HMK Madde 266 Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

HMK 266, mahkeme hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin görüşüne başvurur; genel bilgi ya da hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye gidilemez ve hukukçular ayrı bir uzmanlık belgelemedikçe bilirkişi olamaz.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 6754 s.K. m.49

Resmi Metin

Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller

Madde 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.

Değişiklik: · 6754 s.K. m.49

Ek hüküm: · 6754 s.K. m.49

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik(ler) ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; önceki ilgili metin aşağıda gösterilmiştir.

  1. Değişiklik 2. cümle (1. fıkra) 6754 s.K. m.49
    Önceki metni ve farkı göster
    Değişiklikten önceki metin - yürürlükte değildir: Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Kabul: 3 Kasım 2016 · Yürürlük: 24 Kasım 2016 · RG: 24.11.2016, Sayı 29898 Kaynaklar: · TBMM 6754 s.K. m.49
  2. Ek cümle 6754 s.K. m.49

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, mahkemenin hangi hâllerde bilirkişiye başvuracağını ve bu yola başvurmanın sınırlarını düzenlemektedir. Tek fıkra içinde; bilirkişiye başvurmayı gerektiren durum, başvurulamayacak hâller ve hukuk öğrenimi görmüş kişilerin bilirkişi olarak görevlendirilmesine ilişkin sınır birlikte yer almaktadır.

Hükme göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, talep üzerine veya kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Buna karşılık, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz; hukuki değerlendirme hâkime ait bir görevdir. Maddeye eklenen hükümle, hukuk öğrenimi görmüş kişilerin, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduklarını belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemeyeceği öngörülmüştür. Bu düzenlemeler, bilirkişiliğin yalnızca gerçek anlamda özel veya teknik bilgi gereken durumlarla sınırlı tutulmasını amaçlar.

Gerekçe

Bu gerekçe 6100 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

1086 sayılı Kanunun 273 üncü maddesini karşılamaktadır ve bu maddenin günümüz Türkçesi ile ifade edilmiş halidir. Birinci fıkrada yalan yere tanıklık yapanlar hakkında nasıl işlem yapılacağı gösterilmiş, ikinci fıkrada ise hukuk hakimine Anayasamızın emredici hükmü uyarınca yalan yere tanıklık yapanları ve suç ortaklarını tutuklama yetkisi verilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 267, 268, 269, 270, 271, 272 ve 273 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 269, 270, 271, 272, 273, 274 ve 275 inci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.266 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/391 K. 2018/394 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Terekenin ölüm tarihindeki durumunun, özellikle borca batık olup olmadığının saptanması özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, mahkemece bu hususta HMK m.266'ya uygun bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Karar, TMK'nın 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkin olup, terekenin murisin ölüm tarihindeki durumunun, özellikle borca batık olup olmadığının saptanmasının özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle HMK'nın 266. maddesine uygun bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kılmaktadır. Somut olayda davacılar, murisleri K1'ın terekesinin ölüm tarihi olan 30/01/2006 itibariyle borca batık olduğunun ve mirası reddettiklerinin tespitini istemiş; alacaklı davalı vekili ise borca batıklığın ölüm tarihi itibariyle bulunması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi olan Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda icra dosyaları bulunmadığından kapak hesabının yapılamadığını, ölüm tarihinde bakiye borcun tespit edilemediğini, murisin aktif ve pasif malvarlığı ile ilgili dosyaların celbedilip incelenmediğini, böylece terekenin ölüm tarihindeki borca batıklığının HMK'nın 266. maddesine uygun bir bilirkişi incelemesiyle tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmediğini saptamıştır. Bu eksik inceleme nedeniyle BAM, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece kararını HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!