TMK Madde 943 Taşınır rehninin zilyetliğin kaybıyla sona ermesi
TMK 943, taşınır rehninin alacaklının zilyet olmaktan çıkması ve onu zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hale gelmesiyle son bulmasını ve taşınırın alacaklının rızasıyla fiilen yalnız rehnedenin hakimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümlerinin askıda kalmasını iki fıkra üzerinden düzenler.
Resmi Metin
Zilyetliğin kaybı
Madde 943- (1) Taşınır rehni, alacaklının zilyet olmaktan çıkması ve onu zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hâle gelmesiyle son bulur.
(2) Taşınır, alacaklının rızasıyla fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümleri askıda kalır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Madde, taşınır rehninin alacaklının zilyet olmaktan çıkması ve onu zilyet olan üçüncü kişiden geri alamaz hale gelmesiyle son bulmasını ve taşınırın alacaklının rızasıyla fiilen yalnız rehnedenin hakimiyeti altında bulunduğu sürece rehnin hükümlerinin askıda kalmasını iki fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra rehnin sona ermesini iki şartlı bir koşula bağlar: alacaklı zilyetlikten çıkmış ve haksız zilyetten geri alma hakkını yitirmiş olmalıdır. Geri alma hakkının kaybı zilyetliğin iadesi davası açma yetkisinin ortadan kalkmasıyla gerçekleşir. İkinci fıkra rızalı zilyet değişikliğinde rehnin sona ermediğini, yalnız hükümlerinin askıda kaldığını öngörür; bu süre boyunca alacaklı paraya çevirme isteyemez ancak sıra muhafaza edilir. Avukatlık pratiğinde rehinli alacaklı vekili zilyetliğini terk etmemeli, ettiği takdirde de zilyetlik davası açma süresini kaçırmamalıdır.
Gerekçe
Eski Kanunun 857 inci maddesini karşılamaktadır.
Birinci fıkrayla taşınır rehninin sona ermesi, rehinli alacaklının rehnedilene zilyet olmaktan çıkması ve buna haksız zilyet olandan rehnedileni geri alma hakkını yitirmesi koşullarına bağlanmıştır. Geri alma hakkının kaybından kasıt, rehinli alacaklının rehin konusuna zilyet olan üçüncü kişilere karşı açabileceği zilyetliğin iadesi davası açma hakkını kaybetmesidir.(m.982- 984)
İkinci fıkrayla da, rehnedenin, rehinli alacaklının rızası ile rehnedilene zilyet olması, taşınır rehnini sona erdiren bir sebep olarak sayılmamış, ancak bu süre içinde taşınır rehnin hükümleri askıya alınmıştır. Buradaki askıdan kasıt, bu süre içinde rehinli alacaklının rehnin paraya çevrilmesini isteyememesi fakat rehnin önceden mevcut sırasını koruması anlamındadır. Rehneden, rehnedilen taşınırı rehin alanın rızası olmaksızın doğrudan zilyetliğine geçirmiş ise, bu taşınır rehnini doğrudan sona erdirmeyecek, bu halde taşınır rehni ancak birinci fıkradaki gibi, rehinli alacaklının ona karşı zilyetlik davası açma hakkını kaybettiği anda sona erecektir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe