HMK Madde 414 Tahkimde ihtiyati tedbir ve delil tespiti

Özet 5 fıkra · ~4 dk okuma

HMK 414, aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulunun ihtiyati tedbir ya da delil tespitine karar verebileceğini; mahkemenin bu tedbirin icra edilebilirliğine karar vereceğini ve tarafların belirli hâllerde doğrudan mahkemeden de tedbir isteyebileceğini gösterir.

Resmi Metin

İhtiyati tedbir ve delil tespiti

Madde 414- (1) Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine, bir ihtiyati tedbirin alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir kararı vermeyi, uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir.

(2) Mahkeme hakem veya hakem kurulunca verilen tedbir kararının, geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması kaydıyla taraflardan birinin talebi üzerine icra edilebilirliğine karar verir.

(3) Hakem veya hakem kurulunun ya da taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir. Bu hâller mevcut değil ise mahkemeye başvuru, sadece hakem veya hakem kurulundan alınacak izne veya tarafların bu konudaki yazılı sözleşmesine dayanılarak yapılır.

(4) Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, aksine karar verilmedikçe, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkar.

(5) Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararı, hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, tahkim yargılamasında ihtiyati tedbir ve delil tespitinin kim tarafından, hangi koşullarla alınabileceğini düzenler. Hüküm beş fıkradan oluşur ve yetkiyi hakem ile mahkeme arasında paylaştırır. Aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine yargılama sırasında ihtiyati tedbire ya da delil tespitine karar verebilir; bu kararı uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilir. Mahkemenin rolü ise, geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunması kaydıyla, hakemce verilen tedbir kararının icra edilebilirliğine karar vermektir. Madde ayrıca tarafların doğrudan mahkemeden de tedbir veya delil tespiti isteyebileceği hâlleri belirler.

Tedbir talebinin doğrudan mahkemeye yöneltilebilmesi koşula bağlanmıştır: hakem kurulunun veya görevlendirilecek başka bir kişinin zamanında ya da etkin hareket edemeyeceği hâllerde başvuru mümkündür; aksi durumda mahkemeye başvuru ancak hakemden alınacak izne veya tarafların yazılı sözleşmesine dayanır. Tahkim yargılaması öncesinde veya sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, aksine karar verilmedikçe, hakem kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle ya da davanın hakem kurulunca reddedilmesi hâlinde kendiliğinden ortadan kalkar. Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının, hakem veya hakem kurulu tarafından değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği de hükümde açıkça öngörülmüştür.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasına göre, aksi kararlaştırılmamışsa taraflar, ihtiyati tedbir veya delil tespiti için esas olarak hakem heyetine başvurabilirler. Tahkim yolu ile uyuşmazlıklarını çözmek için sözleşme yapan tarafların, tahkim yargılaması esnasında bir ihtiyati tedbirin alınması veya delil tespiti için öncelikle hakem veya hakem kuruluna başvurulması ve tarafların haklarını nihai olarak korumak için karar verebilecek hakemlerin, geçici hukuki koruma sağlayan tedbir ve tespite hükmetme yetkisine sahip olmaları, tarafların tahkim iradesi ile uyumludur. Hakem veya hakem kurulu bu yetkisini uygun hallerde kullanabilir ve tedbir veya tespit kararı verilmesini, doğacak zararların karşılanabilmesi için uygun bir teminat verilmesine bağlı kılabilirler.

Uygulamada, hakem veya hakem kurulunun kararlarına taraflar çoğunlukla uymaktadırlar. Ancak, verilen tedbir kararına uyulmaması veya uyulmaması ihtimali olması halinde, yetkili mahkeme, hakem heyeti tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının, taraflardan birinin talebi ve geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olması şartı ile icra edilebilirliğine karar verir. Burada, mahkemenin yaptığı inceleme tahkim sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin olacak; işin niteliği gereği, Türk hukukuna göre icra edilebilir bir tedbir veya tespit kararı ise hakem kararının icrasına hükmedilecektir. Özünde Alman, İsviçre ve İngiliz hukukları gibi bir çok ülke hukuku ile uyum halinde olan ikinci fıkra ile amaçlanan husus, tedbir kararlarının etkinliğini, bu kararlara icra kabiliyeti kazandırarak artırmaktır.

Üçüncü fıkraya göre, hakem veya hakem kurulu yanında taraflar, ihtiyati tedbir veya delil tespiti kararı vermek için ön hakem gibi bir başka kişiyi de görevlendirebilirler. Ancak tahkimin niteliği ve işleyişi gereği, hakem, hakem kurulu veya ön hakem gibi kişilerin, henüz atanmamış olması ve kararın vakit geçirilmeksizin derhal verilmesi ihtiyacının olması sebepleri ile zamanında veya etkin bir şekilde ihtiyati tedbir ve delil tespiti kararı vermeleri mümkün olmayabilir. İşte bu hallerde taraflar mahkemeye başvurarak tedbir veya tespit için yardım isteyebilir. Bu hallerin varlığının takdiri mahkeme tarafından yapılacaktır. Bu haller dışında, tedbir veya tespit kararının hakem heyetinden alınması kuralı geçerli olup mahkemeye başvuru tarafların yazılı sözleşmesi veya heyetin izni ile mümkün kılınmıştır.

Dördüncü fıkrada, tahkim yargılaması öncesinde veya tahkim yargılaması sırasında mahkemece verilen tedbir kararı, geçici bir hukuki koruma tedbiri olduğundan, aksi mahkeme veya hakemler tarafından belirtilmedikçe, hakem kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın, hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde, kendiliğinden ortadan kalkacağı hususu düzenlenmiştir.

Mahkeme tarafından verilen tedbir kararının hakem veya hakem heyeti tarafından değiştirilebileceği veya ortadan kaldırılabileceği de tahkimde taraf iradesine tanınan üstünlüğün bir gereğidir. Uyuşmazlığın esasını inceleyen hakem veya hakem kurulu, mahkeme tarafından verilen tedbiri değiştirebilir veya gerek olmaması sebebi ile ortadan da kaldırabilir. Beşinci fıkrada düzenlenen bu durum usul ekonomisine de uygundur.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 418 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde geçen ” veya delil tespiti” ibaresi, uygulamada ortaya çıkması muhtemel sorunların önüne geçilmesi amacıyla metinden çıkarılmış ve madde teselsül nedeniyle 420 nci madde olarak kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 414 - Tahkimde ihtiyati…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!