Akıl Hastalığı Nedeni ile Boşanma Davası

Akıl Hastalığı Nedeni ile Boşanma Davası Açma

Akıl hastalığı nedeni ile boşanma davası açmak çok hassasiyet gerektiren ve son çare olarak uygulanması gereken bir durumdur. Akıl hastalığının diğer eş bakımından hayatı çekilmez hale gelmiş olması gerekmektedir. 

Boşanma sebeplerinden birisi de evlilikten  sonraki akıl hastalığıdır. Evlilikten önce var olan akıl hastalığı evlenme engellerinden (TMK m. 133) olup, buna rağmen yapılan evlilikler mutlak butlan (TMK m. 145/b. 4) yaptırımına tabidir .

Madde 165 – Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

Akıl; bilip tanımayı, yargılamayı ve ilkelere göre davranmayı sağlayan insana özgü yetidir. Başka bir tanımla doğru davranmayı, doğru yargı vermeyi sağlayan düşünme biçimleri ve ilkeler bütünüdür. Akıl hastalığı ise, akıl ve ruhsal dengenin yitirilmesidir. Hukuken akıl hastalığı temyiz kudretini ve ceza ehliyetini kaldıran haldir.

Akıl Hastalığına Sebebiyle Boşanma Davası Şartları

Akıl hastalığının, boşanma sebebi olabilmesi için,

  • Dava açıldığı sırada var olması,
  • Hastalığın iyileşmeyeceğinin resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmiş olması,
  • Hastalık sebebiyle ortak hayatın davacı eş için çekilmez hale gelmiş olması gerekir .

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası, bu şartların oluşması halinde her zaman açılabilir. Yani dava açılabilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Kanunu dayanağı ise şu şekildedir: 

Boşanma sebebi olan akıl hastalığının evlenmeden sonra olması oluşması, bundan dolayı diğer eş için ortak hayatın çekilmez hale gelmesi, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının da resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi gerekir ki, boşanmaya karar verilebilsin. Hangi tür rahatsızlıkların tedavisi mümkün bulunmayan nitelikte akıl hastalığı olduğu ise tıp ilminin alanına
girmektedir. Bu kapsamda rapor alınırken hastalığın niteliği, hastalığın diğer eş yönünden ortak hayatın çekilmez hale getirip getirmeyeceği ve bilhassa hastalığın geçmesine olanak bulunup
bulunmadığı hususlarının irdelenmesi gerekir.

Evlenmeden önceki akıl hastalığı boşanma davasının değil, evlenmenin iptali davasının konusu olabilecektir. Akıl hastalığına rağmen genel boşanma nedeni olan şiddetli geçimsizlik sebebine dayalı boşanma davasının açılması halinde ise rahatsızlığı nedeniyle evlilikte kendisine yüklenen görevleri yerine getirmesi beklenemeyeceğinden, başka bir anlatımla hasta olan davalı eşi davranışlarının iradı olduğu kabul edilemeyeceğinden ve ortada akıl hastalığı nedeniyle açılmış bir boşanma davası da bulunmadığından TMK’nın 166. maddesine dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilecektir.

Başka bir anlatımla akıl hastası eş aleyhine davranışlarının iradi olmamasından dolayı akıl hastalığı dışında diğer özel veya genel boşanma nedenlerine dayanak olarak boşanma davası açılamaz.

Davalı eş hakkında vesayet dosyası varsa bu dosya da celbedilerek Adli Tıp Kurumu’ndan yukarıda belirtilen usul ve nitelikte mütalaa alınarak hüküm tesis edilmelidir. Davalıya vasi tayin edilmiş ve vesayet altına alınma ile ilgili raporun Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesinde yazılı unsurları taşımadığının anlaşılması halinde ise vesayet dosyası celbedilerek Adli Tıp Kurumu’ndan davalının hastalığının, ortak hayatın diğer eş yönünden çekilmez hale getirip getirmeyeceği, hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı hususlarında mütalaâ alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Akıl hastalığından dolayı aleyhine boşanma davası açılan davalının vesayet altına alınmasına ilişkin bir kararın mevcut olmaması halinde mahkemece TMK. m. 405, 462/8 ve HUMK’un 405 ve
42. maddeleri uyarınca öncelikle davalının vesayet altına alınıp alınmayacağı hususunda davalının son yerleşim yeri nöbetçi sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunarak bu davanın sonucunu
bekleyip, vasiyi davaya dahil ederek taraf teşekkülünü sağlayıp davanın esasına geçecektir.

Akıl Hastalığı Sebebiyle Açılan Boşanma Davalarında İspat

Akıl hastalığı, kusura dayanmayan , özel ve nisbi bir boşanma sebebidir. Kanun’da da belirtildiği gibi, dava açılabilmesi için, sadece akıl hastalığının olması yeterli olmayıp, bunun yanında hastalığın evlilik birliğini diğer eş için çekilmez bir hale getirmiş olması gerekir .

Bu bakımdan akıl hastalığı sebebine dayanılarak açılan bir boşanma davasında öncelikle akıl hastalığının olup olmadığının ve varsa bu hastalığın iyileşmeyeceğinin resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmiş olması (TMK m. 165) gerekir.

Bunların yanında davacı eşin ispat etmesi gereken en önemli husus, hastalığın kendisi için evlilik birliğini çekilmez hale getirdiği iddiasına dayanak yaptığı maddi vakıaların ispatıdır . Dolayısıyla hâkimin boşanmaya karar vermeden önce, davalı eşin akıl hastalığının diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirip getirmediğini araştırması gerekmektedir .

DAVANIN TARAFLARI

DAVACI: Eşinin akıl hastası olduğunu iddia eden eş.

DAVALI: Akıl hastası olduğu iddia edilen eş -akıl hastalığına dayanan davalarda bile husumet doğrudan doğruya davalı eşe yöneltilmesi, hastalık mevcut ise temsilci sıfatı ile vasiye tebligat yapılması, gelirse onun huzuruyla duruşmaya devam olunması gerekir.

GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

GÖREVLİ MAHKEME: Aile Mahkemesi (Kurulmayan yerlerde ise bu sıfatla görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi)

YETKİLİ MAHKEME: TMK’nın 168. maddesi gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

HAK DÜŞÜRÜCÜ VEYA ZAMANAŞIMI SÜRESÎ

Davanın açılması için herhangi bir süre söz konusu değildir.

YARGILAMA GİDERİ

Dava maktu harca tabidir. Davanın kabulü halinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilir. Davacının kendisini avukat ile temsil etmesi halinde avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen maktu avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilir, davanın reddine karar verilmesi halinde ise davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin de davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, davalının kendisini avukatla temsil etmesi durumunda ayrıca davalı lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Davada boşanmanın eki olan tedbir-iştirak-yoksulluk nafakaları, maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrıca herhangi bir harç veya avukatlık ücretine hükmedilmez.

Akıl Hastalığı İddiası Ön Mesele Yapılmalıdır

Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulur. Dava dilekçesinde davalının psikolojik rahatsızlığı olduğu ileri sürülmüş ve bir kısım Tanık beyanlarında da davalı kadının intihara kalkıştığı ileri sürülmüş bulunmasına göre mahkemece yapılacak iş, Türk Medeni Kanununun 405 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. maddeleri uyarınca davalı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele sayılması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.