TMK Madde 48 Tüzel kişilerin hak ehliyeti

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 48, tüzel kişilerin hak ehliyetini düzenlemektedir.

Resmi Metin

Hak ehliyeti

Madde 48- Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, tüzel kişilerin hak ehliyetini düzenlemektedir. Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler. Bu düzenleme, tüzel kişilerin hak ehliyetinin kapsamını belirlemekte ve bu ehliyeti insana özgü niteliklere bağlı haklar dışında gerçek kişilerle eşit tutmaktadır.

Tüzel kişilerin hak ehliyeti, gerçek kişilerinkinden farklı olarak yapısal bir sınırlamaya tâbidir: yaradılış gereği yalnızca insanlara ait olabilecek haklar tüzel kişilere tanınamaz. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde kenar başlığın “Medeni haklardan istifade” yerine teknik ve daha doğru bir ifade olan “Hak ehliyeti” olarak değiştirildiği ve hüküm değişikliği yapılmadığı belirtilmiştir.

Gerekçe

Maddenin kenar başlığında, yürürlükteki metnin kenar başlığındaki “Medeni haklardan istifade” deyimi yerine, teknik ve daha doğru bir ifade olan hem kaynak Kanunda hem de 1984 tarihli Öntasarıda kullanılan “Hak ehliyeti” terimi tercih edilmiştir.

Hüküm değişikliği yoktur, madde içerik itibarıyla yürürlükteki metnin aynıdır.

Böylece, yaradılış gereği sadece insanlara özgü olan ve maddede “…cins, yaş, hısımlık gibi…” ifadesiyle sınırlayıcı olarak sayılmayan nitelikler dışındaki bütün haklara ve borçlara tüzel kişilerin de ehil olduğu vurgulanmak suretiyle gerçek ve tüzel kişilerin ehliyet eşitliğini esas alan medeni hukuk yaklaşımı muhafaza edilmektedir. Ancak; yürürlükteki metinde kullanılan “…bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilirler” tarzındaki ifade, “… bütün haklara ve borçlara ehildirler.” şeklinde değiştirilmiştir. Nitekim, hak ehliyeti kavramı, haklara ve borçlara ehil olma şeklinde açıklandığı için kaynak Kanunda da (m. 53) aynı ifade kullanılmaktadır.

1984 tarihli Öntasarının 47nci maddesinde yer alan “Özel hükümler saklıdır.” şeklindeki ikinci fıkranın maddeye alınması, kaynak Kanun da izlenmek suretiyle, gereksiz görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1845 K. 2021/1320 Bozma
Usul

TMK m.48 uyarınca tüzel kişiler hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf (dava/takip) ehliyetine sahiptir; ancak tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliğinin taraf/takip ehliyeti yoktur, bu yetki Milli Eğitim Bakanlığına aittir ve HMK m.124/3 uyarınca taraf teşkili sağlanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliğinin kira sözleşmesinden doğan ihtilafta taraf/takip (dava) ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve taraf teşkilinin nasıl sağlanacağı. Değerlendirme: Hak ehliyeti olan her gerçek (TMK m.8) ve tüzel (TMK m.48) kişi taraf ehliyetine sahiptir; tüzel kişiliği olmayan okul aile birliğinin takip ehliyeti yoktur, bu yetki Milli Eğitim Bakanlığınındır; HMK m.124/3 uyarınca taraf teşkili sağlanmalıdır. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/736 K. 2024/379
Usul

Sonuç: Dosyanın yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Hizmet tespiti davasında Bölge Adliye Mahkemesinin "direnme" adı altında verdiği kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı ve temyiz incelemesinin HGK'ca mı yoksa Özel Dairece mi yapılacağı. Değerlendirme: BAM, bozmaya kısmen uyup yeni araştırma ve değişik gerekçeyle, hüküm fıkrasını da değiştirerek Özel Daire denetiminden geçmemiş karar vermiştir; bu nedenle ortada direnme değil yeni hüküm bulunmaktadır. Sonuç: Dosyanın yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2016/2558 K. 2021/389 Bozma

Sonuç: Direnme kararı, esasa girilmesi gerekirken iş ilişkisi yokluğundan red kararı verildiği için oy çokluğuyla bozulmuştur.

Detaylı özeti gör

Davacının davalı apartmanda oğlu/eşi yanında yardım niteliğinde mi yoksa bizzat kapıcılık (iş görme) edimini mi yerine getirdiği uyuşmazlığında HGK, davacının oğlunun askerlik döneminde tek başına kapıcılık hizmetini bağımlı şekilde yürüttüğünü, bunun eşine yardımdan ayrık tutulması gerektiğini, taraflar arasında iş ilişkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Sonuç: Direnme kararı, esasa girilmesi gerekirken iş ilişkisi yokluğundan red kararı verildiği için oy çokluğuyla bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

TMK Madde 48 - Tüzel kişilerin hak…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!