Zorunlu su irtifakında istem sahibinin su ihtiyacını kendi olanaklarıyla veya aşırı zahmet ve gidere katlanarak başka yoldan karşılayıp karşılayamayacağı araştırılır, kaynak sahibinin menfaati gözetilir; kesintisizlik gereği güzergâhtaki malikler ve kaynak sahibi taraf olmalıdır.
Detaylı özeti gör
Davacılar 04.06.2008 tarihli dilekçeyle Türk Medeni Kanunu'nun 744-761. maddelerine dayanarak su yolu mecra irtifakı ile zorunlu su irtifakı kurulmasını ve müdahalenin men'ini istemiş; davanın reddine dair ilk hükmün Dairenin 05.03.2013 tarihli 2012/14831 E. - 2013/3119 K. sayılı ilamıyla bozulması üzerine mahkeme bozmaya uyarak davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, mecra geçirilmesini düzenleyen 744. maddenin tek başına düşünülmemesi, zorunlu su başlıklı 761. madde ile birlikte ele alınması gerektiğini belirterek; bu tür istemlerde su ihtiyacının varlığının saptanması, ihtiyacın kendi olanaklarıyla ya da aşırı zahmet ve gidere katlanılarak başka yoldan karşılanma imkanının araştırılması ve kaynak sahibinin menfaatinin gözetilmesi gerektiğini, kesintisizlik ilkesi nedeniyle güzergâhtaki bütün taşınmaz malikleri ile kaynak sahibinin davada taraf olması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu ile 08.08.1961 tarihli tüzük uyarınca dava konusu kuyunun yasal hale getirilmesi ve kullanılabilmesi için davacılara süre verilmemesini, hüküm altına alınan mecranın yoldan geçmesine rağmen Hazineye husumet yöneltilmemesini ve kesintisizlik ilkesine aykırılığı, dava konusu olmayan kuyunun iptaline karar verilmesini HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı bulmuş, hükmün şarta bağlı ve infaza elverişsiz kurulmasını da isabetsiz görerek hükmü bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe