HMK Madde 147 Tarafların duruşmaya daveti
HMK 147, duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz; zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Taraflar, ön inceleme tamamlandıktan sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir; davetiyede yokluğa bağlanan sonuçlar ihtar edilir.
Resmi Metin
Tarafların duruşmaya daveti
Madde 147- (1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir.
(2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir.
(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Değişiklik Bilgisi
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
- Ek 7589 s.K. m.21
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Bu madde, tarafların tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davetini düzenler. Birinci fıkraya göre davet, ancak ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra yapılır. İkinci fıkra ise davetiyede yer alması gereken ihtarları sayar. 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle eklenen ve 31/7/2026 tarihinde yürürlüğe giren üçüncü fıkra ise duruşma takvimine bir üst sınır getirmiştir: duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.
Davetiyenin içeriği belirleyicidir: geçerli bir özrü olmadan hazır bulunmayan tarafın yokluğunda duruşmaya devam edileceği ve bu tarafın yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla yoklukta hüküm verileceği bildirilir. Yeni fıkra bu düzene dokunmamıştır. Sınırın aşılması zorunlu bir hâlin bulunmasına ve hâkimin gerekçesini belirtmesine bağlanmış, fıkradaki zorunlu hâller ise örnek niteliğindedir. Fıkrada, sınırın aşılmasına bağlanan bir yaptırım veya usuli sonuç öngörülmemiş, duruşma sayısına da sınır getirilmemiştir. Basit yargılama usulünde ise 320 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz; aynı fıkra, zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için duruşma günü belirlemesine ve ikiden fazla duruşma yapmasına izin verir.
Gerekçe
Bu gerekçe 6100 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.
Bu madde 1086 sayılı Kanunun 213 üncü maddesini karşılamaktadır. Tasarıda, dava, cevap, cevaba cevap ve davalının ikinci cevap dilekçesi verilince veya ilgili süreler geçince, tarafların ön inceleme için davet edileceği ve yapılacak işlemler gösterilmiştir. O işlemler tamamlanmadan başka bir işlem yapılamaz. Bu yönün sağlanması amacıyla maddenin birinci fıkrası 1086 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeden farklı bir biçimde düzenlenmiş; tarafların bundan sonraki tüm duruşmayı kapsar şekilde, oturumlara çağırılma şekli belirlenmiştir. Diğer unsurlar yönünden 1086 sayılı Kanunun 213 üncü maddesi hükümlerinden bir ayrılma söz konusu değildir. Ancak, maddenin ikinci fıkra hükmü, mutlaka davetiye ile taraflara bildirilmelidir. Çünkü ihtara rağmen gelmeyen taraf, müeyyideye muhatap olacaktır.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 152 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “günde” ibaresi, duruşma zamanındaki belirsizliğin giderilerek zaman diliminin netleştirilmesi amacıyla “gün ve saatte” şeklinde değiştirilmiştir. 76 ncı maddenin müzakeresi sırasında zorunlu avukatlıkla ilgili verilen değişiklik önergesinin reddedilmiş olması sebebiyle, bu önergeyle paralellik arzeden 152 nci maddenin müzakeresi sırasında verilen değişiklik önergesi Komisyonumuzca işleme alınmamış ve madde teselsül nedeniyle 153 üncü madde olarak kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe