Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1836
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 153 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “11.07.2006 tarihinden işten ayrıldığı 30.11.2022 tarihine kadar müşteki kurumda sigortalı avukat olarak çalıştığı hâlde vekillik görevinin gereklerine aykırı bazı davranışlarda bulunduğu,
Bu cümleden olarak;
1-Borçlu müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye 25. Hukuk Mahkemesinin 21.11.2013 tarih ve 2012/219 esas, 2013/582 sayılı kararına istinaden, şikâyetçi kurum aleyhine aynı yer 16. İcra Müdürlüğünün 2016/13554 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sırasında, 07.02.2020 tarihine kadar yapılan taksitli ödemelerle dosya borcunun tamamı ödenmesine rağmen, aynı dosya kapsamına ödeme yapılacağından bahisle muhtelif tarihli gerçeğe aykırı yazılı talepleri üzerine 20.03.2020 ilâ 07.10.2022 tarihli 25 adet avans makbuzu karşılığı toplam 7.800.000,00 Türk lirası teslim alıp uhdesinde tuttuğu gibi, herhangi bir ödeme yapmamasına rağmen usulsüzlüğün ortaya çıkmaması için gerçeğe aykırı olarak düzenlediği aynı tarihli tahsilat makbuzlarını müvekkili kuruma ibraz ettiği,
2-İçişleri Bakanlığının, müşteki kurum aleyhine ikâme ettiği ‘Eksik ödenen fon payına ilişkin alacak’ davası sonunda verilen … Asliye 25. Hukuk Mahkemesinin 21.11.2013 tarih ve 2012/219 esas, 2013/582 sayılı kararının Yargıtay ilgili dairesince onanması üzerine 2006, 2007 ve 2008 yılına ait alacaklar ile ilgili İçişleri Bakanlığının haklarında icra takibi başlattığına dair gerçeğe aykırı beyanlarla yanılttığı müvekkili şikâyetçi kuruma karşı hukuka aykırı bazı davranışlarda bulunduğu.
Bu cümleden olmak üzere;
a-Müvekkili kurumun tarafı olmadığı, … 30. İcra Müdürlüğünün 2015/11857 sayılı icra dosyasına ödeme yapacağından bahisle muhtelif tarihli gerçeğe aykırı yazılı talepleri üzerine 03.04.2015 ilâ 02.12.2015 tarihli 9 adet avans makbuzu karşılığı toplam 1.300.000,00 Türk lirası teslim alıp uhdesinde tuttuğu gibi, herhangi bir ödeme yapmamasına rağmen usulsüzlüğün ortaya çıkmaması için gerçeğe aykırı olarak düzenlediği aynı tarihli tahsilat makbuzlarını müvekkili kuruma ibraz ettiği,
b-Şikâyetçi kurumun tarafı olmadığı, … 16. İcra Müdürlüğünün 2017/14819 icra dosyasına ödeme yapacağından bahisle muhtelif tarihli gerçeğe aykırı yazılı talepleri üzerine 10.08.2017 ilâ 07.10.2022 tarihli 19 adet avans makbuzu karşılığı toplam 7.034.000,00 Türk lirası teslim alıp uhdesinde tuttuğu gibi, herhangi bir ödeme yapmamasına rağmen usulsüzlüğün ortaya çıkmaması için gerçeğe aykırı olarak düzenlediği aynı tarihli tahsilat makbuzlarını müvekkili kuruma ibraz ettiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin kovuşturmasında, Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesi uyarınca “Tedbiren İşten Yasaklama Kararı Verilmesine Yer Olmadığında” karar verilmiştir.
Şikâyetli vekili savunmalarında özetle; şikâyetçi federasyon tarafından gerçekleştirilen suç duyurusuna ilişkin dilekçe ve … 27. Adliye Hukuk Mahkemesinin 2022/516 esas sayılı dosyası ile ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, şikâyetli avukat hakkında verilen tutuklama kararına itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber disiplin soruşturmasının sürdürülebilmesi için cezai soruşturma ve/veya kovuşturma sürecinin neticesinin beklenmesi gerektiğini, tutuklu bulunan şikâyetli avukat dinlenilmeden verilecek herhangi bir disiplin cezasının savunma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 19.12.2023 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukat Kanunu’nun 34, 153 ve 140/2. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 41 ve 42. maddeleri gereğince, tedbiren işten yasaklama talepli olarak disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın 10.01.2023 günü tutuklandığı, halen … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümözlü olarak bulunduğu,
Şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Resmî Belgede Sahtecilik” ve “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçundan cezalandırılması istemiyle … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/66 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 12.01.2024 gün ve 2024/9 karar sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın,
1-“Resmi Belgede Sahtecilik” suçu bakımından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine,
2-“Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçu bakımından eylemine uyan TCK’nın 158/1-d-i, 43/1, 62 ve 52/2. maddesi gereğince neticeten 10 Yıl 11 Ay 7 Gün Hapis ve 116.600 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmekle kesinleşmediği,
Mahkemenin, “Sanık hazırlık aşamasında ve kovuşturma aşamasında birbirinden farklı savunmalarda bulunmuş, hazırlık aşamasında sahte düzenlendiği iddia edilen tahsilat makbuzunun arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını, beyan etmesine rağmen, yargılama aşamasında ödenek talep etmek için kuruma yönelik yazdığı dilekçenin ve ödeme yapıldıktan sonra kuruma ibraz edilen icra müdürlükleri tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen tahsilat makbuzları örneklerinin arkasındaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmiş, her ne kadar hazırlık aşamasında bahsetmemiş ise de yargılama aşamasında katılan kurum içerisinde örtülü bir ödeneğin olduğunu, bu nedenle kendisine verilmiş görülen paraların kurumlara ödenecek miktarı dışındaki kısımların kendisine verilmediğini, bu paraların bu gizli ödeneğe aktarıldığını beyan etmiş, katılan kurumun baş hukuk müşaviri ile birlikte ortak olarak takip ettikleri bir şahsa ait dava dosyası nedeniyle vekalet ücret alacağı konusunda aralarında anlaşmazlık çıktığından dolayı kendisine komplo kurulduğunu savunmuştur. Yargılama aşamasında söz konusu imzalar ayrı ayrı sanığa gösterilmiş, sanık imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle herhangi bir imza incelemesi yoluna gidilmemiştir. Sanık savunmasının devamında; kendisinden boş kağıda atılı bol miktarda imza alındığını, söz konusu alınan kağıtların arka tarafına icra tahsilat makbuzu şeklinde bir düzenleme yapılmış olunabileceğini beyan etmekle avukat olan sanığın kendisinin neden beyaza atılı imzayı verdiği hususunu makul bir şekilde izah edemediği gibi icra tahsilat makbuzu arkasındaki imzaların atılış şekli, yani A4 kağıdının alt köşesine çok küçük bir şekilde ‘aslı dosyasındadır’… yazılıp imzalandığı görüldüğünde standart olarak beyaza atılı imzanın formunu taşımadığı, normalde beyaza alınacak bir imzanın kağıdın makul bir bölümüne attırılabileceği düşünüldüğünde ayrıca sanığın hazırlık aşamasından itibaren birden fazla kez savunma değiştirdiği göz önüne alındığında bununla birlikte avans talep belgelerdeki miktarın sanık tarafından yazıldığı ve bu belgelerin altındaki imzaların sanığa ait olduğu nazara alındığında sanığın bu yöndeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın savunması, tanık beyanları ve dosya kapsamı göz önüne alındığında müvekkili olduğu katılan kurumdan, katılan adına vekili olarak ilgili yerlere ödeme yapacağından bahisle kurumdan avans talebinde bulunduğu dilekçenin sanık tarafından düzenlendiği, yine söz konusu ödemelerin yapıldığına ilişkin icra müdürlükleri tarafından düzenlendiği izlenimi verilen icra tahsilat makbuz fotokopilerinin arkasında bulunan söz konusu evrakın ilgili kuruma ödeme yapıldıktan sonra ödemeye ilişkin belgeyi katılan kuruma teslim eden kişiyi gösteren imzanın da sanığa ait olduğu, yani sahteliği iddia edilen icra tahsilat makbuz örneklerinin sanık tarafından katılan kurumdan aldığı avanslara ilişkin olarak yaptığı ödemeleri gösteren bu belgeleri katılan kuruma teslim edildiği anlaşılmış olmakla yine katılan kurumun muhasebe bölümünde görevli olan tanık beyanlarından da avans almak için katılan kuruma sunulan avans talep yazılarının sanık tarafından yazıldığı, kendisine talep yazılarında belirtilen miktarda avans ödemelerinin elden nakit olarak yapıldığı, ilgili kurumlara katılan adına ödeme yapıldıktan sonra yargılama konusu olan sahte olduğu iddia edilen tahsilat makbuzları arkasındaki teslim eden şahsı gösteren imzanın sanığa ait olduğu ve tahsilat makbuzlarının ödeneği kapatmak üzere sanık tarafından muhasebe birimine teslim edildiği anlaşılmıştır. Hazırlık aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından iddianameye konu edilen katılan kurumun tarafı olmadığı … 30. İcra Müdürlüğü’nün 2015/11857 sayılı icra dosyasına ödeme yapılacağından bahisle 9 adet avans makbuzu karşılığı katılan kurumdan sanığın aldığı 1.300.000,00 TL, … 16. İcra Müdürlüğünün katılan kurumun tarafı olmadığı 2017/14819 sayılı icra dosyasına ödeme yapılacağından bahisle 19 adet avans makbuzu karşılığı alınan 7.034,000,00 TL, yine … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13554 sayılı dosyasında borcun kapanmasına rağmen fazladan ödendiği tespit edilen kısım için 25 adet avans makbuzu karşılığı katılan kurumdan alınan 7.800,000,00 TL olmak üzere toplamda 53 adet avans makbuzu karşılığı sanığa ödenen 16.134,000,00 TL (1.300,000,00 + 7.034,000,00 + 7.800,000,00) yönünden MASAK’tan rapor alındığı, MASAK tarafından yukarıda belirtildiği üzere yine belirtilen miktar üzerinden sanığın hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenmiş bulunan 21.12.2022 tarihli rapora göre bu paranın 2.709.797.00TL’sinin resmi kurumlara (saymanlık, muhakemat vb) hesaplarına doğrudan yatırıldığı veya önce kendi hesabına yatırıp sonradan bu kurumların hesabına gönderildiği, avans aldığı tarihlerde veya yakın tarihlerde 3.174,736,00 TL’yi kendi hesabına yatırdığı, bu paranın 1.843,047,00 TL’sini resmi kurumlar (saymanlık, muhakemat vb) hesaplarına gönderdiği, 1.331,639,00 TL’yi peyderpey farklı gerçek ve tüzel kişilere gönderdiği veya nakit olarak çektiği, yine avans aldığı tarihlerde ve yakın tarihlerde kendisine verilen 12.092.514.00TL’yi kendi hesaplarına veya resmi kurum hesaplarına hiç yatırmadığı, dolayısıyla sanığa verilen ve kayıtlarda görülmeyen 12.092,514,00 TL ve sanık tarafından resmi kurumlara ödenmeyen diğer gerçek veya tüzel kişilere ödenen 1.331,689,00 TL toplandığında toplam 13.424,203,00 TL’nin suç geliri olabileceğinin belirtildiği, yine aynı raporda sanığın avans aldığı tarihlerde veya yakın tarihlerde kardeşine ait olan … A.Ş. hesaplarına yüksek tutarlara ulaşan nakitlerin yatırıldığı, sanık ile söz konusu şirketler arasında gerçekleşen ve mahiyeti belirsiz yüksek tutarlı para transferlerinin şirketlerin sürekli zarar ediyor olması hususları birlikte dikkate alındığında para transferlerine ilişkin eylemlerin suç ile suçtan elde edilen paranın illiyet bağını koparma, yasal otoritelerin takibinden kaçırma olarak değerlendirilebileceğinin belirtildiği anlaşılmakla sanıktan kardeşine ait bu şirketlere yapılan para transferi sorulduğunda şirketlerin söz konusu günlük gelirlerini kendisine verdiğini, kendisinin de hesaplama yaparak daha sonra söz konusu şirketlerin hesabına yatırdığını savunmuş ise de; bir şirketin gelirini doğrudan hesaplara girmesi gerekirken neden bir avukata aktarıp sonra tekrar avukat tarafından şirket hesabına aktarılması şeklindeki makuliyet sınırlarını aşan durumu izah edemediği anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere MASAK tarafından yapılan inceleme, toplam 53 adet avans makbuzu ile sanığa ödenen paralara ilişkin yapılmıştır.…Tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında yukarıda detaylı şekilde izah edildiği üzere katılan kurumun vekili olarak görev yapan ve aynı zamanda … Baroya kayıtlı serbest avukat olarak çalışan sanığın 2015 ile 2022 tarihleri arasında kurumun vekili olarak takip ettiği yine yukarıda numarası verilen icra dosyalarına borç ödemesi yapacağından bahisle değişik tarihlerde avans talep dilekçesi sunarak katılan kurumdan yine değişik tarihlerde düzenlenmiş bulunan avans makbuzlarına istinaden yukarıda yapılan hesaplamalarda detaylı olarak gösterilmiş bulunan paraları nakdi olarak aldığı, sanığın avans ödemesi aldığı … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13554 sayılı dosyasında borç bitmiş olmasına rağmen sanki dosya kapanmamış gibi paraları kurumdan aldığı, … 16. icra Müdürlüğü’nün 2017/14819 ve … 30. İcra Müdürlüğünün 2015/11857 sayılı takip dosyalarında ise katılan kurum taraf olmadığı halde söz konusu dosyalarda kurumun borçlu olduğunu belirterek bu dosyalara borç ödemesi yapmak üzere kurumdan aldığı, daha sonra sanki icra dairelerinde ödeme yapılmış gibi ilgili icra daireleri tarafından düzenlenmiş gibi görünen sahte icra tahsilat makbuzlarının arkasını ‘aslı dosyasındadır’ yazarak imzalayıp kuruma teslim ettiği, bu şekilde söz konusu 3 icra dosyalarından toplam 83 adet sahte icra tahsil makbuz örneğinin tespit edildiği, bu şekilde sanık tarafından katılan kurumun toplam 18.204,000 TL zarara uğratıldığı ve bu şekilde haksız menfaat temin edildiği, sanığın bu paraları kurumdan alırken kurumun borcu olmadığı halde sanki borcu varmış gibi ödenek talep belgeleri düzenleyip ve hileli hareketler kullanmak suretiyle katılan kurumu aldatıp söz konusu parayı elde ettiği göz önüne alındığında sanığın eyleminin dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, sanığın bu eyleminde icra daireleri tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen icra tahsilat makbuzlarını kullandığı göz önüne alındığında sanığın eyleminde icra dairelerini aracı olarak kullandığı kabul edilerek eyleminin TCK 158/1-d kapsamında kaldığı, yine sanığın serbest avukat olarak görev yaptığı, aynı zamanda katılana hukuki alanlarda vekil olarak hizmet verdiği, bu anlamda sanığın bu eylemleri gerçekleştirirken avukatlık mesleğinden dolayı kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirmesi nedeniyle sanığın eyleminin aynı zamanda TCK 158/1-i maddesi kapsamında kaldığı göz önüne alınarak sanık hakkında yukarıda bahsi geçen maddeler uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Sanığın eyleminin birden fazla nitelikli hal kapsamında kalması, oluşan zararın miktarı, suç kastının yoğunluğu göz önüne alındığında sanık hakkında cezanın teşdiden belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Yine sanığın katılan kuruma karşı dolandırıcılık eylemini bir suç işleme kararının icrası cümlesinden olmak üzere değişik kereler işlediği anlaşıldığından hakkında zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanmış, sanığın eylemlerinin uzun süre devam etmesi ve zincirleme suç sayısı dikkate alındığında TCK 43/1 maddesi uyarınca cezaya yapılacak artırım en üst hadden uygulanmıştır. Her ne kadar sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; sanığın eylemde kullandığı icra dairelerine ait izlenimi verilen tahsilat makbuzlarının fotokopisini sunduğu, asıllarının elde edilmediği, her ne kadar sanık tarafından bu makbuz fotokopilerinin arka tarafına ‘aslı dosyasındadır’ yazısı yazılmak suretiyle imzalanmış ise de söz konusu yazının makbuz fotokopisinin ön yüzüne yazılmadığı, kaldı ki yazı içeriğinde ‘aslı gibidir’ ibaresi yerine ‘aslı dosyasındadır’ ibaresinin kullanıldığı, bütün bunlarla birlikte Yargıtayın kararlılık gösteren içtihatlarında, belirtildiği üzere belgeyi aslı gibidir onaylayan şahsın onay yapmaya yetkili olmasının gerektiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 56/1 maddesi uyarınca bir avukatın çıkardığı vekaletname örneğini aslına uygun şekilde imzalayıp onaylayarak yargı mercileri, resmi daireler ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmünü taşıdığı belirtilmekle bu hususun sadece vekaletname için geçerli olduğu, yine aynı kanunun 56/2 maddesi uyarınca avukatların vekaletname haricinde asılları kendilerinde bulunan her türlü kağıt ve belgeyi kendileri onaylayabilmekle birlikte bunun sadece yargı mercileri ile diğer adalet dairelerine verebileceklerinin düzenlendiği, yargı mercileri ve adalet daireleri dışında bu onayların hüküm ifade etmeyeceği göz önüne alındığında sanığın katılan kuruma sunduğu sahte tahsilat makbuz fotokopilerini aslı gibidir onaylama yetkisi bulunmadığı göz önüne alındığında TCK 204/1 maddesinde belirtilen suçun manevi unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.” gerekçesiyle hüküm tesis ettiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun 06.03.2024 günlü üst yazısı ile şikâyetli avukat hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama talebi hakkında karar verilebilmesi için şikâyetli avukatın dinlenmesi gerektiği ancak şikâyetlinin … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu ve dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından naip üye yolu ile dinlemesi hususunda Baro Disiplin Kurulu üyelerinin yetkilendirildiği,
Naip üye tarafından 15.03.2024 günü şikâyetli avukatın sözlü savunmasının alındığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosyamızın incelenmesinde; … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/66 esas, 2024/9 sayılı 12.01.2024 tarihli Beraat/Mahkumiyet kararı ve dosya İncelenmekle; şikâyet edilen avukat hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2023 tarih 2023/4136 soruşturma, 2023/1373 esas, 2023/160 sayılı iddianamesi ile başlatılan soruşturma sonucunda ‘resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçlaması ile kamu davası açıldığı, yargılama sonunda ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan ‘beraat’ kararı verildiği, ‘dolandırıcılık’ suçu yönünden sonuçta ‘10 yıl 11 ay 7 gün hapis ve 116.660,00-TL. para cezası ile cezalandırılmasına’ karar verildiği, kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 2024/314 esas, 2024/287 sayılı ilamı ile sanık hakkında … 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/405 esas sayılı dosyasında davanın tarafları ve konusu arasında sıkı fiili ve hukuk bağlantı bulunması hukuki kesinti, mükerrerlik ve zincirleme suç konuları birlikte değerlendirilerek karar verilmesi amacı ile tutukluluk halinin devamına karar verilerek dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar iddia ve yargılama konusu eylemler Avukatlık Kanunu 5/a kapsamında kalmakta ise de iddiaların sübuta ermediği ve yargılamanın devam ettiği, maddenin uygulanması yönünde kesinleşmiş mahkeme kararının da bulunmadığı, karşılıklı iddia ve şikâyetlerin bulunduğu dikkate alındığında uygulanması talep edilen tedbir kararının bu aşamada reddine karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetçi vekilinin 16.04.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın işbu dosyadaki eylemi nedeniyle, … 15.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı eylemlerin dışında, benzer yöntemlerle Federasyonun taraf olmadığı 4 ayrı İcra Müdürlüğü dosyasında aldığı avansları yatırmadığının, yatırılmış gibi sahte icra tahsilat makbuzları düzenleyerek avansı kapattığının, avansların tamamını uhdesine geçirdiğinin, farklı tarihlerde 13 kez bu yöntemle kurumun parasını haksız olarak mal edindiğinin anlaşıldığını buna ilişkin bu kez de … 35. