Anasayfa » Aile Hukuku Avukatlığı » BOŞANMAYA CEVAP DİLEKÇESİ -2018

BOŞANMAYA CEVAP DİLEKÇESİ -2018

BOŞANMAYA CEVAP DİLEKÇESİ     

Aşağıda yer alan boşanma davasına cevap dilekçesi örneği her durum için farklılık göstererek hazırlanması gereken bir dilekçedir. Dilekçe sizlere bir örnek ve taslak olabilmesi adına paylalışmıştır. Dilekçede yer alan esasa dair çoğu husus kesilmiştir. Boşanma davası büyük hak kayıplarına uğranabilecek bir süreç olup profesyonel destek alınması önerilir.


 
 
ADANA 1. AİLE MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİ’ NE
 
 
DOSYA NO         : 2018/248. E.
 
DAVALI  VE          : İsim Soyisim (T.C.:..)
KARŞI DAVACI     (Adres)
 
VEKİLİ               : Av. Saim İNCEKAŞ
                                 (Adres)
 
DAVACI              : İsim Soyisim (T.C.:..)
VE MUKABİL      (Adres)
DAVALI
 
VEKİLİ                : Av. …
 
KONU                 :  Haksız ve hukuka aykırı davaya karşı cevaplarımız ve karşı davamızın kabulü dileğidir.
 
   DAVAYA CEVAPLAR
 
  Davacının müvekkilimiz aleyhinde açmış bulunduğu davayı ve dava dilekçesinde davacı vekili tarafından sıralanan asılsız iddiaları kabul etmiyoruz. Müvekkilim ile davacının evliliğinde eğer bir kusurlu var ise o da davacıdır. Bu hususu açıklamalarımızda ve mahkeme süresince sunacağımız deliller ile kanıtlayacağız.
 
1-) Davalı müvekkilim ile davacı Döne’nin tanışma süreci 2011 yılı itibari ile öğrencilik yaptıkları Fırat Üniversitesi’nde başlamış, süreç 17.09.2017 tarihinde evlilik ile neticelenmiştir.
 
2-) Davacı “Bipolar Duygu Durum Bozukluğu” hastalığının evlilikten önce kendisinden gizlendiğini iddia etmektedir. Bu iddia asılsız ve mesnetsiz olduğu gibi davacının davalı müvekkilimize bir şekilde kusur atfederek kendi kusurlarını gizleme niyetini ortaya koymaktadır. Şöyle ki:
 
Davalı müvekkil Ersin‘e ait evlilik sürecine kadar herhangi bir muayene yapılmamış ve teşhis konulmamıştır. Ersin‘in iddia konusu hastalığı gizleme niyetinde olabilmesi için öncelikle bu hastalıktan haberi olması gerekir idi. Davacının mesnetsiz iddialarını kanıtlaması gerekmektedir.
 
3-) Davacının “davalı eve gelmemeye başlamıştır” iddiası asılsız olmakla birlikte aynı zamanda davacının bir eş olarak davalı Ersin‘e destek olmadığını, büyük emekler vererek maddi kazanç sağlamaya çalışan Ersin‘e karşı en ufak bir eşten beklenen sevgi ve saygıyı göstermediğine delalet eder. Şöyle ki:
 
Davalı müvekkilimiz mevcut ülke koşullarında büyük zorluklar içerisinde ticaret ile uğraşmaktadır. Yeni evli bir şahıs olarak maddi refahını arttırmak, eşi ve kendisinin geleceğini sağlam temeller üzerine kurabilmek için büyük efor sarfetmektedir. Her bir zorluğun üstesinden gelebilmek uzun mesailer gerektirmekte ve bu nedenle davalı müvekkil Ersin eve geç gelebilmektedir.Davacının “Davalı eve gelmemeye başlamıştır” iddiası davalı Ersin için büyük bir üzüntü yaratmakta, Ersin‘in evliliğin refah seviyesini yükseltme emeklerini ve mesaisini hiçe saymaktadır. Davacı Döne evlilikte bir eşten beklenen destek, sevgi ve saygıyı göstermeyerek kusurlu taraf konumuna düştüğünü henüz dava dilekçesinde dahi kanıtlamıştır.
 
4-) Davalı müvekkilimizin hastalığı ….
 
 ….
 
5-) Davalı müvekkilimizin işlerinin …
 
6-)  Davalı müvekkil …
 
7-) Söz konusu…
 
😎 Davacı ..
 
9-) Davacının her sohbetin sonunda gündeme “boşanma” kelimesini getirmesi ve isteğini belirtmesi karşısında davalı Ersin manevi olarak çöküntüye uğramış, ailesini geçindirmek adına fazla çalışma saatleri ile evine katkıda bulunmaya çalışır iken  bir anda kendisini “boşanılmak istenen eş” konumunda bulmuştur. Davacı evliliğin temelinden sarsılmasında ağır kusurludur.
 
10-) Davacı mental olarak çöküntüye uğrattığı müvekkili tartışmalar sonucunda başka odada yatması için telkin etmiş, bu kusurlu davranışını dava dilekçesinde davalı müvekkile atfetmeye çalışmaktadır.
 
11-) Davacı  dava dilekçesinde bahsedildiği üzere kimya öğretmenidir. Mevcut ülke koşullarında “kimya” branşında bulunan iş bulma zorluğu, gerek özel sektörde gerek ise devlet kadrosunda “kimya” branşına dair bir işçi talebinin bulunmadığı aşikardır. Davacının bu stresli durumunda davalı müvekkilimiz evlilikten beklenen görevini gereği gibi icra ederek moral ve destek vermiştir. Dava dilekçesinde bu durumun “ben çalışmanı istemem, hiçbir yerde çalışma, tüm masraflarını ben karşılarım” iddiaları ile yansıtılması davacı tarafın kötü niyeti sonucudur.
 
Davalı müvekkilin banka havalesi ile yaptığı ödemeler davacıya her ay harcaması için verdiği bir kalem değildir. Bu havale ödemeleri davalı müvekkil Ersin‘in davacı Döne’ye olan borcuna yönelik ödemelerdir. Bu husus ziynet eşyalarına yönelik kısımda ayrıca açıklanarak ispatlanacaktır.
 
12-) Davalı müvekkil davacıdan aldığı tüm borcun ödemesini banka havalesi olarak ifa etmiştir. İlgili banka havalesi nüshaları sayın mahkemeye sunulacaktır. Davacı taraf mükerrer ödemeye yol açmaya çalışmakta, gerçek dışı iddialarda bulunmaktadır.
 
13-) Davalı müvekkilin ekonomik durumu son 1 yıldır kötüte gitmekte, …
 
14-) Müvekkile ait herhangi bir menkul ve gayrimenkul malvarlığı bulunmamaktadır. Bugüne kadar tapuda herhangi bir alım ve satım dahi yapmamıştır. Davalı Ersin annesi ile altlı-üstlü bir şekilde oturmaktadır ve söz konusu ev ise babasına aittir. Davacı tarafın asılsız ve mesnetsiz iddiaları evlilik kurumundan maddi kazanç sağlama niyetine yöneliktir.
 
15-) “Ortak evde bulunan eşyaların davacı tarafından alındığı” iddiasını davacı taraf ispatlamakla mükelleftir. Bu iddia gerçeğe aykırı olmakla birlikte davacı taraf evden ayrılırken dahi davalı müvekkil Ersin‘e ait leptop, telefon ve tableti yanında götürmüştür
 
16-) Dava dilekçesinde yer alan ve 3 sayfadan oluştuğu belirtilen 1’nolu delil davacı tarafından dosyaya sunulmamıştır. Bu iddia ile ilgili beyanımızı bahsi geçen belge sunulur ise yapacağız.
 
 
 
Haksız ve yersiz olarak müvekkilim aleyhine açılan davanın reddine, ağır kusurlu taraf olan davacı/karşı davalının tazminat taleplerinin reddine, sosyo-ekonomik durumu itibariyle nafaka ödeyecek durumda olmayan müvekkilimiz aleyhine istenen tedbir nafakası talebinin reddine, karşı davamızın kabulü ile arafların boşanmasına  evlilik birliğinin son bulması nedeniyle zarara uğrayan müvekkil lehine 50.000 TL maddi ve kişilik hakları zarar gören ve süreç boyunca aşşağılanarak kayba uğraması sebebi ile 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim. 
 
HUKUKİ NEDENLER : M.K sair yasal mevzuat
 
DELİLLER:  Tanık, Bağkur ve vergi borçlarını gösterir belgeler
 ve ileride delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile her türlü yasal delil
 
 
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;
 
1-Haksız ve yersiz olarak müvekkilim aleyhine açılan davanın REDDİNE,
 
2-Mukabil davamızın kabulü ile tarafların boşanmasına, müvekkil lehine 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine,
 
3-Masraflarla ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini,
 
Vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
 
 
                               Davalı Vekili
 
                           Av. Saim İNCEKAŞ
 
 
 
EK 1-Bağkur ve Vergi Borcunu Gösterir Belgeler
 
 
 
TANIK LİSTESİ:

…………….. AİLE MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

 

 

DOSYA NO                        : ……………. E.

CEVAP VEREN

DAVALI                             : ………………..

                                           

KARŞI TARAF DAVACI     : ………………..

KONU                               : Davaya cevaplarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR                  : Sayın   Mahkemenizin  yukarıda  esas   numarası  yazılı  dosyasında, davacı yan, MK.’nın 178. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, haksız olarak yoksulluk nafakası talebinde bulunmaktadır.

                                              Boşanma    davası     sürerken,     yoksulluk      nafakası    talebinde bulunmayan taraf, boşanma kararının kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle, artık yoksulluk nafakası talebinde bulunamaz.

                                           Davacı yanın haksız yoksulluk nafakası talebinin, zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

İSTEM SONUCU               : Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile;

                                           Davacı yanın, haksız yoksulluk nafakası talebinin, zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, Sayın Mahkemenizden saygılarımla arz ve talep ederim.

 

 

                                                                                                                   Davalı Vekili

                                                                                                            Av. Saim İNCEKAŞ


 KIRKLARELİ

AİLE MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya no:

 

 

DAVACI                   :   x

VEKİLİ                    :  x

 

DAVALI                    :           x

VEKİLİ                      :           Av. x

KONU                        :           Davaya karşı cevaplarımızın ve diyeceklerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR     :           1-Davacının dilekçesinde bildirmiş olduğu evlilik tarihi ve çocukların doğum tarihleri hakkındaki bilgilere bir diyeceğimiz yoktur.

                                               2-Müvekkilim davacının iddiasının tam aksine evine bağlı, eşine ve çocuklarına düşkün bir aile babasıdır. Müvekkilim çevresi tarafından da böyle bilinen sevgi ve saygı gösterilen bir kişidir. Evlilik birliği boyunca çocuklarına ve eşine her zaman sevgi ve saygı göstermiş, onların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gece geç saatlere kadar kahvehanede çalışmıştır. Müvekkilim davacının iddia ettiği gibi alkolik ve içki düşkünü bir insan değildir. Tam tersine eşine ve çocuklarına daha iyi bir hayat sunabilmek için gece yarılarına kadar çalışan dürüst ve namuslu bir insandır. Müvekkilim sabah 8.00’dan gece 24.00’a kadar çalışmaktadır. Kendisinin ne içki içecek ne de eşini aldatacak vakti ve zamanı olmadığını tüm tanıdıkları ve çocukları zaten mahkemede tanık olduklarında beyan edeceklerdir. Davacı Müvekkilimin gece neden geç geldiğini bildiği halde olmayacak sebeplerle kıskançlıklar yaratmış ve bu sebeple müvekkilime sürekli iftiralar atarak kavgalar çıkarmıştır. Davacı psikolojik sorunları nedeniyle karılık görevini yerine getiremediği gibi sürekli kendi ağabey ve ablalarının etkisiyle evlilik birliliğine en büyük zararı kendisi vermiştir. Abla ve ağabeylerinin sözlerini her zaman eşinden önde tutmuş onlar işe gir çalış dediği için işe girmiş tüm verilecek kararlarında eşine danışmak yerine ağabey ve ablarına danışmıştır. Müvekkilim eşinin psikolojik sorunlarını bildiği için ona her zaman anlayışla yaklaşmış bu sorunlu dönemini atlatabilmesi için kendisine destek olmaya çalışmıştır. Yukarıda da söz ettiğimiz üzere kendisinin karılık görevlerini ifa etmediğinin farkında olan davacı eş bu bilinçle eşinin kendisini aldattığı saplantısına kapılmış ve bu yöndeki asılsız suçlamalarıyla müvekkilim için hayatı çekilmez hale getirmiştir.Müvekkilimin Hüsniye adında bir kadınla  davacının iddia ettiği gibi bir gayri meşru ilişkisi söz konusu değildir.

                                               3-Müvekkilim tüm bu yaşananlara rağmen eşine olan sevgi ve saygısı nedeniyle kaprislerine katlanmış hatta ağabey ve ablalarının verdiği karar üzerine işe giren eşinin bu isteğini bile hiç istememesine rağmen ses çıkarmamıştır. Davacı işe girdikten sonra zaten yerine getirmediği karılık görevlerini iyice bırakmış ve “ben artık kendi paramı kendim kazanıyorum seninle daha fazla uğraşamam” diyerek en sonunda evini terk etmiştir. Müvekkilim eşini bu kararından caydırabilmek için çocuklarıyla birlikte eşinin kalmakta olduğu ablasının yanına gitmiş konuşmayı teklif etmiş fakat hiçbir zaman bunda başarılı olamamıştır. Çünkü abla ve ağabeyleri nedenini müvekkilimin de bilmediği bir sebepten dolayı sürekli bu evliliği bitirmek için uğraşmaktadırlar.

                                               4-En son duruşma gününden bir gün önce müvekkilim bana gelerek eşiyle son bir kez görüşmek istediğini bildirmiş, benimde yanlarında bulunmamı rica etmiştir. Bunun üzerine müvekkilim,  iki çocuğu, müvekkilimin ağabey ve yengesi ile davacı eşi iş çıkışı çalışmakta olduğu fabrikadan aldık. Birlikte yaptığımız görüşmede müvekkilim davacı eşine kendisini çok sevdiğini, yaşanan her şeyi bir tarafa bırakarak kendileri ve çocukları için bir kez daha denemelerini  ve dava dilekçesinde sözü geçen oturmakta oldukları evi kendisinin üzerine vermeyi teklif etmiş ve davacı eşte bunu kabul etmiştir. Biz kendi aracımızla onlarda kendi araçlarıyla evlerine dönmüşlerdir. Fakat birkaç saat sonra beni arayan müvekkilim ve oğlu davacının ablasına bu kararını bildirmek için oğluyla birlikte gittiğini fakat ablasının bunu kabul etmediğini bunun üzerine davacının oğluna “sen git, ablam kabul etmiyor ben gelemem” diyerek oğlunu gönderdiğini bildirmişlerdir.  Bu olayda da açıkça görüleceği üzere davacı her zaman abla ve ağabeylerinin sözüyle hareket etmekte kendi başına hiçbir kararı vermemektedir.

                                               5-Davacının bu tavırlarına rağmen müvekkilim eşiyle ve çocuklarıyla birlikte olmak istemiş ve tüm bu yaşananları yok farz edip evlilik birliğinin devamı için elinden geleni yapmıştır ve bundan sonrada yapmaya devam edecektir.

                                               6-Müvekkilim davacı eşinin tüm kusurlarına rağmen çocuklarına duyduğu sevgi ve evlilik kurumuna olan saygısı nedeniyle, evliliğini devam ettirmek istemektedir. Fakat mahkeme boşanmaya karar verirse;

                                               a)Evi terk etmekle davacı kusurlu bulunduğundan, ablası ve ağabeyinin emrivakisi ve kendisine bakmayı teklif etmeleri ve ev tutacaklarını vaat etmeleri üzerine yürüyen evlilik birliği zedelendiğinden, davacı kendisini garantiye alarak evi terk ettiğinden, yine çocuklardan bekar olan Onur babası ile kalmayı tercih ettiğinden,diğer çocuk eşi ile birlikte babası ve kardeşine bakmak ve  birbirlerine ekonomik destek sağlamayı da düşündüklerinden müvekkilim ve çocuklarının oturacak başka evleri bulunmadığından, evde çocukları ile birlikte oturmak müvekkilimin hakkıdır. Davacı talebinin reddini talep ediyoruz.

                                                b)Davacı sanki müşterek çocuk Onur annesi ile birilikte kalacakmış gibi taleplerde bulunmaktadır. Oysa müşterek çocuk Onur reşit olup kendi kararlarını verebilecek yaşta Üniversite öğrencisidir. Müşterek çocuk Onur babası ile birlikte kalmakta ve annesinin yanında kalmayı düşünmemektedir. Annesine haksız olduğunu defalarca söylemiş babasını tahrik etmemesini defalarca uyarmasına rağmen davacı eş psikolojik rahatsızlığı nedeniyle huzursuzluğu her zaman çıkaran taraf olmuştur. Davacı dilekçesinde eşyaların kullanımı ile ilgili karar talep etmekte ise de   eşyalar müvekkilim ve çocukları tarafından kullanılmakta ve kullanılmaya hakkaniyet gereği devam etmek gerekmektedir. Davacının taleplerinde haklı çıkmak gayesi ile fikri alınmadan müşterek çocuk adına talepte bulunarak mağdur kadın imajı vermeye çalışması iyi niyetle bağdaşmamaktadır. Zira evi terk eden davacıdır. Eve dönmesi için sevdiğini herkesin içinde söyleyen ve tek malvarlığı olan evini vermeyi teklif eden müvekkilimdir. İki eş birbirini sevmesine ve güvenmesine ve bu duygularla anlaşmasına rağmen sırf aile dışında davacı eşin abla ve ağabeyinin dileği olsun diye yuvasının yıkılmasına müvekkilim isyan etmektedir. Müvekkilim çocukları ile kalmakta ve birlikte yaşayabilmeleri için eşyalara ihtiyaçları olduğu açıktır. Davacının çocukları kullanarak ve onların  görüşleri alınmadan adlarına yapılan talebin reddi gerekir.

                                                c)Müvekkilimin adına kayıtlı bulunan gayrimenkulun satılmaması için tapuya konulan tedbire bir diyeceğimiz yoktur. Zira müvekkilim kendisine eşine ve çocuklarına ait olduğunu düşündüğü evi satmayacaktır.mal kaçırmayacaktır.Aile birliğinin devamı ve çocuklarının mutluluğu için evi davacıya vermeyi zaten teklif etmiştir. Ancak boşanma halinde davacı kusurlu bulunduğundan ve evin alınmasında katkısı bulunmadığından müvekkilimin hakkı olan ev müvekkilimin alın teri ve hakkıdır.

                                                d)Davacı maddi tazminat talep etmiş ancak maddi tazminatın gerekçesini açıklamamıştır. Müvekkilimin geliri ile geçinen davacı sırf 7-8 ay çalışması nedeniyle ve aldığını vermediği bir gelir için maddi tazminat olamayacağından davacının maddi tazminat ile ilgili talebinin reddi gerekir. Davacı kusurlu ve evi terk eden taraf olduğundan manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Karşılıklı tartışma ve itişme sonunda karakoldan alınan üç günlük rapor davada ve tazminat taleplerinde davacıyı haklı kılmaz. Zira olayın şahidi olan müşterek çocuk Onur yapacağı tanıklık ile bu dövme iddiasına açıklık getirecek ve davacının haksızlığı açığa çıkacaktır.

                                                e)Davacı dilekçesinde Müşterek çocuk Onur için parasal katkı adı altında nafaka talep etmektedir. Davacının müşterek çocuk Onur adına parasal katkı talep etme yetkisi yoktur. Zira Onur reşittir ve akli melekeleri yerindedir. Ancak davacı oğluna katkı yapmayı ve kendisini mahkeme kararı ile bağlamak istiyorsa bir diyeceğimiz yoktur. Müvekkilim oğlunun eğitimini bitirinceye ve hatta daha sonra ayakları üzerinde durana kadar yardım edecektir. Bunun için kendisine azami meblağ koymayı da düşünmemektedir.Davcının yasal dayanaktan yoksun talebinin reddi gerekir.

  1. f) Müvekkilim evin Toplu Konut idaresine olan borcunu aksatmadan ödemektedir ve ödemeye devam edecektir.

  1. g) Evini terk edip, karakolda tutulan ve doğrusu mahkemede dinlenecek tanıklar ile kanıtlanacak üç günlük raporu bahane ederek evini terk eden çocuklarının bütün ısrarlı yalvarmalarına rağmen abla ve ağabeyinin sözünden çıkamadığı için evine dönmeyen boşanma davası ile maddi çıkar sağlamaya çalışan kötü niyetli davacının 24 yıllık evliliği bitirerek müvekkilime verdiği manevi acıyı karşılamak üzere 10.000.000.000.TL. manevi tazminatın davacıdan alınarak müvekkilime verilmesini talep ediyoruz.

 

DELİLLER

A)TANIKLAR

 

1-     X

 

2-      X

 

3-      X

 

4-      X

 

5-      X

 

  1. B) Sair deliller

 

 

SONUÇ                      :           Sunulu nedenlerle; Davanın reddi ile mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini müvekkilim adına talep ile arz ederim.

 

 

                                                                                                                                  Davalı vekili

                                                                                                                                  Av.Saim İNCEKAŞ


                                                                                                      

Özet- Aşağıdaki Tabloda Bilgi Almak İstediğiniz Maddelere Tıklayabilirsiniz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Danışma Formu
WhatsApp
Telefon Görüşmesi
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.