HMK Madde 2 Asliye hukuk mahkemelerinin görevi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 2, malvarlığına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda, konunun değer ve miktarına bakılmaksızın ve aksine düzenleme yoksa görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu; başka mahkemeye verilmemiş dava ve işlere de bu mahkemenin bakacağını gösterir.

Resmi Metin

Asliye hukuk mahkemelerinin görevi

Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, asliye hukuk mahkemelerinin görev alanını belirlemekte ve bu mahkemeye genel görevli mahkeme niteliği kazandırmaktadır. Birinci fıkrada malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davaların; ikinci fıkrada ise diğer dava ve işlerin görev bakımından nereye ait olduğu düzenlenmiştir.

Birinci fıkraya göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın ve aksine bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığı ve şahıs varlığı davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; böylece görev, uyuşmazlığın parasal büyüklüğüne göre değil türüne göre belirlenir. İkinci fıkra, başka bir mahkemeye açıkça verilmemiş bütün dava ve işler bakımından da asliye hukuk mahkemesini görevli kılarak ona genel görevli mahkeme konumu tanır. Özel kanunlarda yer alan aksi yöndeki görev kuralları ise saklıdır.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasında, mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, yani konusu para olan yahut parayla ölçülebilen bir şey olan davalarda görevli mahkemenin tayininde dava konusunun davanın açıldığı tarihteki değerinin veya tutarının esas alınacağı hüküm altına alınmıştır. Bu madde çerçevesinde, davanın açılmasından sonraki aşamada dava konusunun değerinde yahut tutarında meydana gelen artma yahut azalmalardan, başlangıçta dava konusunun davanın açıldığı tarihteki değeri yahut tutarı esas alınmak suretiyle belirlenmiş bulunan mahkemenin etkilenmeyeceği hususu vurgulanmıştır. Sözü edilen hüküm, 1086 sayılı Kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuralla da, bu bağlamda paralellik arz etmektedir.

İkinci fıkra ise görevli mahkemenin belirlenmesinde dava konusunun çıplak değerinin yahut tutarının esas alınacağı; faiz, icra tazminatları, yargılama giderleri ile takip giderlerinin hesaba katılmayacağı hususu hüküm altına alınmıştır. Anılan yasal düzenleme, 1086 sayılı Kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasındaki bu konuyla ilgili düzenlemeyle de paralellik göstermektedir.

Üçüncü fıkrada, para alacaklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin belirlenmesinde dava dilekçesinde gösterilmiş bulunan tutarın esas alınacağı hususu vurgulanmıştır. Bu madde 1086 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasındaki kuralla paralellik arz etmektedir.

Dördüncü fıkrada ise dava konusunun para ile ölçülebilen bir şey olması halinde, mahkemenin dava konusunun değerini serbestçe kendiliğinden belirleyeceği hususu yasal çerçevede ifade olunmuş ve böylelikle 1086 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemedeki tereddüt ve yanlış anlaşılmanın tümüyle önüne geçilmiştir. Sözü edilen hüküm, görevin kamu düzenine ilişkin olmasının ve dolayısıyla tarafların tasarruf alanı dışında bulunmasının somut bir yansıma biçimidir. Ayrıca görev konusunun dava şartları arasında yer alması da bu alanın tarafların tasarruf alanının dışında bulunduğunun bir başka kanıtını teşkil etmektedir.

Maddenin son fıkrasında ise özel kanunlarda yer alan ve göreve ilişkin bulunan düzenlemelerin saklı bulunduğu hususuna açıkça işaret edilmiştir.


İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.2 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1.HD E. 2020/3171 K. 2021/2900 Onama

Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Bu nitelikteki bir uyuşmazlığın çekişmesiz yargı işi sayılarak sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir.

Detaylı özeti gör

Somut olayda ilk derece mahkemesi, uyuşmazlığı gaiplik davası gibi değerlendirip çekişmesiz yargı işi olduğunu belirterek dosyayı sulh hukuk mahkemesine görevsizlikle göndermiştir. Daire ise bu nitelemeyi kabul etmemiş; talebin dayandığı uyuşmazlığın malvarlığı haklarına ilişkin olduğunu gözeterek, HMK'nın 2. maddesi kapsamında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu doğrultuda bozma kararı verilmiş, bozmaya uyan mahkemenin yeniden kurduğu hüküm görev yönünden değil işin esası bakımından denetlenerek onanmıştır. Karar, malvarlığına ilişkin bir istemin yalnızca çekişmesiz yargı görünümü taşımasının görevi sulh hukuk mahkemesine kaydırmaya yetmeyeceğini göstermektedir.

Yargıtay 1.HD E. 2019/4608 K. 2020/5514 Bozma

Taşınmazın aynına, yani malvarlığına yönelik bulunan davalar bakımından çekişmesiz yargıya ilişkin hükümler uygulanamayacağından, bu tür davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2).

Detaylı özeti gör

Ne var ki, TMK'nın 588. maddesinden kaynaklanan davaların taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik bulunduğu gözetildiğinde, olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 382. ve 383. maddelerinin uygulanamıyacağı, bu hali ile HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görev kapsamında kaldığı tartışmasızdır. Hâl böyle olunca, işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!