HMK Madde 1 Görevin belirlenmesi ve niteliği

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 1, bir uyuşmazlığa hangi mahkemenin bakacağının yalnızca kanunla belirlenebileceğini ortaya koyar; göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir, yani taraflar bunları aralarında anlaşarak değiştiremez.

Resmi Metin

Görevin belirlenmesi ve niteliği

Madde 1- (1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, mahkemelerin görevinin hangi kaynaktan ve nasıl belirleneceğini düzenlemekte; göreve ilişkin kuralların hukuki niteliğini ortaya koymaktadır. Tek fıkra hâlinde iki temel esas öngörülmüştür: görevin ancak kanunla düzenlenebilmesi ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden sayılması.

Görevin kanunla belirlenmesi, hangi uyuşmazlığa hangi mahkemenin bakacağının taraf iradesine bırakılmadığı anlamına gelir. Kuralların kamu düzeninden olması ise, tarafların aralarında anlaşarak görevli mahkemeyi değiştirememesi ve görev hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi sonucunu doğurur. Görevin bulunmadığının anlaşılması hâlinde mahkeme görevsizlik kararı verir; bu kararın ardından izlenecek usul ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi Kanunun ilgili maddelerinde ayrıca düzenlenmiştir.

Gerekçe

Anayasanın 142. maddesi uyarınca mahkemelerin görevleri ancak kanunla tayin edilebilir; idare, düzenleyici idari işlemleri aracılığıyla göreve yönelik herhangi bir belirleme yapamaz. Maddenin birinci cümlesinde yer alan düzenlemede, anılan Anayasa kuralı yasal planda bir kez daha ifade edilmiştir. Şüphesiz, kanunla yapılacak olan göreve ilişkin belirlemenin, Anayasanın 37. maddesinde güvence altına alınmış bulunan tabii hakim ilkesine de uygunluk arz etmesi gerekir. Yine bu yasal düzenlemede, görev kurallarının niteliğine ilişkin bir belirleme de yapılmıştır. Bu belirleme ve görevin dava şartı haline getirilmiş bulunması sebebiyle 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesindeki düzenleme tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tercih yapılırken 1086 sayılı Kanunun 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme de bilinçli olarak göz ardı edilmiştir. Bu durum her şeyden önce görev kurallarının yargı erkinin işleyişiyle ilgili olması sebebiyle kamu düzeninden sayılmasının ve ayrıca Tasarının 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde açıkça dava şartı olarak nitelenmiş bulunmasının doğal bir sonucudur. Öte yandan 7. maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen düzenleme sulh hukuk mahkemelerinin tek hakimli, asliye hukuk mahkemelerinin ise 469 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde toplu mahkeme olarak öngörülmüş bulunmasını temel almaktadır. Bugün 08/04/1924 tarihli ve 469 Sayılı Mehakimi Şer’iyenin İlgasına Ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanun yürürlükten kalkıp yerini 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun alıp, bu Kanunda da açıkça asliye hukuk mahkemeleri tek hakimli mahkeme olarak öngörüldüğü için, 1086 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemenin temelindeki gerekçe tümüyle ortadan kalkmıştır. Yani bugün için hem sulh hukuk mahkemeleri hem de asliye hukuk mahkemeleri tek hakimli konumdadır. Sulh hukuk mahkemeleriyle asliye hukuk mahkemeleri arasında herhangi bir derecelendirme ilişkisi de yoktur. Dolayısıyla sulh hukuk mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemeleri arasındaki görev ilişkisi ile bu mahkemelerle özel mahkemeler arasında kurulmuş bulunan görev ilişkisi ve sonuçları arasında herhangi bir ayırım gözetilemez.

Görevin kamu düzenine ilişkin bulunmasının doğal sonucu, bu alanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir alan konumunda bulunmamasıdır. Yani taraflar anlaşmak suretiyle, bir başka ifadeyle görev sözleşmesi yaparak, somut uyuşmazlık bağlamında görevli olmayan bir yargı yerini görevli hale getiremezler. Diğer yandan, 1086 sayılı Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrası, aynen bu maddeye alınmıştır.


İlgili Yargıtay Kararları - HMK m.1 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/173 K. 2022/1782 Bozma

Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir; açık bir kanun hükmüyle özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer (HMK m.1).

Detaylı özeti gör

Karar, görevin ancak kanunla düzenlenebileceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu ilkesini (HMK m.1), açık kanun hükmüyle özel mahkemeye verilmemiş davaların genel mahkemelerin görevine girmesi rejimi yönünden somutlaştırmaktadır. Somut olayda davacı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü vekili, vasi atanmış bakıma muhtaç yetişkinin 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu uyarınca koruma altına alınarak bir bakım kuruluşuna yerleştirilmesine izin verilmesini istemiş; Mersin 5. Aile Mahkemesi, görevin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, talebin 4787 sayılı Kanun'un 6/1-c maddesine dayandığını ve karar verme görevinin aile mahkemesine ait olduğunu belirterek kararı bozmuş, mahkemenin direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu da talep konusunun TMK m.366 ile aile hukuku hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve bakıma muhtaç yetişkin hakkında koruma kararında aile mahkemelerinin görevli bulunduğunu kabul ederek direnme kararını BOZMUŞTUR.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

HMK Madde 1 - Görevin belirlenmesi ve…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!