Dava kendisine ihbar edilen ve davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer alan üçüncü kişi, kendisine karşı dava açılmış gibi cevap dilekçesi verip usul işlemleri yapmış olsa bile, davadaki sıfatı "davalı" değil "fer'i müdahil" olarak kabul edilir (HMK m.66). Bu nedenle yanında katıldığı taraf hakkında verilen hüküm fer'i müdahil hakkında kurulamaz ve fer'i müdahil yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Detaylı özeti gör
Somut olayda, davacı kadın tarafından aile konutu niteliğindeki taşınmaza eşin rızası alınmadan konulan ipoteğin kaldırılması istemiyle M.. G..'e karşı dava açılmış, dava sonradan ipotek alacaklısı bankaya (Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.) ihbar edilmiştir. İhbar üzerine banka, ayrı bir müdahale dilekçesi vermemiş; kendisine karşı dava açılmış gibi "davalı" sıfatıyla cevap dilekçesi verip davanın reddini istemiş, delillerini bildirmiş ve duruşmalara baştan sona katılmış olsa da, davalı M.. G.. ile arasındaki rücu/halefiyet ilişkisi karşısında davadaki gerçek sıfatının davalı yanında "fer'i müdahil" (HMK m.66/1) olduğu kabul edilmiştir. Müdahilin yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği (HMK m.69/1, m.303) gözetilmeden banka hakkında da hüküm kurulması ve davacı yararına tayin edilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden bankanın sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Yerel mahkemenin direnme kararı, davalı M.. G.. yönünden onanmış; fer'i müdahil banka yönünden ise bu nedenle oybirliğiyle bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe