HMK Madde 102 Adli tatil süresi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 102, adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar ve otuz bir ağustosta sona erer; yeni adli yıl ise bir eylülde başlar.

Yürürlükte AYM iptal + yeniden düzenleme Son olay: 6494 s.K. m.30 (27 Haziran 2013)

Resmi Metin

Adli tatil süresi

Madde 102- (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/33 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/30 md.)

(1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir. Aşağıdaki Anayasa Mahkemesi iptali ve sonraki yeniden düzenleme, maddenin güncel hâline ilişkindir:

  1. AYM iptali madde tamamı AYM E.2011/113 K.2012/108 8/8/2011 tarihli 650 sayılı KHK ile getirilen düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli E.2011/113 K.2012/108 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal hükmü 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  2. Yeniden düzenleme madde tamamı 6494 s.K. m.30 Madde, 27/6/2013 tarihli 6494 sayılı Kanunun 30. maddesiyle yeniden düzenlenerek güncel hâline getirilmiştir; düzenleme 7 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Madde yürürlüktedir.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, adli tatilin yıl içindeki süresini ve yeni adli yılın ne zaman başlayacağını tek fıkra hâlinde belirler. Hükme göre adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar ve otuz bir ağustosta sona erer; yeni adli yıl ise bir eylülde başlar. Böylece mahkemelerin olağan çalışma temposunun azaldığı tatil dönemi, takvim olarak sabit ve herkes için aynı tarihlere bağlanmış olur. Madde, tatilin başlangıç ve bitiş günlerini doğrudan kanunda gösterdiğinden, bu tarihler mahkemenin takdirine bırakılmamış, yıldan yıla değişmeyen sabit bir çerçeve olarak düzenlenmiştir.

Düzenleme, adli tatilin kapsamını veya bu dönemde görülecek işleri değil, yalnızca tatilin zaman dilimini belirler; tatil süresi boyunca yürüyecek veya işlemeyecek sürelere ve görülecek dava ve işlere ilişkin esaslar ayrı hükümlerde ele alınır. Buradaki yirmi temmuz-otuz bir ağustos aralığı, sürelerin hesaplanması ve adli tatilin hukuki sonuçlarının uygulanması bakımından başvurulacak temel zaman ölçüsünü oluşturur. Bir eylülde başlayan yeni adli yıl ise, tatil döneminin sona ermesiyle mahkeme faaliyetinin olağan düzenine dönüşünü ifade eder.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun kabul edildiği tarih itibarıyla, ülkemizde insanların çoğunun tarımla uğraşması dolayısıyla yaz aylarında çiftçilikle ilgili çalışmaların çok yoğunlaştığı ve şehirlere ulaşmanın zorluğu dikkate alınarak, insanların bu verimli dönemde mahkemelerde kaybedeceği zamanın ciddi anlamda zararlar doğuracağı düşüncesiyle, Kanuna adli tatille ilgili hüküm konulmuştur. Günümüzde ise bu gerekçenin büyük ölçüde geçerliliğini kaybettiği ve adli tatilin, davaların uzamasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, kaldırılması yönünde tartışmalar yapılmaya başlanmıştır. Nitekim, 1086 sayılı Kanunda 5219 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, süre, kırkbeş günden otuzaltı güne indirilmiştir.

1930’lu yılların başındaki tarım toplumunun imkanları eskisine göre çok değişmiş ise de, bugün nüfusumuzun önemli bir kesimi hala kırsalda oturmakta ve tarımla uğraşmaktadır. Ayrıca ülkemizin iklim şartlarına göre, tüm kamu kurumlarında olduğu üzere, yargı mensupları da tatil ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle yaz aylarını tercih etmektedirler. Bilindiği üzere yargılama faaliyeti, hakimin nezaretinde, davanın tarafları veya vekillerinin birlikte bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmektedir. İdeal olan, delilleri toplayan ve onlarla doğrudan temasta bulunan hakimin karar vermesidir. Hakimin veya taraf vekilinin öngörülemeyecek bir zamanda değil, önceden kanunla belirlenmiş olan dönemde tatile çıkması, davaların daha sağlıklı şekilde sonuçlandırılabilmesini sağlayacaktır.

Öte yandan, Akdeniz’e kıyısı olan bütün Avrupa ülkelerinin kanunlarında adli tatilin yer aldığı, ülkemizin de aynı iklim ve kültür kuşağında bulunması sebebiyle bu ülkelerle büyük benzerlikler göstermekte olduğu bir gerçektir. Kanun çalışmaları sırasında, adli tatil ile ilgili görüşler ayrıntılı olarak değerlendirilmiş, yukarıda ifade edilen gerekçelerle bu kurumun muhafaza edilmesi uygun görülmüştür.

Madde, 1086 sayılı Kanunun 175. maddesini karşılamaktadır. Sözü geçen Kanunda 5219 sayılı Kanunla yapılan değişiklik doğrultusunda, bu düzenlemede de adli tatilin, ağustos ayının birinci gününden başlayıp, eylül ayının beşinci gününe kadar devam etmesi öngörülmüştür. Mevcut uygulamada olduğu gibi, başlangıç ve bitiş günleri tatile dahildir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!