Üyelik için kanunda veya tüzükte aranan nitelikleri sonradan kaybedenin dernek üyeliği kendiliğinden sona erer; çıkarma kararının tebliğ edilmemiş olması bu sonucu değiştirmez. Üyeliği bu yolla sona eren kişi, genel kurul kararlarının iptalini isteme sıfatını taşımaz.
Detaylı özeti gör
Davalı derneğin üyesi olduğunu ileri süren davacı, genel kurul günü hazirun cetvelinde yer almadığını ve kendisine tebliğ edilmiş bir çıkarma kararı bulunmadığını belirterek 13.04.2022 tarihli genel kurul toplantısının iptalini istemiştir. Dernek ise üyelik güncelleme çağrısına rağmen mesleğini aktif olarak icra ettiğini belgelemeyen davacının asıl üyeliğinin 06.07.2020 tarihli yönetim kurulu kararıyla sonlandırıldığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının genel kurul tarihi itibarıyla geriye dönük dört yıl boyunca çalıştığı kurumların medya bölümünde aktif görevde bulunma şartını taşımadığını, üyeliğinin kendiliğinden sona erdiğini ve bu nedenle aktif husumet ehliyeti bulunmadığını kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi bu sonucu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 65. maddesine dayandırarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, derece mahkemelerinin gerekçelerini benimseyerek kararı usul ve kanuna uygun bulmuş ve onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe