birinci fıkra bir ön şart içerir: bildirim yükümlülüğü ancak kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre daha önce tebliğ yapılmış olan kimse bakımından doğar. Dosyada usulüne uygun tek bir tebligat yokken doğrudan bu maddeye göre tebligat talep etmek, uygulamadaki en sık hatadır. Bildirimin muhatabı da bellidir: tebliği yaptırmış olan kaza mercii. Karşı tarafa veya onun vekiline yapılan bir adres bildirimi, fıkranın aradığı bildirim değildir. TK m.34 uyarınca bu fasıl hükümleri adli ve idari kaza mercilerince yapılacak tebligat işlerinde uygulanır.

İkinci fıkranın şartları seçimlik değil kümülatiftir ve sırası bellidir: önce yeni adresin bildirilmemiş olması, sonra adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi. İki ayak birlikte gerçekleşirse evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Adres kayıt sistemi sorgusu yaptırılmadan verilen asma talimatı ikinci ayağı atlar. Üçüncü fıkra gereği bu işlemden sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır; sonraki her tebligat için yeniden asma aranmaz.

Dördüncü fıkra, tüzel kişiler bakımından önceden tebligat yapılmış olma şartını açıkça kaldırır ve resmî kayıtlardaki adresi esas alır; şirketler için birinci fıkra üzerinden kurulan itiraz bu nedenle sonuç vermez. Beşinci fıkrada ise yurt dışı adresini değiştirip bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmeyen ve adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemeyen Türk vatandaşı için sonuç kapıya asma değildir: TK m.25/a uyarınca gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün geçmedikçe tebligat yapılmış sayılmaz. Sorgu bir yerleşim yeri adresi veriyorsa beşinci fıkra devreye girmez; TK m.10 uyarınca tebligat o adrese çıkarılır.

Şartları oluşmadan yapılan asmada tebliğ tarihi asılma tarihi olmaz; sonuç TK m.32 rejimine göre belirlenir: tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur. Bu rejimin iki sınırını birlikte kurun: beyan bir vakıa beyanıdır, dosya içeriğiyle çelişemez; ayrıca TK m.32 mevcut ama sakat bir tebligatı onarır, hiç yapılmamış tebligatı geçerli hâle getirmez.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.35 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 9.CD E. 2025/2270 K. 2025/5328

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35 bakımından gerekçe bölümünde iki koşul birlikte aranmıştır: 7201 sayılı Kanun'un 35/2. maddesine göre tebliğin yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanuni usullere uygun bir tebligat yapılıp, ayrıca muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması gerektiği, aksi halde 35. maddeye istinaden tebligat yapılmasının mümkün olmadığı. Buna göre, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın daha önce usulüne uygun tebligat yapılmayan adresine 12.04.2013 tarihinde 35. maddeye göre tebliğinin usulsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği belirlenmiştir.

Yargıtay 8.CD E. 2024/18268 K. 2025/3706

Kanun yararına bozma incelemesinde, ön ödeme ihtarının tebliği bakımından şu sıra aranmıştır: ihtarın öncelikle şüphelinin bilinen en son adresine tebliğe çıkarılması gerektiği, önceki adresinde bulunamayan şüphelinin adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması ve mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılabileceği. Bu sıra gözetilmeksizin, şüphelinin kolluk ifadesinde beyan ettiği bilinen son adrese tebligat yapılmadan doğrudan kolluk eliyle tebliğe çıkarılması usule aykırı bulunmuş; m.35 yoluna bu aşamada geçilemeyeceği kabul edilmiştir.

Yargıtay CGK E. 2018/108 K. 2021/561

Ceza Genel Kurulu, yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşı bakımından TK m.35’in son fıkrasında yurt dışı adresine önceden tebligat yapılmış olmasını ön koşul olarak belirtmiştir. Somut olayda TK m.25/a yoluyla tebligat yapılamayınca sanığın yurt dışındaki adresi ile oğluna ait olduğunu bildirdiği adrese m.35 uygulanmasını, bu adreslere daha önce tebligat yapılmamış olması nedeniyle usulsüz bulmuştur. TK m.28 kapsamında ilanı ise Kanun’daki usuller izlendikten sonra başvurulabilecek son çare saymış; gerekli kurum araştırması ve bilinen yurt dışı adresine iadeli taahhütlü ek gönderim yapılmadığından somut ilanı da usulsüz değerlendirmiştir.

Kararın genel özetini gör

Yargı görevi yapanı etkileme suçuna ilişkin dosyada Ceza Genel Kurulu, temyiz talebinin reddi kararını kaldırarak mahkûmiyet hükmünü incelemiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürecinin dava zamanaşımına etkisini değerlendiren Kurul, somut dosyada zamanaşımının dolduğunu belirlemiş; hükmü bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Tebligata ilişkin açıklamalar, bu kanun yolu incelemesinin tarihsel usul bağlamındadır.

Yargıtay 9.CD E. 2021/958 K. 2021/3317

2010 tarihli hükmün tebliğine ilişkin dosyada Başsavcılık, 10.06.2021 tarihli itirazında, daha önce tebligat yapılmamış adrese TK m.35 uygulanmasına karşı çıkmıştır. Daire, kendi gerekçesinde m.35 bakımından önceki usulüne uygun tebligatın yanında adres değişikliği, yeni adresin ilgili mercie bildirilmemesi ve AKS’de yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi koşullarını da saymıştır. Somut adreste önceden usulüne uygun tebligat bulunmadığından işlemi usulsüz kabul etmiş; önceki temyiz ret kararını kaldırarak öğrenme üzerine yapılan temyizi süresinde saymıştır.

Yargıtay 2.CD E. 2021/5383 K. 2021/12541

Daire, 27.02.2007 tarihli hükmün 16.05.2007 tarihindeki tebliğini değerlendirirken TK m.35’in AKS’ye ilişkin değişikliklerden önceki metnini esas almıştır. Bu eski metnin ilk üç fıkrası bakımından, ilgiliye veya onun adına tebliğ yapılabilecek kişilere aynı adreste önceden usulüne uygun tebligat yapılmış olmasını, adres değişikliğinin yargı yerine bildirilmemesini ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilememesini aramıştır. Somut adreste daha önce hiçbir tebligat bulunmadığı için 2007 tebliğini ve kesinleştirmeyi usulsüz saymış; karar usulünce kesinleşmeden kanun yararına bozma istenemeyeceği gerekçesiyle istemi reddetmiştir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!