İçeriğe geç

İİK Madde 62 Ödeme emrine itiraz: Süresi ve şekli

Özet 7 fıkra (1 mülga) · ~1 dk okuma

İİK m.62, itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilmesi mecburiyetini düzenler. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermezse itiraz edilmemiş sayılır. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir; aksi takdirde icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır.

İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 62 - Ödeme emrine itiraz: Süresi ve şekli

Resmi Metin

1 – Süresi ve şekli

Madde 62- (1) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

Değişiklik: · 4949 s.K. m.13

(2) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

Değişiklik: · 4949 s.K. m.13

(3) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

Ek hüküm: · 4949 s.K. m.13

(4) Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

(6) Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.

(7) Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.33
  2. Değişiklik 2. cümle 4949 s.K. m.13
  3. Değişiklik fıkra 4949 s.K. m.13
  4. Ek fıkra 4949 s.K. m.13
  5. Mülga (fıkra) 4. fıkra 4949 s.K. m.103

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

İtiraz eden borçlu için adresini güncel tutmak, itirazın kendisi kadar ağır bir yüktür. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmez ve tebliğ memuru da yurt içinde yeni adresi tespit edemezse, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Bu karine işlemeye başladıktan sonra borçlu, eline hiç geçmemiş tebligatların sonuçlarıyla bağlı kalır; taşınırken yeni adresi bildirmemek, takibin geri kalanının borçlunun haberi olmadan yürümesine yol açar.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.62 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2019/731 K. 2022/1317 Bozma

Borca itiraz, takibin şekline göre uygulanacak İİK m.62/1 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi günlük yasal süre içinde icra dairesine yapılmak zorundadır. Bu itirazın icra dairesi yerine icra mahkemesine bildirilmesi geçersiz olup hukuki sonuç doğurmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Murisin ölümünden sonra mirası reddeden mirasçılar aleyhine başlatılan icra takibine karşı başvurunun borca itiraz mı yoksa süresiz şikâyet mi olduğu. Değerlendirme: Mirası ret kararı alan mirasçı hak/taraf ehliyetini kaybetmez; mirasın reddi maddi hukuka dayalı borca itiraz sebebidir ve İİK m.62/1 uyarınca süresinde icra dairesine yapılmalıdır. Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2018/67 K. 2021/1672 Bozma

İİK m.62/1 uyarınca itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtirazın takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapılması hâlinde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhâl yetkili icra dairesine gönderir.

Detaylı özeti gör

Alacaklı banka, reşit olmadan (12.04.1999, 18 yaş altı) kredi sözleşmesi imzalayan asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattı. Borçlular icra mahkemesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. HGK, asıl borçlunun reşit olmaması nedeniyle borcun doğmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, İİK m.62/1 uyarınca yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, icra mahkemesine yapılamayacağını belirtti. Sonuç: Direnme kararı bozuldu.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.62 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1722 K. 2020/1958 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kredi borcuna müteselsil kefil olan ve ipotek de veren borçlunun, hakkındaki ilamsız takibin İİK m.45'e aykırılığına dayanan başvurusuna ilişkindir; İİK m.62, ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinde ve davalının istinafa cevabında itirazların icra dairesine bildirilmesi gerektiği belirtilirken anılmış, daire ise başvuruyu İİK m.16 kapsamında şikâyet olarak nitelemiştir.

Detaylı özeti gör

Kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve aynı borç için taşınmazları üzerinde ipotek bulunan iki kişi hakkında bankaca genel haciz yoluyla takip başlatılması üzerine, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi, itirazların süresinde icra dairesine yapılması gerektiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Daire, kefillerden birinin şikayet tarihinden önce öldüğünü ve ölümle vekalet ilişkisi sona erdiğinden onun adına vekilce yapılan başvurunun aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer kefil yönünden ise kefalet borcunun ipotek teminatı kapsamında kalması nedeniyle önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olduğunu belirterek istinafı kısmen kabul edip ilk derece kararını kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.