HMK Madde 66 Fer’î müdahale

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 66, davanın kazanılmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişi, taraflardan birinin yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar fer'î müdahil olarak davaya katılabilir.

Resmi Metin

Fer’î müdahale

Madde 66- (1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, davanın taraflarından olmayan üçüncü bir kişinin, görülmekte olan bir davaya fer’î müdahil olarak katılmasını düzenler. Tek fıkrasında, üçüncü kişinin taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunması koşuluyla, o tarafın yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla davada yer alabileceği öngörülür. Katılmanın zaman bakımından sınırı da hükümde belirlenmiştir: müdahale, ancak tahkikat aşaması sona erinceye kadar mümkündür.

Hükümde fer’î müdahalenin temel ölçütü, üçüncü kişinin yanında katıldığı tarafın davayı kazanmasında bulunan hukuki yarardır; bu nedenle müdahil, tarafın karşısında değil, onunla aynı yönde hareket eder ve yardımcı konumdadır. Maddenin lafzından anlaşıldığı üzere müdahalenin niteliği fer’î olup, üçüncü kişi davanın asıl tarafı hâline gelmez, taraflardan birinin yanında konumlanır. Tahkikatın sona ermesiyle birlikte fer’î müdahale yolunun kapanması, katılma talebinin yargılamanın bu evresinde değerlendirilmesini gerektirir. Maddede yalnızca katılmanın koşulu, amacı ve zaman sınırı belirlendiğinden, müdahilin yargılamadaki konumuna ilişkin ayrıntılar ve sonuçları bu hükmün dışındaki düzenlemelere bırakılmıştır.

Gerekçe

Madde ile fer’i müdahale, mümkün olduğunca temel unsurlarını içerecek şekilde yeniden düzenlenmiştir. Bu çerçevede, fer’i müdahilin davanın tarafları dışında üçüncü kişi olduğu belirtilmiştir. Maddede üçüncü kişinin fer’i müdahalede bulunabilmesi için bu konuda “hukuki yararının bulunması” şeklinde genel bir çerçeve çizilmiş, hukuki yararın ne olduğu doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Yargı organlarına yöneltilen her talep gibi fer’i müdahalede bulunmak için de hukuki yararın bulunması gerekir.

Maddede açıklığa kavuşturulan bir başka husus ise fer’i müdahilin tarafın yardımcısı olduğu ve onun yanında davaya katılacağıdır. Böylece, fer’i müdahilin taraf mı, taraf yardımcısı mı veya taraf benzeri bir konuma mı sahip olduğu konusundaki tartışmalar ortadan kalkacaktır. Fer’i müdahilin tarafın yardımcısı olması, fer’i müdahilin davadaki durumunu ve kullanacağı yetkileri doğrudan belirleyici niteliktedir. Örneğin, fer’i müdahil, taraf yardımcısı olması sebebiyle, tarafa rağmen bir işlem yapamayacaktır. Fer’i müdahil, davada kimin yanında yer almasında hukuki yararı varsa onun yanında yer alacaktır.

Asli müdahaleden farklı olarak, tahkikat sona erinceye kadar fer’i müdahalede bulunulacağı kabul edilmiştir. Zira asli müdahil taraftır ve bir dava açmaktadır; oysa fer’i müdahil taraf yardımcısı olarak mevcut bir davanın içinde yer almaktadır. Ayrıca, ihbarla fer’i müdahalenin yakın ilişkisi dikkate alındığında da her ikisinin de tahkikat sonuna kadar kullanılan hukuki kurumlar olmasına dikkat edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.66 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2015/528 K. 2015/1713

Dava kendisine ihbar edilen ve davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer alan üçüncü kişi, kendisine karşı dava açılmış gibi cevap dilekçesi verip usul işlemleri yapmış olsa bile, davadaki sıfatı "davalı" değil "fer'i müdahil" olarak kabul edilir (HMK m.66). Bu nedenle yanında katıldığı taraf hakkında verilen hüküm fer'i müdahil hakkında kurulamaz ve fer'i müdahil yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.

Detaylı özeti gör

Somut olayda, davacı kadın tarafından aile konutu niteliğindeki taşınmaza eşin rızası alınmadan konulan ipoteğin kaldırılması istemiyle M.. G..'e karşı dava açılmış, dava sonradan ipotek alacaklısı bankaya (Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.) ihbar edilmiştir. İhbar üzerine banka, ayrı bir müdahale dilekçesi vermemiş; kendisine karşı dava açılmış gibi "davalı" sıfatıyla cevap dilekçesi verip davanın reddini istemiş, delillerini bildirmiş ve duruşmalara baştan sona katılmış olsa da, davalı M.. G.. ile arasındaki rücu/halefiyet ilişkisi karşısında davadaki gerçek sıfatının davalı yanında "fer'i müdahil" (HMK m.66/1) olduğu kabul edilmiştir. Müdahilin yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği (HMK m.69/1, m.303) gözetilmeden banka hakkında da hüküm kurulması ve davacı yararına tayin edilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Yerel mahkemenin direnme kararı, davalı M.. G.. yönünden onanmış; fer'i müdahil banka yönünden ise bu nedenle oybirliğiyle bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!