İçeriğe geç

İİK Madde 287 Adi konkordato: Geçici mühlet kararı ve tedbirler

Özet 6 fıkra · ~2 dk okuma

İİK m.287, geçici mühleti düzenler. Mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet üç aydır; talep üzerine en fazla iki ay uzatılabilir, toplam süre beş ayı geçemez. Geçici mühletin kabulü, komiser görevlendirilmesi, uzatma ve tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz.

İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 287 - Adi konkordato: Geçici mühlet kararı ve tedbirler

Resmi Metin

Geçici mühlet

Madde 287- (1) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.

(2) Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.

(3) Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.

Ek hüküm: · 7155 s.K. m.14

(4) Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

(5) 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.

(6) Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 7101 s.K. m.15
  2. Ek cümle 7155 s.K. m.14

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Konkordatoyu alacaklı olarak başlatan taraf, belge ve kayıtların hazırlanması için gereken masrafı kendi cebinden karşılamak durumundadır; ne var ki bu harcama sonucu güvence altına almaz. Belge ve kayıtlar süresinde ve eksiksiz sunulmazsa geçici mühlet kararı verilmediği gibi alacaklının konkordato talebi de reddedilir. Masrafı yüklenen alacaklı, sürecin akıbetini borçlunun sunum davranışına bağlamış olur; bu risk talep aşamasında hesaba katılmalıdır.

Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir; uzatmayı borçlu istemişse geçici komiserin görüşü de alınır ve toplam süre beş ayı geçemez. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Alacaklıların itiraz imkânı 288 inci maddede düzenlenmiştir: geçici mühlet kararının ilanında, alacaklıların ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürebilecekleri belirtilir.