HMK Madde 297 Hükmün kapsamı

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 297, hüküm Türk Milleti Adına verilir ve mahkeme ile tarafların kimliklerini, iddia-savunma özetini, delillerin değerlendirilmesini, sabit vakıalarla hukuki sebepleri, hüküm sonucunu, yargılama giderlerini, kanun yollarını ve imzaları kapsar; sonuç kısmı açık ve tereddütsüz yazılır.

Resmi Metin

Hükmün kapsamı

Madde 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

  1. a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
  2. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
  3. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
  4. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
  5. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
  6. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, bir mahkeme hükmünün hangi unsurları içermesi gerektiğini düzenlemektedir. Birinci fıkrada hükmün Türk Milleti Adına verileceği belirtilerek zorunlu unsurları bentler hâlinde sayılmış; ikinci fıkrada hüküm sonucunun nasıl yazılacağı gösterilmiştir.

Birinci fıkraya göre hüküm; mahkeme ile hâkim ve zabıt kâtibinin bilgilerini, tarafların ve katılanların kimliklerini, iddia ve savunmaların özetiyle çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla hukuki sebepleri, hüküm sonucunu, yargılama giderlerini, varsa kanun yolları ve süresini, tarihi ve imzaları kapsar. İkinci fıkra, hüküm sonucunun gerekçeden ayrı olarak; taleplerin her biri hakkında verilen kararı ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakları, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gerektiğini öngörür. Bu kurallar, hükmün hem denetlenebilir hem de uygulanabilir olmasını sağlamaya yöneliktir.

Gerekçe

Madde “Hükmün kapsamı” başlığını taşımaktadır. Bu madde 1086 sayılı Kanunun 388 inci maddesinin karşılığıdır. Buna göre birinci fıkrada, hükmün Türk Milleti adına verileceği belirtildikten başka, 1086 sayılı Kanun hükmü muhafaza edilmiştir. Beş bent halinde ifade edilen unsurları taşıyan ve mahkeme tarafından hazırlanan metin, hükmü oluşturmaktadır. Bu unsurların dosyadaki kayıtlarla doğrulanmasının gerekli olduğu tabiidir.

Maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki hükümle, “Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası” yazılması mecburiyeti getirilmiş, (ç) bendinde ise “taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi” yeni bir hüküm olarak öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası, 1086 sayılı Kanunun 388 inci maddesinin ikinci fıkrası karşılığıdır. Bu kuralla hükümlerin açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması öngörülmüştür.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 301 inci maddesinin görüşülmesi sırasında verilen önerge ile mahkemelerin iş yoğunluğu ve değişik sebepler gerekçe gösterilerek hüküm verildikten sonra gerekçeli kararın yazılmasının geciktirilmesini önlemek bakımından birinci fıkrasına, (d) bendinden sonra gelmek üzere, “e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.” bendi eklenmiş, birinci fıkrasının (d) bendinde geçen “katibin” ibaresi ise, Tasarı metninde bu ibare yönünden uyum sağlanması amacıyla “zabıt katibinin” olarak değiştirilmiş ve madde teselsül nedeniyle 303 üncü madde olarak kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.297 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1.HD E. 2020/2544 K. 2021/7028 Bozma

Hükmün sonuç kısmı, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrarlanmaksızın, taleplerin her biri ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde göstermeli; kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkim infazı kabil bir hüküm kurmakla yükümlüdür (HMK m.297). Bu nitelikte infaz edilebilir bir sonuç kurulmaması bozmayı gerektirir (HMK m.297).

Detaylı özeti gör

Tapu iptali ve tescil ile ipoteğin fekki istemine ilişkin uyuşmazlıkta, hükmün sonuç kısmının infazı kabil ve doğru sicil oluşturmaya elverişli biçimde kurulmuş olması gerektiği HMK m.297/2 yönünden değerlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu 182 ada 3-4, 181 ada 5, 180 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar davacı adına kayıtlı iken, satış işleminin yalnızca elektronik sicilde yapıldığı, kütüğe yazım yapılmadığı, ıslak imzalı fiziki belge bulunmadığı ve taşınmazların kütükte halen davacı adına kayıtlı olduğu saptanmıştır. İlk Derece Mahkemesi yolsuz tescil iddiasının sübutu gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptali ile tesciline ve ipoteğin kaldırılmasına karar vermiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu HMK m.353/1.b.1 uyarınca esastan reddetmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, tapu kütüğünde herhangi bir işlem bulunmadığından TMK m.705 gereğince elektronik ortamdaki işlemlerin geçersizliğinin tespiti ile yetinilip iptal-tescile yer olmadığına şeklinde infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, mevcut biçimde karar verilmesini ve kabule göre davacının soyadının hatalı yazılmasını HMK m.297 ilkesine aykırı bulmuş; HMK m.373/1 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını HMK m.371/1-a gereğince bozmuştur.

Yargıtay 1.HD E. 2014/2396 K. 2014/7085 Bozma

Mahkeme, önüne getirilen taleplerin her biri hakkında açık biçimde olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmak zorunda olup, taleplerden biri karşılanmaksızın karara bağlanmamış bırakılması hükmün kapsamına ilişkin kurala aykırıdır (HMK m.297).

Detaylı özeti gör

Kararda, davalı-karşı davacının talebi su ve kanalizasyon hattı bakımından iki ayrı irtifak (mecra) hakkını kapsamasına rağmen, mahkemenin hüküm kurarken yalnız bir yöne odaklandığı, su boru hattı yönünden ise herhangi bir karar üretmediği saptanmıştır. Daire, kanalizasyon hattı için yapılan değerlendirmenin yanında, su boru hattı bakımından kurulması istenen irtifak hakkı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olmasını HMK m.297 hükmünün gözardı edilmesi olarak nitelendirmiştir. Buna göre mahkeme, önüne getirilen taleplerin her birini hüküm sonucunda ayrı ayrı ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karşılamak zorundadır; bir talebin (burada su boru hattına ilişkin istemin) karara bağlanmaksızın açıkta bırakılması, hükmün bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!