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında yargılama başlatıldığını, … 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/66 esas sayılı mahkumiyet kararının, istinaf edilmesi nedeniyle … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 2024/314 esas sayılı dosyasında, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle … 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava ile birlikte yargılamanın yürütülmesi gerekçesi ile usulü eksikliğin giderilmesi amacı ile CMK 280/1-f maddesi gereğince kararın bozulduğunu, tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşmanın 12.06.2024 gününe bırakıldığını, hakkında adli kontrol kararı verilip bilahare tutuklanan şikâyetli avukat hakkında suçun işlendiğine dair somut delillerin varlığı konusunda gerek sulh ceza hakimliği gerekse Ağır Ceza Mahkemelerince verilmiş onlarca yargı kararı mevcut olup, tutuklamanın devamına karar verilmekle şikâyetli avukat hakkında kuvvetli suç şüphesi varlığının sürmekte olduğunu, … Barosu Yönetim Kurulunca, isabetli şekilde disiplin soruşturması aşamasında toplanan deliller ile şikâyetli avukatın mesleğini ifa etmesinin doğru olamayacağı sonucuna vararak, şikâyetli avukatın tedbiren işten yasaklanması talebinde bulunulmasına karşın, Disiplin Kurulunca, mevcut yargı kararlarının, kanıtların ve etik kuralların görmezden gelindiğini, Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesine göre tedbiren işten yasaklama kararı verilmesi için bu aşamada toplanan delillerin yeterli ve makul olduğunu, şikâyetli avukatın, tutuklu bulunduğu cezaevinde gerekli koşullar sağlanarak … Barosu Disiplin Kuruluna savunma verdiğini, duruşma yapılarak vekili aracılığı ile savunma yaptığını belirterek kararın kaldırılarak şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasını talep ettiği,
Şikâyetli vekilinin bilatarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, Kurulumuzca cezai yaptırımla sonuçlanması ihtimali bulunan tüm yargılamalar açısından olduğu gibi kovuşturma aşamasına başlanılabilmesi için, soruşturma, araştırma ve daha genel bir ifade ile delillerin toplanması aşamasının tamamlanmasına gerek olduğunu, müvekkilinin meslekten yasaklanması talebinin de delillerin incelenmesini gerektiren bir talep olduğunu, bunun bir “tedbir” olmasının, delillere dayanması zorunluluğunu ortadan kaldırmamakta olduğunu, Ceza Mahkemesinde yargılama sürerken, bu dava dosyalarındaki her bir hususun işbu disiplin yargılaması açısından değerli olduğunu bu nedenle herhangi bir inceleme yapılmaksızın herhangi bir tedbir kararı verilmesinin düşünülemeyeceğini, CMK uyarınca yürütülecek yargılamalar kapsamında toplanacak deliller üzerine bir karar kurulacağı gözetildiğinde, müvekkili lehine tüm deliller toplanmaksızın herhangi bir kovuşturmaya başlanılmasının da düşünülemeyeceğini belirterek itirazın reddini talep ettiği görülmektedir.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1.Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2.CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3.Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Dosyanın incelenmesinde; şikâyetli avukatın “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçu bakımından 10 Yıl 11 Ay 7 Gün Hapis ve 116.600 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmekle kesinleşmediği, Baro Disiplin Kurulu’nca Avukatlık Kanunu’nun 153. maddesi düzenlenmesine uyulduğu; şikâyetli avukatın sözlü savunmasının aldığı görülmektedir.
Avukatlık, itibar ve güven mesleğidir. Şikâyetli avukat, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesine giren bir suç nedeniyle yargılanmış, neticeten “dolandırıcılık” eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş, böylece mesleğinin itibarının ve güveninin zedelenmesine neden olmuştur. Avukatlık Kanunu’nun 153 ile 158.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın dosya kapsamı ile sabit olan eylemi, tedbiren işten yasaklama kararını gerektirmiştir.
Bu nedenle, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği görülmekle, itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulu’nun kaldırılmasına ve şikâyetli avukatın tedbiren işten yasaklanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçi vekilinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Tedbiren İşten Yasaklama Kararı Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 05.04.2024 gün ve 2024/1 Müteferrik Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
2-Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince şikâyetli avukatın
TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA,
kararın gereği için derhal Baro Başkanlığına gönderilmesine,
3-Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince kararın onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe