HMK Madde 334 Adli yardımdan yararlanacak kişiler

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 334, Kendisi ve ailesinin geçimini zora düşürmeksizin dava giderlerini ödeyemeyen ve talepten açıkça dayanaktan yoksun olmayan kimseler adli yardımdan yararlanabilir; yabancılara karşılıklılık şartı uygulanır.

Yürürlükte AYM iptali var AYM iptali (2. fıkra) - AYM E.2024/78 K.2024/164

Resmi Metin

Adli yardımdan yararlanacak kişiler

Madde 334- (1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.

(2) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 Tarihli ve E: 2024/78, K: 2024/164 Sayılı Kararı ile.)

(3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 2. fıkra AYM E.2024/78 K.2024/164 · RG 21/11/2024, S.32729 Adli yardımdan yararlanacak kişileri düzenleyen maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 tarihli E.2024/78 K.2024/164 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal hükmü 21 Ağustos 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Birinci ve üçüncü fıkralar yürürlüktedir.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, adli yardımdan kimlerin yararlanabileceğini düzenler ve maddi yoksunluk ile talebin esasına ilişkin iki temel ölçütü bir arada arar. Birinci fıkraya göre, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler; iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde adli yardımdan yararlanabilir. Madde bu imkânı, talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydına bağlar. Üçüncü fıkra ise yabancılar bakımından, bu genel koşullara ek olarak ayrıca karşılıklılık şartı arar. Maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 tarihli kararı ile iptal edilmiştir.

Düzenleme, ödeme gücünden yoksunluğu tek başına yeterli görmeyip talebin açıkça temelsiz olmaması ölçütüyle birlikte değerlendirilmesini öngören bir süzgeç getirir. Yoksunluk kısmî de olabileceğinden, giderlerin tamamından muafiyet kadar bir bölümünden muafiyet de mümkün kılınmıştır. Adli yardımın kapsamı yalnızca dava aşamasıyla sınırlı tutulmamış; geçici hukuki korunma talepleri ile icra takibi de metinde açıkça sayılmıştır. Yabancılar yönünden karşılıklılık şartı, fıkra metninde “ayrıca” ifadesiyle birinci fıkradaki koşullara eklenen tamamlayıcı bir gereklilik olarak konumlanır.

Gerekçe

Anayasada düzenlenen hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için, gerekli yargılama giderlerini hiç veya sıkıntıya düşmeksizin ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması, sosyal hukuk devleti ilkesinin gereklerindendir. Bu gereğin yerine getirilebilmesi ise adli yardım ile mümkün olacaktır.

Adli yardımdan yararlanabilme koşulları, yoksulluk ve haklılıktır. Yoksulluk, tamamen fakr-u zaruret içinde bulunmak şeklinde anlaşılmamalıdır. Kendisi ve ailesinin normal geçimini sağlayacak kadar mal ve haklara veya gelire sahip olan bir kişinin, açmak zorunda kaldığı bir dava veya kendisine karşı açılan bir dava sebebiyle yapmak zorunda kalacağı harcamaları, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora düşürmeksizin karşılama gücünden yoksun olan kişilerin de adli yardımdan yararlanmaları icap eder. Haklılık koşulunun varlığı konusunda ise yaklaşık ispat ölçüsünde hakimde bir kanaatin oluşması gerekir. Talepte bulunan kişinin baştan açıkça haksız görülmüyor olması da, adli yardımın koşulu olan haklılığın ispatı için yeterli sayılabilir.

Maddenin birinci fıkrası hükmü, 1086 sayılı Kanundaki düzenlemenin günümüz Türkçesine uyarlanmış şeklidir. Ancak metne geçici hukuki koruma taleplerinde de adli yardımdan yaralanılabileceği yolunda bir ilave yapılmıştır. Bazen dava açılmadan önce talep edilmesi gereken ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumalarda özellikle teminatların oldukça yüksek meblağlara ulaşabileceği göz önüne alındığında, bu teminatı ve diğer yargılama giderlerini ödemek zorunda kalacak olan kişilere, haklı oldukları yolunda hakimde kanaat uyandırmaları halinde, adli yardım sayesinde, tüm giderlerden geçici olarak muafiyet tanınması, etkin bir hukuki korumanın gerçekleşmesine önemli ölçüde hizmet edecektir.

İkinci fıkrada, gerçek kişiler için öngörülen adli yardımdan, istisnai olarak, kamuya yararlı dernek ve vakıfların da yararlanabilmeleri düzenlenmiştir. 1086 sayılı Kanunda, gerçek kişilerden başka sadece hayır kurumlarının adli yardım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmişti. Ancak hukukumuzda, hayır kurumu adı altında bir tüzel kişilik kategorisi bulunmamaktadır. Kamuya yararlı dernek ve vakıfların faaliyetleri sırasında taraf olmak zorunda kalacakları dava ve işler sebebiyle yapacakları harcamaları karşılayacak yeterli mali kaynaklarının bulunmaması durumunda, gerçekleştirebilecekleri kamuya yararlı faaliyetlerin de tehlikeye girmesi söz konusu olabileceğinden, bu tür tüzel kişilerin de adli yardımdan yararlanmaları uygun bulunmuştur.

Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri için ise yoksulluk ve haklılık koşulları yanında, karşılıklılık koşulunun da bulunması gerekir. Türkiye’de adli yardım talebinde bulunan yabancının, vatandaşı olduğu ülkede, Türk vatandaşlarının da adli yardımdan yararlanabildiklerinin ispatında, iki veya çok taraflı uluslararası antlaşmalar ve ilgili ülkenin kanunlarından yararlanılabileceği gibi, fiili uygulamaların ispatı da yeterli olacaktır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 335, 336, 337, 338, 339 ve 340 ıncı maddeleri teselsül nedeniyle 337, 338, 339, 340, 341 ve 342 nci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!