Tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ya da değiştirilemez; hükme yeni bir hüküm ilave edilmesi sonucunu doğuran bu tür taleplerin reddi gerekir (HMK m.305). Tavzih, ancak hükmün yeterince açık olmadığı veya icrasında tereddüt uyandırdığı yahut birbirine aykırı fıkralar içerdiği hâllerde mümkün olup, açıklığa kavuşturulacak müphem bir husus bulunmayan kesinleşmiş hükmün şümulü bu yolla genişletilemez (HMK m.305).
Detaylı özeti gör
Somut olayda, davacıların mirasbırakanı (babaları) Y. İ. ile davalı Yüksel arasındaki evlilik, akit tarihinde mirasbırakanın akıl hastası olup evlenme ehliyeti bulunmadığı kabul edilerek mutlak butlan (TMK m.145) sebebiyle iptal edilmiş ve bu karar 14.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesinden sonra mirasçı davacılar, davalının evlenmede iyiniyetli olmadığını ve bu nedenle mirasçı olamayacağını ileri sürerek bu yönde karar verilmesini istemiş; Adana 2. Aile Mahkemesi ek kararla davalının iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle TMK m.159/2 uyarınca mirasçı olamayacağının tespitine karar vermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise istemin, kesinleşen butlan hükmünün tavzihi (HMK m.305) niteliğinde olduğunu; yenilik doğurucu butlan hükmünde icrası gereken bir husus, çelişki veya açıklığa kavuşturulacak müphem bir nokta bulunmadığını belirtmiştir. Tavzih yoluyla hüküm genişletilemeyeceği, hükme yeni hüküm ilave edilemeyeceği ve kesin hükmün şümulünün bu yolla genişletilemeyeceği gözetilerek, isteğin reddi yerine kabulüne dair verilen ek karar usul ve kanuna aykırı bulunmuş ve bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe