HMK Madde 375 Yargılamanın iadesi sebepleri

Özet 2 fıkra · ~4 dk okuma

HMK 375, yargılamanın iadesi mahkemenin kanuna aykırı teşekkülü, yasaklı hakimin karar vermesi, sahte belge, yalan tanıklık, sonradan ele geçen belge, çelişen kesin hükümler ya da AİHM kararıyla ihlal tespiti gibi sayılan sebeplere dayanılarak talep edilebilir.

Resmi Metin

Yargılamanın iadesi sebepleri

Madde 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:

  1. a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
  2. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
  3. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
  4. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
  5. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
  6. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
  7. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
  8. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
  9. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
  10. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
  11. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
  12. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, kesinleşmiş bir hükmün istisnaen yeniden yargılamaya açılmasını sağlayan yargılamanın iadesi sebeplerini sınırlı biçimde sayar. Birinci fıkrada yargılamanın iadesi talep edilebilecek hâller bent bent düzenlenir: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, davaya bakması yasak olan yahut reddi kesin olarak kabul edilen hâkimin karara katılması, yetkisiz vekil veya temsilcinin huzuruyla karar verilmesi, sonradan ele geçen belge, karara esas senedin sahteliği, yalan tanıklık, bilirkişi veya tercümanın gerçeğe aykırı beyanı, yalan yere edilen yemin, dayanak hükmün başka bir kararla ortadan kalkması, hileli davranış, aynı taraf, konu ve sebebe ilişkin çelişen iki kesin hüküm ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı sayılır.

İkinci fıkra, sebeplerden bir kısmı bakımından usulî bir ön şart getirir. Yalan tanıklık, bilirkişi veya tercümanın aykırı beyanı ve yalan yere yemin bentlerinde iade istenebilmesi, kural olarak bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olmasına bağlanır. Delil yokluğu dışındaki bir nedenle ceza kararı verilememişse bu şart aranmaz; bu hâlde dayanılan iade sebebinin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispatı gerekir.

Gerekçe

Madde, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrasının (a) bendinde, daha önce düzenlenmemiş olan, mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemesi, yeni bir yargılamanın yenilenmesi sebebi öngörülmüştür.

(b) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendini karşılamaktadır. Sadece davaya bakmaktan yasaklı olan hakimin karar vermiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmiş iken, bu bentte, ayrıca hakkında ret talebi merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermesi veya karara katılmış olması da yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak belirtilmiştir. (c) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendini karşılamaktadır. Yargılamanın yenilenmesi için vekil veya temsilci olmayan kimselerin katılımıyla davanın görülmesi ve karara bağlanması aranır iken, yeni düzenlenen bentte buna tarafların açık veya zımni muvafakatlerinin olmaması da bir unsur olarak ilave edilmiştir. (ç) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendini karşılamaktadır. Yargılamanın yenilenmesi için mücbir sebep veya lehine karar verilen tarafın fiili nedeniyle elde edilemeyen bir senet veya belgenin karar verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması aranır iken, yeni düzenlenen bentte bu şartlar yerine daha genel bir ifade olarak, belgenin tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilememesi şartı getirilmiştir.

(d) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendini; (e) bendi ise aynı fıkranın (4) numaralı bendini karşılamaktadır. (f) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendini kısmen karşılamaktadır. Bu bent eskiden sadece bilirkişiler hakkında iken, yeni düzenleme ile tercümanlar da kapsama alınmıştır. (g) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendini; (ğ) bendi, aynı fıkranın (3) numaralı bendini; (h) bendi, keza aynı fıkranın (7) numaralı bendini; (ı) bendi, 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendini ve (i) bendi ise 1086 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendini karşılamaktadır. Maddenin ikinci fıkrası, söz konusu 445 inci maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi, birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi için, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlamıştır. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkumiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmayacağı; bu durumda dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 379 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Tarafların açık veya zımni muvafakatleri olmaksızın” ibare, uygulamada ortaya çıkması muhtemel sorunların giderilmesi amacıyla metinden çıkarılmış ve madde teselsül nedeniyle 381 inci madde olarak kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.375 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2022/1265 K. 2023/437 Kabul

Yargılama sırasında dosyada bulunan tapu kaydında kamulaştırma şerhi yer alması, tek başına, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin bulunmadığı anlamına gelmez; söz konusu belge ayrı bir tüzel kişiliğin elinde olup ancak müzekkere ile istenebiliyor ve resmî daire gerçeğe aykırı biçimde "kayıt yok" cevabı vermişse mücbir sebep gerçekleşmiş sayılır ve yargılamanın iadesi sebebi oluşur (HMK m.375).

Detaylı özeti gör

Hukuk Genel Kurulu, yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sebeplerinin HMK m.375'te sınırlı (tahdidi) biçimde sayıldığını, bunların dışında bir nedene dayanılarak ve kıyas yoluyla genişletilerek yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyeceğini vurgulamıştır. Uyuşmazlık, m.375/1-ç bendindeki "aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" sebebinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinde toplanmıştır. Karara göre bu bende dayanılabilmesi için belgenin yargılama sırasında mevcut olması, hükmü etkileyecek nitelik taşıması, hükümden sonra ele geçirilmesi ve mücbir sebep ya da karşı tarafın eylemi nedeniyle daha önce elde edilememiş olması koşullarının birlikte bulunması aranır. Kurul çoğunluğu, ilgili belgenin ayrı bir tüzel kişilikteki idarede bulunması ve mahkemenin yazdığı müzekkereye olumsuz cevap verilmiş olması karşısında mücbir sebebin varlığını kabul ederek bu usul koşullarının somut olayda gerçekleştiği sonucuna ulaşmıştır.

Yargıtay HGK E. 2019/392 K. 2022/1150 Direnme Bozuldu

Yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı (tahdidî) olup kıyas yoluyla genişletilemez; bu sebeplerden, hükümden sonra ele geçirilen bir belgenin (HMK m.375/1-ç) iade nedeni sayılabilmesi için belgenin yargılama sırasında mevcut olması, hükmü etkileyecek nitelikte bulunması ve aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilememiş olması gerekir. Bu nedenle, kamuya açık tapu siciline işlenmiş ve yargılama sırasında dosyada bulunan bir kayda dayanan belge, salt sonradan ele geçirilmiş olması vakıasıyla yargılamanın iadesi sebebi kabul edilemez (HMK m.375).

Detaylı özeti gör

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararında HMK m.375 ile düzenlenen yargılamanın iadesi (yenilenmesi) yoluna ilişkin temel usul ilkesini somutlaştırmıştır. Maddede sayılan iade sebepleri sınırlı (tahdidi) olup, bu sebepler kıyas yoluyla genişletilemez ve sayılanlar dışında bir nedene dayanılarak yargılamanın iadesi istenemez. Karar, özellikle m.375/1-ç bendindeki "kararın verilmesinden sonra ele geçirilen belge" sebebinin koşullarını ayrıştırmıştır: yeni belgenin iade sebebi sayılabilmesi için belgenin yargılama sırasında mevcut, hükmü etkileyecek nitelikte ve hüküm verildikten sonra ele geçirilmiş olması; ayrıca yargılama sırasında bir mücbir sebep veya karşı tarafın eylemi yüzünden elde edilememiş bulunması gerekir; salt belgenin sonradan bulunması tek başına yeterli değildir. Somut olayda iade dayanağı koşulları taşımadığından, yerel mahkemenin direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

HMK Madde 375 - Yargılamanın iadesi…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!