HMK Madde 401 Delil tespiti: Görev ve yetki

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 401, henüz dava açılmamışken delil tespitinin esas davaya bakacak mahkemeden veya keşif yahut tanığın bulunduğu yer sulh mahkemesinden isteneceğini; dava açıldıktan sonra ise sadece davanın görüldüğü mahkemenin yetkili ve görevli olduğunu gösterir.

Resmi Metin

Görev ve yetki

Madde 401- (1) Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir.

(2) Noterlerin, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır.

(3) Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez.

(4) Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, delil tespitinde görev ve yetkiyi, henüz dava açılıp açılmadığına göre ikiye ayırarak düzenler. Birinci fıkra, dava açılmamış hâllerde tespitin esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden ya da üzerinde keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu veyahut tanık olarak dinlenecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenebileceğini gösterir. İkinci fıkra, noterlerin Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümleri saklı tutar. Dördüncü fıkra ise dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebinde sadece davanın görülmekte olduğu mahkemenin yetkili ve görevli olduğunu belirtir.

Düzenleme, tespit aşamasındaki yetki ve görev tartışmalarını sınırlayan bir mekanizma kurar. Dava açılmadan önce, başvurana esas mahkeme ile tespit konusunun bulunduğu yer sulh mahkemesi arasında bir seçim imkânı tanınmıştır. Üçüncü fıkra bu esnekliği tamamlar: esas hakkında açılan davada, delil tespitini yapan mahkemenin yetkisiz veya görevsiz olduğu ileri sürülemez; böylece usulüne uygun yapılan tespit, sonradan görev veya yetki itirazıyla geçersiz kılınamaz. Dava açıldıktan sonra ise bu seçim ortadan kalkar ve tespit yetkisi tek elde, davayı gören mahkemede toplanır.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 370 inci maddesindeki düzenlemeye karşılık gelen bu maddede, söz konusu eski düzenlemeden farklı olarak, delil tespitinde görev ve yetki konusuna tam bir açıklık getirilmekte ve bunun müeyyidesi de tespit edilmektedir. Henüz dava açılmamışsa, esas hakkında davaya bakacak mahkemeden tespit istenebileceği gibi üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin veya tanığın bulunduğu yerin sulh hakiminden de tespit istenebilecektir.

Dava açılmazdan önce delil tespiti isteği yetkisiz mahkemede yaptırılmaya teşebbüs edilirse, yetki itirazında bulunmak gerekir. Aksi halde, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, daha sonra esas hakkında açılan davada, tespitin yetkisiz ve görevsiz mahkemede yapıldığı ileri sürülemeyecektir.

Dava açıldıktan sonra delil tespiti işlemi, mutlaka davayı görmekte olan mahkemece yapılmalıdır.

Noterler tarafından yapılacak tespitler bakımından söz konusu olacak yetki meselesinin düzenlenmesi ise Noterlik Kanununa bırakılmaktadır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 403, 404 ve 405 inci maddeleri, teselsül nedeniyle 405, 406 ve 407 nci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 401 - Delil tespiti: Görev ve…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!