TMK Madde 777 Kazandırıcı zamanaşımı

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 777, başkasının taşınır malının davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurulması suretiyle kazanılmasını, irade dışı zilyetlik kaybında bir yıllık geri kazanma rejimini ve süre rejiminin Borçlar Kanununa bağlanmasını üç fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Kazandırıcı zamanaşımı

Madde 777- (1) Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur.

(2) Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz.

(3) Kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, başkasının taşınır malının davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurulması suretiyle kazanılmasını, irade dışı zilyetlik kaybında bir yıllık geri kazanma rejimini ve süre rejiminin Borçlar Kanununa bağlanmasını üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimsenin zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olacağını hükme bağlar; dört unsur birlikte aranır. İkinci fıkra zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyedin bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımının kesilmiş olmayacağını öngörür. Üçüncü fıkra kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını düzenler. Avukatlık pratiğinde taşınır kazandırıcı zamanaşımı iddiasında bulunan vekili dört unsuru ayrı ayrı belgelemeli ve süre rejimi için Borçlar Kanununa başvurmalıdır.

Gerekçe

Eski Kanunun 701 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Madde, İsviçre Medeni Kanununun 728 inci maddesine uygun olarak üç fıkra haline getirilmiştir. Maddenin son fıkrasında, “alacak müruru zaman hakkındaki hükümler” yerine yapılan yollamanın daha anlaşılır hale gelmesini sağlamak üzere, “Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri”; birinci fıkrada da, 712 ve 713 üncü maddelerde olduğu gibi, bu düzenlemelerle uyumlu olmasını sağlamak üzere, “nizasız” yerine “davasız” deyimi kullanılmıştır. Ayrıca, “nizasız” yani “çekişmesiz” kelimesi de belirsizdir; Örneğin noterlik aracılığıyla gönderilen bir protesto veya fiili bir müdahale ve çatışma da “niza” olarak nitelendirilebilir. Oysa amaç, İsviçre Medeni Kanununu şerh ve tefsir eden bütün hukuk bilginlerini birleştikleri gibi, zilyede karşı bir istihkak veya müdahalenin önlenmesi davası açılmış olmasının niza (çekişme) sayılacağıdır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 4.HD içtihatları

Yargıtay 4.HD E. 2017/1762 K. 2020/472 Bozma

Taşınırda kazandırıcı zamanaşımı, ancak zilyetliğin malik sıfatıyla ve çekişmesiz sürdürülmesiyle işler; mal, hak sahibinin rızası dışında el konularak tutuluyor ve elinde bulunduran kendi işlemleriyle malik sıfatı taşımadığını doğruluyorsa koşullar gerçekleşmez.

Detaylı özeti gör

Ressam olan davacı, sergilenmek amacıyla 02/02/1996 tarihli geçici çıkış beyannamesiyle yurt dışına çıkardığı 33 adet yağlı boya tablosunun 02/02/1998'de yurda getirilişinde süre koşuluna uyulmadığı için gümrükte alıkonulması, ardından ardiye ücreti ödenmediğinden "gümrükte kalan eşya" sayılarak önce Maliye, sonra Kültür Bakanlığına devredilmesi üzerine, TMK m.683'e dayalı istihkak davasıyla eserlerin iadesini istemiştir. Asliye hukuk mahkemesi, tabloların 11/06/1998 ile 27/01/2010 arasında talep edilmediği gerekçesiyle TMK m.777 uyarınca davacının fikrî mülkiyet hakkı sürse de fiziki mülkiyet hakkının beş yıllık zamanaşımına uğradığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, olağanüstü zamanaşımının en önemli koşulunun malın malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız elde bulundurulması olduğunu belirtmiş; eserlere davacının rızası dışında el konulduğunu, davalı idarenin de kendi işlem ve yazışmalarıyla malik sıfatıyla zilyet olmadığını teyit ettiğini saptayarak m.777'nin koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varmıştır. Ayrıca ardiye alacağı gerekçesiyle eserlerin fiziki mülkiyetinin idareye geçtiğini benimsemenin Anayasa m.35'te korunan mülkiyet hakkına ölçüsüz ve orantısız bir sınırlama olacağını vurgulayarak kararı davacı yararına bozmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!