Taşınırda kazandırıcı zamanaşımı, ancak zilyetliğin malik sıfatıyla ve çekişmesiz sürdürülmesiyle işler; mal, hak sahibinin rızası dışında el konularak tutuluyor ve elinde bulunduran kendi işlemleriyle malik sıfatı taşımadığını doğruluyorsa koşullar gerçekleşmez.
Detaylı özeti gör
Ressam olan davacı, sergilenmek amacıyla 02/02/1996 tarihli geçici çıkış beyannamesiyle yurt dışına çıkardığı 33 adet yağlı boya tablosunun 02/02/1998'de yurda getirilişinde süre koşuluna uyulmadığı için gümrükte alıkonulması, ardından ardiye ücreti ödenmediğinden "gümrükte kalan eşya" sayılarak önce Maliye, sonra Kültür Bakanlığına devredilmesi üzerine, TMK m.683'e dayalı istihkak davasıyla eserlerin iadesini istemiştir. Asliye hukuk mahkemesi, tabloların 11/06/1998 ile 27/01/2010 arasında talep edilmediği gerekçesiyle TMK m.777 uyarınca davacının fikrî mülkiyet hakkı sürse de fiziki mülkiyet hakkının beş yıllık zamanaşımına uğradığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, olağanüstü zamanaşımının en önemli koşulunun malın malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız elde bulundurulması olduğunu belirtmiş; eserlere davacının rızası dışında el konulduğunu, davalı idarenin de kendi işlem ve yazışmalarıyla malik sıfatıyla zilyet olmadığını teyit ettiğini saptayarak m.777'nin koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varmıştır. Ayrıca ardiye alacağı gerekçesiyle eserlerin fiziki mülkiyetinin idareye geçtiğini benimsemenin Anayasa m.35'te korunan mülkiyet hakkına ölçüsüz ve orantısız bir sınırlama olacağını vurgulayarak kararı davacı yararına bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe