Vakıf senedindeki ad benzerliği, TMK m.107 anlamında giderilebilir bir noksanlıktır; amaç ve özgülenen mal ve haklar yeterince belirli ise mahkeme, başvuruyu reddetmek yerine senette ad değişikliği için süre verip oluşacak sonuca göre karar vermelidir.
Detaylı özeti gör
Davacı, 10.08.2022 tarihli düzenleme şeklindeki noter senedine dayanarak yeni kurulacak vakfın hasımsız olarak tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kurulmak istenen vakfın adında yer alan ibarenin 1973 yılında kurulmuş bir vakfın adı olduğunu, bu adın kullanılmasının isim hakkına aykırı düşeceğini belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de karıştırılma ihtimali bulunduğu ve bu adın kullanılmasının davacı için zorunlu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tüzel kişiliğe ilişkin TMK m.47-50 ile vakıflara ilişkin m.101, 102 ve 105 hükümlerini açıkladıktan sonra "noksanlıklar" başlıklı m.107'nin ilk iki fıkrasını aynen aktarmıştır. Daireye göre, vakıf adının daha önce kurulmuş bir vakfın adıyla benzerlik göstermesi nedeniyle davanın reddi yerine, davacıya senetteki vakıf adını değiştirmesi için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe