TK Madde 1 Tebligatın yapılması

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TK 1, kazaî merciler ile 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan kamu idareleri, barolar ve noterler gibi kurumların yapacağı tebligatın, elektronik ortam dâhil, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağını belirler.

Resmi Metin

Tebligatın yapılması

Madde 1 –

Değişiklik: · 6099 s.K. m.1

Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 6099 s.K. m.1
  2. Değişiklik 6099 s.K. m.18
  3. Ek fıkra 6764 s.K. m.20

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde Tebligat Kanununun makam bakımından kapsamını belirler: hangi makam ve mercilerin çıkardığı tebligatın bu Kanun rejimine tabi olduğunu ve bu tebligatın hangi kanallarla yapılacağını gösterir. Madde tek fıkradır, bent içermez. Maddenin tümü 11/1/2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilmiştir; gövdede görünen tek künye budur.

Kapsamdaki özne grupları şunlardır:

  • Kazaî merciler;
  • 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları;
  • vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler.

Bu makam ve mercilerce yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre yapılır. İbarenin işlevi vasıta değil rejim belirlemektir: elektronik ortamda gerçekleşen tebligat da bu Kanuna tabidir. Madde elektronik yolu zorunlu kılmaz; bu zorunluluğun hangi hâllerde doğduğu Tebligat Kanunu m.7/a’da düzenlenir. Elektronik ortamda tebligata ilişkin hüküm için ayrıca ertelenmiş bir yürürlük düzenlemesi yapılmıştır.

İcra kanalı ikilidir: tebligat Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Memur ya da zabıta vasıtasıyla tebligatın hangi hâllerde yaptırılacağı Tebligat Kanunu m.2’de düzenlenmiştir.

Gövdede görünmeyen ikinci bir değişiklik daha vardır: 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle birinci fıkraya, sosyal güvenlik kurumları ile ibaresinden sonra gelmek üzere vakıf yükseköğretim kurumları, ibaresi eklenmiştir. Bu olay parantez üretmediği için yalnız dipnotla taşınır; dolayısıyla vakıf yükseköğretim kurumlarının kapsama alınması 6099 değişikliğine bağlanamaz.

Madde tebligatı çıkaran makam ve mercileri sayar, muhatapları saymaz; barolar burada gönderen sıfatıyla yer alır, avukatlar bu listede yoktur. Kapsam dışında kalan bir merciin çıkardığı tebligatın akıbeti de bu maddede düzenlenmemiştir. Metin kurumu burada Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü olarak anar; konsolide metin ayrıca Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (Kanunun 7/a ve 26/A maddeleri ile Ek Madde 2 ve Geçici Madde 2) ve PTT İşletmesi (Kanunun 6 ncı maddesi) ibarelerini kullanır. Bu yalnız metin içi lafız farkıdır; güncel kurumsal statü ya da halefiyet sonucu çıkarılamaz.

İlgili Yargıtay Kararları - TK m.1 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E. 2024/12167 K. 2025/11403

Daire, tebligat görevinin posta ayrım ve dağıtımından farklı olduğunu belirterek dağıtıcının kurum personeli veya yüklenici çalışanı olup olmadığının araştırılmasını istemiştir. Personel statüsü ile görevi kötüye kullanmada mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat koşulları açıklanmadan verilen mahkûmiyet yeterli görülmemiştir.

Kararın genel özetini gör

Posta dağıtıcısı, tanık davetiyesini aynı konutta oturmayan kişiye teslim ettiği hâlde aksi yönde kaşe kullanması nedeniyle mahkûm edilmiştir. Daire, sanığın personel statüsü ve görevi kötüye kullanmanın cezalandırılma koşullarının araştırılmasını gerekli görmüştür. Fiilin icrai veya ihmali niteliği ile hak yoksunluğu uygulamasındaki hatalara da işaret ederek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/1426 K. 2024/2424

Duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesi, kanunda öngörülen tebligatın yerini tutmaz. Daire, vekile usulüne uygun davetiye gönderilmeden duruşmaya gelinmemesine dayanılarak dosyanın işlemden kaldırılmasını ve ardından davanın açılmamış sayılmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Kararın genel özetini gör

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davası, tarafların duruşmaya katılmaması ve dosyanın üç ay içinde yenilenmemesi gerekçesiyle açılmamış sayılmıştır. Yargıtay, kabul edilen mazeretlerden sonra duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesinin istenmesini yeterli görmemiştir. Usulüne uygun davet bulunmadığından işlemden kaldırmayı geçersiz bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E. 2021/5962 K. 2021/5361

Daire, kararda ele alınan mevzuat çerçevesinde tebligat yapma yetkisini, ihale edilebilen posta ayrım ve dağıtım işlerinden ayırmıştır. Sanığın kurum personeli mi yüklenici çalışanı mı olduğu araştırılmadan kamu görevlisi statüsü ve olası resmî belgede sahtecilik bakımından görevli mahkeme belirlenemez; karar bu eksiklikle bozulmuştur.

Kararın genel özetini gör

Tebliğ evrakında muhatap yerine başkasının imza attığı iddiasına ilişkin ceza dosyasında, sanığın personel statüsü ve evrakın niteliği yeterince belirlenmemiştir. Daire bunların kurumdan araştırılmasını istemiştir. Sanık kamu görevlisiyse eylemin resmî belgede sahtecilik oluşturabileceği ve ağır ceza mahkemesinin görevli olabileceği gözetilmediğinden hüküm bozulmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2019/7 K. 2021/197

CGK, 2017 tarihli uzlaştırma işleminde iadeli taahhütlü mektupla gönderilen teklifi kanuni tebligat yerine geçerli saymamıştır. Şikâyetçinin içeriği öğrendiği düşüncesi de TK 32 ile bu yöntemi geçerli kılmak için yeterli bulunmamış; cevap verilmemesine dayanılan mahkûmiyetin bozulmasına karşı itiraz reddedilmiştir.

Kararın genel özetini gör

Tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin dosyada, kanun değişikliği sonrası uzlaştırma işlemi yapılmıştır. Şikâyetçiye teklif formu iadeli taahhütlü mektupla gönderilmiş, cevap alınmayınca yeniden mahkûmiyet kurulmuştur. CGK, teklifin yöntemince yapılmadığı gerekçeli bozmayı yerinde bulmuş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını reddetmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2020/5025 K. 2021/2396

Daire, noter azilnamesinin sonuç doğurabilmesi için tebliğin kanuni usule uygun yapılmasını veya usulsüz tebliğin öğrenildiğinin belirlenmesini aramıştır. Silik mazbata fotokopisine dayanılarak azlin geçerli kabul edilmesini yeterli bulmamış; tebligat aslının getirtilip denetlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Kararın genel özetini gör

Davacı, davalılarla noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca hisse bedeli olarak 15.000 TL ödediği hâlde taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek, dava sırasında 36.000 TL'ye yükselttiği rayiç bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, satış vaadi tarihinde taşınmaz üzerinde iştirak halinde mülkiyet bulunduğunu, tek başlarına tasarruf yetkileri olmadığını ve sözleşmeyi kendilerine vekâleten imzalayan kişinin azledildiğini savunmuş; mahkeme davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay, bir davalı yönünden azilnamenin vekile tebliğine ilişkin silik fotokopi tebligatın usulüne uygunluğunun asıl evrak getirtilip incelenmeden belirlenemeyeceğini, diğer davalıların ise vekili sözleşme tarihinden önce azletmedikleri için işlemle bağlı ve edimi gereği gibi ifa etmemekten sorumlu olduklarını belirterek, her üç davalı hakkındaki red kararını davacı yararına bozmuştur.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!