TMK Madde 403 Vasi ve kayyım

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 403, üç fıkralı bir düzenleme ile vesayet hukukunun iki temel görev tipini birbirinden ayırır.

Resmi Metin

Vasi ve kayyım

Madde 403- (1) Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.

(2) Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.

(3) Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde üç fıkralı bir düzenleme ile vesayet hukukunun iki temel görev tipini birbirinden ayırır. Birinci fıkrada vasi, vesayet altındaki küçük veya kısıtlının hem kişilik hem de malvarlığı alanındaki yararlarını korumakla ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü kılınmıştır; bu çift yönlü görev tanımı, vasinin yetkisini hem maddi varlık yönetimine hem de kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin işlemleri kapsayacak biçimde geniş tutmaktadır. İkinci fıkrada kayyım kurumu tanımlanmış ve görev alanı sınırlandırılmıştır: kayyım yalnızca somutlaşmış tek tek işler için ya da malvarlığının yönetimi amacıyla atanır. Üçüncü fıkra, vasi hükümlerinin aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanacağını belirterek iki kurum arasındaki yapısal benzerliği yasal düzlemde teyit etmektedir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 353 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda mevcut “küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarını idare ve medeni tasarruflarda onu temsil” şeklindeki ifade, maddede “küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil” şekline dönüştürülmüş ve böylece vasinin yetkisi, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak genişletilmiş, vasiye vesayet alandaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır. Başka hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/18656 K. 2009/4505

Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m.640) özel kayyım niteliğinde olup, TMK m.403 uyarınca vasi hakkındaki hükümler, aksine bir hüküm bulunmadıkça bu temsilci (mümessil) hakkında da uygulanır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, miras ortaklığı temsilcisinin hesaplarına ilişkin vesayet makamınca verilen karara karşı mirasçının asliye hukuk mahkemesi nezdinde temyiz yoluna başvurması noktasında toplanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, miras ortaklığı temsilcisini (TMK m.640) özel kayyım niteliğinde kabul etmiş ve TMK m.403 uyarınca vasi hakkındaki hükümlerin, aksine bir hüküm bulunmadıkça kayyım (mümessil) hakkında da uygulanacağını esas almıştır. Bu çerçeve üzerine Daire; vesayet makamının temsilcinin belli sürelerde vereceği rapor ve hesapları incelediğini (TMK m.464), bu kararlara karşı tebliğ gününden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edilebileceğini (TMK m.461) ve denetim makamının vereceği kararların kesin olduğunu belirtmiştir. Bu denetim rejimi uyarınca Daire, mirasçının asliye hukuk mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin reddine oybirliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2021/1979 K. 2021/3053

Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür; kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek üzere atanır (TMK m.403).

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, boşanma davasının davalısı olan kadının yargılama sürerken TMK m.407 uyarınca (bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet nedeniyle) kısıtlanması üzerine, kısıtlamadan önce vekâlet verdiği vekilin temyiz başvurusunda bulunma yetkisinin devam edip etmediğine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK m.403 gereğince kısıtlanan kişinin hukukî işlemlerde temsil yetkisinin vasiye geçtiğini; TBK m.513 uyarınca da kısıtlının ehliyetini kaybetmesiyle önceki vekilin temsil yetkisinin kendiliğinden sona erdiğini belirlemiştir. Dosyada vasi tarafından eski vekile verilmiş yeni bir vekâletname bulunmadığından, yetkisi sona eren vekilin sunduğu temyiz dilekçesi dikkate alınamamıştır. Bu nedenle usulüne uygun yapılmış bir temyiz kanun yolu başvurusu bulunmadığı sonucuna varılarak, Dairece yapılacak bir iş olmadığından dosyanın yerel mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2008/6337 K. 2008/9810 Onama

Vasi hakkındaki hükümler aksi belirtilmedikçe kayyıma da kıyasen uygulandığından (TMK m.403/son), kayyımın görevine son verilmesi de vesayet makamına aittir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, bir kayyımlık ilişkisinde hem kayyımlığın kaldırılmasına hem de kayyımın görevine son verilmesine ilişkin sulh hukuk mahkemesi hükmünün temyizine dayanmaktadır. Yargıtay, kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin temyiz yönünden, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş ve hüküm usul ve kanuna uygun bulunmuş olduğundan temyiz isteklerini reddederek hükmü onamıştır. Kayyımın görevine son verilmesine ilişkin kısımda ise; vasi hakkındaki hükümlerin aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanacağı kuralından (TMK m.403/son) hareketle, görevden almanın vesayet makamına ait olduğu (TMK m.397/2, 483 vd.), bu makamın kararına karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edilebileceği (TMK m.488) gözetilmiştir. Bu çerçevede Yargıtay, görevine son verme talebine ilişkin dilekçenin görev yönünden değerlendirilip reddi ve gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine (iadesine) karar vermiştir. Karar, m.403/son hükmü aracılığıyla vasiye dair görevden alma ve itiraz usulünün kayyımlıkta da kıyasen uygulanması esasını somutlaştırması bakımından TMK m.403 ile doğrudan ilişkilidir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!