TMK Madde 107 Vakıf senedinde noksanlıklar

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 107, vakıf senedindeki eksikliklerin tescile etkisini düzenlemektedir.

Resmi Metin

Noksanlıklar

Madde 107- (1) Vakıf senedinde vakfın amacı ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise, diğer noksanlıklar vakfın tüzel kişilik kazanması için yapılan başvurunun reddini gerektirmez.

(2) Bu tür noksanlıklar, tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılabileceği gibi; kuruluştan sonra da denetim makamının başvurusu üzerine, olanak varsa vakfedenin görüşü alınarak vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.

(3) Tescili istenen vakfa ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amacın gerçekleşmesine yeterli değilse; vakfeden aksine bir irade açıklamasında bulunmuş olmadıkça bu mal ve haklar, denetim makamının görüşü alınarak hâkim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, vakıf senedindeki eksikliklerin tescile etkisini düzenlemektedir. Vakfın amacı ile özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise diğer noksanlıklar tescil başvurusunun reddini gerektirmez. Bu eksiklikler tescil kararı verilmeden önce mahkemece veya kuruluştan sonra denetim makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.

Üçüncü fıkra, ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve hakların amacın gerçekleşmesine yeterli olmaması hâlinde, vakfeden aksine irade açıklamasında bulunmadıkça bu mal ve hakların benzer amaçlı bir vakfa özgüleneceğini düzenlemektedir. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, amaç ve mal/hak belirlemesi dışındaki eksikliklerin tüzel kişilik kazanmaya engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

Gerekçe

Maddede kuruluş belgesindeki eksikliklerin etkisi daha açık ve tutarlı bir şekilde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, kuruluş belgesinde vakfın amacı ile bu amaca özgülenen mal ve hakların yeterince belirlenmemiş olmasının tüzel kişilik kazanmaya engel teşkil etmesine karşılık, diğer eksikliklerin tüzel kişiliğin kazanılmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. İkinci fıkrada, tüzel kişiliğin kazanılmasını engellemeyen eksikliklerin nasıl tamamlattırılacağı açıklanmıştır. Böylece bu tür noksanlıkların, tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılabileceği, kuruluştan sonra da denetim makamının başvurusu üzerine mümkünse vakfedenin görüşü alınarak vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılacağı düzenleme konusu yapılmıştır. Son fıkrada, ölüme bağlı tasarruf yoluyla kurulan vakıflarda, özgülenen mal ve hakların amacın gerçekleşmesine yeterli olmaması ihtimali bakımından, vakfedenin aksine bir irade açıklaması olmadıkça, denetim makamının görüşü alınarak hakim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgüleneceği ifade edilmiştir.

Amacı hukuka uygun olan bir vakfın, mal ve haklarının kullanılmasının hukuka veya ahlaka aykırı olması, vakfı uygun amaçlı vakıf haline getirmeyecektir. Zaten hukuka veya ahlaka aykırı koşul ve yüklemeler içeren ölüme bağlı tasarruflar, 515 inci madde gereğince geçersiz olacağından, ayrıca bir düzenleme getirilmesi gerekli görülmemiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 8.HD içtihatları

Yargıtay 8.HD E. 2024/4981 K. 2025/6380 Bozma

Vakıf senedindeki ad benzerliği, TMK m.107 anlamında giderilebilir bir noksanlıktır; amaç ve özgülenen mal ve haklar yeterince belirli ise mahkeme, başvuruyu reddetmek yerine senette ad değişikliği için süre verip oluşacak sonuca göre karar vermelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 10.08.2022 tarihli düzenleme şeklindeki noter senedine dayanarak yeni kurulacak vakfın hasımsız olarak tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kurulmak istenen vakfın adında yer alan ibarenin 1973 yılında kurulmuş bir vakfın adı olduğunu, bu adın kullanılmasının isim hakkına aykırı düşeceğini belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu adın kullanılmasının davacı için zorunlu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tüzel kişiliğe ilişkin TMK m.47-50 ile vakıflara ilişkin m.101, 102 ve 105 hükümlerini açıkladıktan sonra "noksanlıklar" başlıklı m.107'nin ilk iki fıkrasını aynen aktarmıştır. Daireye göre, vakıf adının daha önce kurulmuş bir vakfın adıyla benzerlik göstermesi nedeniyle davanın reddi yerine, davacıya senetteki vakıf adını değiştirmesi için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!