HMK Madde 179 Islahın etkisi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 179, ıslah, bunu yapan tarafın belirlediği noktadan itibaren usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur; ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu, keşif, isticvap tutanakları ve belirli koşullarda yemin işlemleri ıslahla geçersiz kılınamaz.

Resmi Metin

Islahın etkisi

Madde 179- (1) Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur.

(2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz.

(3) Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, ıslahın hangi usul işlemlerini etkilediğini ve hangilerini etkileyemeyeceğini düzenler. İlk fıkraya göre ıslah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur; yani ıslahın kapsadığı kısımdan sonraki işlemler hükümsüz hâle gelir. İkinci fıkra bu kurala istisna getirir: ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ıslahla geçersiz kılınamaz. Yeminin teklifi, reddi veya iadesi de, yerine getirilmiş olması ya da henüz yerine getirilmemiş olsa bile karşı tarafın bunu ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, ıslahla geçersiz kılınamaz.

Üçüncü fıkra ise bir denge unsuru getirir: ıslahtan sonra yapılacak tahkikatın sonucuna göre, ikinci fıkrada sayılan işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır. Böylece ıslahla korunan işlemlerin geçerliliği mutlak değildir; sonraki tahkikatın gösterdiği duruma bağlı kalır. Hüküm, ıslahın geriye etkili sonucunu belirlerken bir kısım ispat işleminin sonucunu koruma amacı taşır.

Gerekçe

Bu madde ile, ıslahın yapılması halinde hangi etki ve sonuçların doğacağı düzenlenmiştir. Madde esas olarak 1086 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin karşılığıdır. Söz konusu 87 nci madde, bu düzenlemede fıkralara ayrılmış, ifadesinde ve kapsamında bazı değişiklikler yapılarak düzenlenmiştir.

Birinci fıkrada, ıslahın, ıslah eden tarafın belirteceği noktadan itibaren, usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağı belirtilmiştir.

İkinci fıkrada ise ıslah ile geçersiz sayılamayacak işlemler gösterilmiştir. İkrar, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu ve beyanları, keşif ve isticvap, eda edilmiş olan yemin yahut henüz eda edilmemiş olmakla birlikte eda edileceği kabul edilen veya iade edilen yahut edasından kaçınılan yemin ıslah ile geçersiz sayılamayacaktır. İsticvap, bir taraf işlemi olmadığından, isticvap sonucunda tutulan tutanağın hatalı yahut eksik olduğu gerekçesiyle ıslahı yoluna gidilemeyecektir. Yine bu duruma bağlı olarak isticvap esnasında ikrar vuku bulmuşsa, bu şekilde elde edilen ikrarın da ıslah yoluyla etkisiz kılınması mümkün olmayacaktır. İsticvap haricinde gerçekleşen ikrarın yine ıslah yolu ile etkisiz kılınamamasının sebebi ise ikrardan dönmeye ilişkin olarak “İkrar” başlıklı 192 nci maddenin ikinci fıkrasında özel hüküm getirilmiş olmasıdır.

Üçüncü fıkrada ise 1086 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin son cümle hükmü ifadesi sadeleştirilerek aynen kabul edilmiştir. Buna göre, ıslahtan sonra davanın aldığı şekle ve buna bağlı olarak yapılacak tahkikata göre, ikinci fıkrada belirtilen işlemlerin herhangi bir etkisi ve önemi kalmamışsa, bu işlemler de yapılmamış sayılacaktır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 183 üncü maddesi, teselsül nedeniyle 185 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.179 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2019/178 K. 2022/738 Direnme Bozuldu

Davanın tamamen ıslahı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olması nedeniyle yeni bir dava açılmamış sayılması sonucunu doğurur; bunun doğal sonucu olarak zamanaşımı ve hak düşürücü süre, ıslah tarihine göre değil ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınır (HMK m.179).

Detaylı özeti gör

Somut olayda davacılar 14.10.2013 tarihinde miras bırakana ait el yazılı vasiyetnamenin iptali istemiyle Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, davacılardan biri 02.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını tamamen ıslah ederek tenkis davasına dönüştürmüştür. İlk derece mahkemesi, TMK'nın 571. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dava ile ıslah tarihi arasında geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, HMK m.179 yönünden, tamamen ıslah edilen tenkis davasında hak düşürücü sürenin ıslah tarihine göre mi yoksa ilk dava tarihine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır. Hukuk Genel Kurulu, davanın tamamen ıslahında dava dilekçesi dâhil bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılacağını, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğunu ve bu nedenle hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacağını belirtmiştir. Buna göre tenkis davası, iptal davasının açıldığı 14.10.2013 tarihinde, hak düşürücü süre geçirilmeden açılmış sayılır; bu durum gözetilmeden direnme kararı verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!