HMK Madde 316 Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 316, basit yargılama usulünün; sulh hukuk mahkemesi dava ve işleri, dosya üzerinden karara takdir tanınan hâller, geçici hukuki koruma talepleri, nafaka-velayet-vesayet davaları, hizmet ilişkisinden doğan davalar, konkordato ve yeniden yapılandırma davaları, tahkim kapsamındaki işler ve kanunlarda bu usule tabi tutulan diğer hâllerde uygulanacağını düzenler.

Resmi Metin

Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler

Madde 316- (1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır:

  1. a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler.
  2. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler.
  3. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar.
  4. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler.
  5. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar.
  6. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar.
  7. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
  8. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, basit yargılama usulünün hangi dava ve işlerde uygulanacağını belirler. Düzenleme, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında bu usulün geçerli olacağı hâlleri tek fıkra içinde bentler halinde sayar. Bunlar arasında sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler; kanunun mahkemeye doğrudan dosya üzerinden karar verme takdiri tanıdığı hâller; ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması ve dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı itirazlar; her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler; hizmet ilişkisinden doğan davalar; konkordato ile sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin davalar; tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren işler yer alır.

Madde ayrıca, diğer kanunlarda yazılı yargılama usulü dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen dava ve işlerin de bu kapsamda görüleceğini ekleyerek bir toplama hükmü getirir. Böylece basit yargılama usulünün uygulama alanı, hem burada tek tek sayılan kalemlerle hem de başka kanunlarda öngörülen atıflarla belirlenmiş olur. Hükmün başındaki “kanunlarda açıkça belirtilenler dışında” ifadesi, özel kanunların aksine düzenleme yaptığı hâllerin saklı kaldığını gösterir; yani bir dava türü için ayrı bir kanunda farklı bir usul öngörülmüşse, o özel düzenleme bu listeye göre öncelik taşır.

Gerekçe

Maddede, yazılı yargılama usulü dışında kalması gereken, daha kısa ve basit şekilde sonuçlanmasında yarar bulunan dava ve işlerin basit yargılama usulüne tabi tutulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, daha önce 1086 sayılı Kanunda yer alan basit, seri ve sözlü yargılama usulüne tabi dava ve işler incelenerek, bunların içinden hukuken ve fiilen uygulanma imkanı kalmayanlar maddeye alınmamış, bunun dışında kalanlarda ise gerçekten özel bir yargılama usulünün uygulanması gerekenler, basit yargılama usulüne tabi tutulmuştur.

Maddede hem özel olarak sayım hem de genel atıf söz konusudur. Özel olarak sayılanlar dışında, kendi özel hükümlerinde basit yargılama usulünün uygulanacağı ya da 1086 sayılı Kanun dikkate alınarak seri ve sözlü yargılama usulünün uygulanacağı belirtilen dava ve işlerin de basit yargılama usulüne tabi olacağı öngörülmüştür. Böylece yeni düzenlemeyle bir boşluğun doğması ve tereddüt edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 320 nci maddesi, teselsül nedeniyle 322 nci madde olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.316 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1211 K. 2019/1274 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren mirasın gerçek reddi istemine ilişkin davalar, basit yargılama usulüne tabidir (HMK m.316). Bu davalarda dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamaları varlığını korur ve yargılama ön incelemedeki tespitler çerçevesinde yürütülür.

Detaylı özeti gör

Karar, mirasın gerçek reddi (TMK m.605/609) istemine ilişkin davanın HMK'nın 316/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğunu ve bu usulde de dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarının korunduğunu somutlaştırmaktadır. Somut olayda davacı, annesi K2'nin 25/12/2018 tarihinde vefatı üzerine 25/01/2019 tarihinde mirası kayıtsız şartsız reddettiğinin tespitini istemiş; dava önce Antalya 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, yetkisizlik üzerine Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. İlk derece mahkemesi, davacıyı duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden, 3 aylık yasal sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. BAM, vefat (25/12/2018) ile dava tarihi (25/01/2019) arasında 3 aylık sürenin dolmadığını, mahkemenin bu süreyi sehven dolmuş saydığını; ayrıca basit yargılama usulünde tarafın duruşmaya davet edilip HMK m.320 çerçevesinde yargılama yapılması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, HMK'nın 353/1-a-6 bendi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!