Akıl hastalığına dayalı kesin evlenme engeli yalnız ayırt etme gücünü sürekli ortadan kaldırmayan hastalıkları kapsar; ayırt etme gücü sürekli yoksa kişinin zaten evlenme ehliyeti bulunmaz. Evlenme anındaki durum Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu raporuyla saptanır.
Detaylı özeti gör
1979 yılında evlenen ve evlilik sürerken her ikisine de akıl zayıflığı tanısı konularak TMK m.405 uyarınca kısıtlanıp vasi atanan eşlerden davacı kadın, evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptalini, bu mümkün olmazsa boşanmayı istemiştir. Yerel mahkeme, otuz yıl sonra açılan davanın iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı ve BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme uyarınca evlenmenin engellilerin insan hakkı olduğu gerekçesiyle butlan istemini, davalıdan kaynaklanan bir kusur kanıtlanmadığı gerekçesiyle de boşanma istemini reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin TMK m.125 uyarınca evlenme ehliyetine sahip olmadığını, bu nedenle m.133'teki akıl hastalığı engelinin ayırt etme gücünü sürekli kaldırmayan hastalıkları kapsadığını; Sözleşmenin ise evlenme hakkını eşlerin serbest irade ve rızasına bağladığından butlan hükümlerini bertaraf etmediğini belirtmiştir. Buna göre davalının evlenme tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığının veya evlenmeye engel derecede akıl hastası olup olmadığının askerlik belgeleri, doktor raporları ve hasta gözlem kâğıtları eksiksiz getirtilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu raporuyla saptanması, mutlak butlan davası süreye tabi olmadığından geçen sürenin tek başına sonuca etkili olmaması gerektiği belirtilerek direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe