HMK Madde 389 İhtiyati tedbirin şartları

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 389, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya gecikme yüzünden ciddi bir zarar ya da sakınca doğacağı endişesi bulunan hâllerde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini ve bunun çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanabileceğini gösterir.

Resmi Metin

İhtiyati tedbirin şartları

Madde 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire hangi şartlarla karar verilebileceğini düzenlemektedir. Birinci fıkrada ihtiyati tedbiri gerektiren hâller; ikinci fıkrada bu hükmün çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanabileceği belirtilmiştir.

Birinci fıkraya göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da imkânsız hâle geleceğinden, veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Böylece tedbirin temelinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar hakkın korunması ve telafisi güç durumların önlenmesi düşüncesi yer alır. İkinci fıkra, birinci fıkra hükmünün niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanacağını öngörür. İhtiyati tedbire ilişkin talep, karar ve uygulama usulü Kanunun bunu izleyen maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 101 inci maddesinde ihtiyati tedbirin şartları tek tek sayılmıştır. Esasen bu sayım, ihtiyati tedbirin şartlarından daha çok, her bir hak veya şey bakımından ihtiyati tedbirin uygulamasını da kapsar bir düzenlemeyi içermektedir. Ayrıca 1086 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi genel bir düzenlemedir. Karışıklığa son vermek amacıyla, bu maddede ihtiyati tedbirin şartları tek hükümde toplanmıştır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında birinci fıkrada belirtilen hususların çekişmesiz yargıdaki ihtiyati tedbir bakımından da uygulanacağı belirtilmekle birlikte; çekişmesiz yargı işlerinin niteliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 392, 393 ve 394 üncü maddeleri teselsül nedeniyle 394, 395 ve 396 ncı maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.389 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2340 K. 2025/40

İhtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da imkânsız hâle gelmesi yahut gecikme sebebiyle bir sakıncanın veya ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi hâllerinde verilebilir; bu koşulları soyut iddialar dışında yaklaşık olarak ispat edemeyen tarafın tedbir talebinin reddi usul ve yasaya uygundur (HMK m.389).

Detaylı özeti gör

Karar, ihtiyati tedbirin HMK'nin 389. maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesine ilişkindir. Somut olayda dava, ticari şirkette yöneticinin azli ve şirkete kayyım atanması talebine yönelik olup, davacı Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden hem davalı şirkete tedbiren yönetim kayyumu atanmasını hem de şirketin taşınmazları, banka hesapları, araçları ve menkul mallarına ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi 14/10/2024 tarihli ara kararı ile bu istemleri reddetmiş, davacı vekili istinafa başvurmuştur. Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, dava konusu şirkette organ boşluğu bulunmadığı ve mevcut delil durumu karşısında, HMK'nin 389. maddesi anlamında kayyum atanmasını gerektirir bir durumun ve şirket mal varlığının devir ve temliklerinin önlenmesini gerektirir bir tehlikenin, davacının soyut iddiaları dışında HMK'nin 390/3. maddesindeki yaklaşık ispat koşuluna göre ispatlanamadığını belirlemiştir. Bu nedenle ihtiyati tedbir taleplerinin reddinde usul ve yasaya aykırılık görmeyerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2304 K. 2025/22

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin bulunması hâlinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m.389). Bu şartların varlığı, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesine bağlı olup, bu ispat sağlanamadığında tedbir talebinin reddi usul ve yasaya uygundur.

Detaylı özeti gör

Kararda, geçici hukuki koruma türlerinden olan ihtiyati tedbirin 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlendiği belirtilmiş ve m.389 yönünden şartlar şu şekilde açıklanmıştır: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi". Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği vurgulanmış; m.390/3 uyarınca haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu ayrı bir koşul olarak aranmıştır. Somut olayda bu yaklaşık ispatın sağlanamadığı değerlendirilerek tedbir talebinin reddine dair ilk derece ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!