Yardım vakfından yararlanan kişi ödenti vermemişse ve vakıf senedi ile senedin eki niteliğindeki düzenlemeler de kendisine dava hakkı tanımamışsa, vakfa karşı edimin yerine getirilmesi davası açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmaz; bu iki dayanaktan birinin varlığı yeterlidir.
Detaylı özeti gör
Davacı, iki ayrı dönemde aynı şirkette çalıştığı halde emeklilik işlemlerinin yalnız son dönem esas alınarak yapıldığını ileri sürerek aylık bağlama işleminin iptalini ve aylığının her iki çalışma dönemi dahil edilerek yeniden hesaplanmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, uyuşmazlığın TMK m.110/4 hükmü ile vakıf mevzuatı çerçevesinde irdelenmesinin zorunlu olduğunu belirterek vakıf senedini ve senedin eki niteliğindeki "Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları"nı incelemiştir. Bu düzenlemelerde yararlananlardan ödenti kesileceğine ve edimlerin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde yararlananlara dava hakkı tanındığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı saptanmıştır. Ödenti vermeyen ve senetten doğan bir dava hakkı da bulunmayan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı sonucuna varılarak kabul kararı bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe