HMK Madde 232 Yemini yerine getirecek kimseler

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 232, yemin tarafa teklif olunur ve tarafça yerine getirilir ya da iade edilir; taraf tüzel kişi, ergin olmayan veya kısıtlı ise yemini temsile yetkili kişi ya da kanuni temsilci eda veya iade edebilir.

Resmi Metin

Yemini yerine getirecek kimseler

Madde 232- (1) Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur.

(2) Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir.

(3) Ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yemini kimin yerine getirebileceğini düzenler ve kural olarak yeminin tarafa teklif olunup tarafça eda yahut iade edileceğini ortaya koyar. İlk fıkra bu temel ilkeyi belirledikten sonra, ikinci fıkra istisnai durumları ele alır: taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise, onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yeminin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabileceği öngörülür. Üçüncü fıkra ise bu istisnaya bir sınır getirerek, ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde ikinci fıkra hükmünün uygulanmayacağını hükme bağlar.

Usul bakımından yemin, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir delil olduğundan, kural olarak ispatı gereken vakıanın tarafı olan kimsece yerine getirilir. Tüzel kişiler ile fiil ehliyeti bulunmayan gerçek kişiler bakımından bu işlevi temsile yetkili organ ya da kanuni temsilci üstlenir; ancak temsil yoluyla edanın koşulu, yeminin söz konusu temsilci eliyle yapılmış bir işleme ilişkin vakıaya bağlanmasıdır. Buna karşılık kanunun ergin olmayan veya kısıtlıya bizzat dava açma yetkisi tanıdığı hâllerde, ilgili yemini kendisi eda veya iade eder ve temsile dair istisna devreye girmez.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinde olduğu gibi yeminin teklif olunacağı kimselerle, iade veya eda edecek kimseler gösterilmiştir.

Birinci fıkra, yeminin tarafa teklif olunabileceğini ve ancak onun tarafından iade veya reddolunabileceğini ortaya koymaktadır. Daha başka bir ifade ile, dava ve taraf ehliyeti olan veya bunların kanuni temsilcisi bulunan gerçek kişiler yemine muhatap olacaktır. Akdi temsilci olan vekil (avukat) yemini ret veya eda edemez.

Tüzel kişiler ise temsile yetkili organları tarafından davada temsil olunabilecek, yemin, tüzel kişi adına temsile yetkili organ durumunda olan gerçek kişi tarafından iade veya eda edilecektir. “Kanuni mümessil” kavramını, tüzel kişiler bakımından, istisnaları dışında organ olarak anlamak gerekir. Organların ne olduğu ve bunların yetkisi ve usul işlemlerini ne suretle yerine getirecekleri ise zaten ilgili kanunlarda düzenlenmiştir. Bu kanuni bir durumdur. Hem dernekler bakımından, hem ticaret şirketleri bakımından ve özellikle bu konuda en çok problem çıkan, ayrı kanunları olan bankalar bakımından, temsil ve idareye kimin yetkili olduğu kanun tarafından düzenlenmiştir. Öte yandan, özellikle teklif edilen yemini kabul ve eda etmek, aynı zamanda tüzel kişilik bakımından bir usuli işlemin yapılmasıdır. Bu usuli işlemin yapılabilmesi, tüzel kişiliği de etkileyecek ve hatta bağlayacak bir beyanda bulunması için bunun kanundan ve (eğer bu şirketse) esas mukaveleden yetki alması gerekir.

Birden çok kişinin tüzel kişiyi temsile yetkili olması ve yetkili kimselerin biri diğerinden başka beyanda bulunması halinde, yeminin iade edilmiş veya yerine getirilmiş sayılıp sayılmayacağı maddi hukuk meselesi olarak çözümlenecektir.

Yetkisi olmayan bir kimsenin, her ne nam altında olursa olsun, şirketi, tüzel kişiyi bağlayacak şekilde bir beyanda bulunması tüzel kişi teorisine ve organ kavramına uygun değildir. Bir gün önce değişmiş olsa bile organ kavramından anlaşılan, yemine ait işlemin yapıldığı anda görevdeki organdır.

Görevdeki organın temsil ettiği zamanın dışında yapılmış bir işlem bakımında dahi bunda tereddüt edilmemek gerekir. Zira yemin teklif ve eda edildiği anda, temsil yetkisi olanlar da, temsil yetkisinin doğal gereği olarak, vakıa hakkında bilgi sahibi olmuş bulunacaklarından, böylece “Yeminin konusu” kenar başlıklı 228 inci maddenin ikinci cümlesi şartları oluşmuş bulunacaktır.

Sınırlı ehliyetliler ise bizzat dava ehliyetine sahip oldukları hallerde, tam ehliyetliler gibi işlem yapacaklarından, bu konularda işlem ehliyetleri de tamdır. Bu gibi kişiler bakımından ikinci fıkranın uygulanamayacağına üçüncü fıkrada açıklık getirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239 ve 240 ıncı maddeleri, teselsül nedeniyle 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242 ve 243 üncü maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 232 - Yemini yerine getirecek…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!