HMK Madde 85 Yargılama gideri teminatı: Teminat gerektirmeyen hâller
HMK 85, davacının adli yardımdan yararlanması, teminatı karşılayacak taşınmazının ya da ayni teminatlı alacağının bulunması, davanın yalnız küçüğün menfaatini koruması veya ilama bağlı alacak için ilamlı icra yapılmış olması hâllerinde teminat istenemez.
Resmi Metin
Teminat gerektirmeyen hâller
Madde 85- (1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez:
- a) Davacının adli yardımdan yararlanması.
- b) Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması.
- c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması.
- ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, kural olarak teminat gösterilmesi gereken durumlarda dahi davacıdan teminat istenemeyecek hâlleri tek bir fıkra içinde dört bent halinde sayar. Maddeye göre davacının adli yardımdan yararlanması, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli bir taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması, davanın sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik açılmış olması ya da ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması durumlarında teminat istenemez. Hüküm, bu istisnaları sınırlı biçimde belirleyerek teminat yükümlülüğünün hangi koşullarda devreye girmeyeceğini gösterir.
Maddenin işleyişi açısından, sayılan hâllerden herhangi birinin varlığı teminat talebinin önüne geçer; bunun için davacının durumunu bu bentlerden birine dayandırması yeterlidir. Düzenleme, teminatın amacı olan güvencenin başka bir yoldan zaten sağlandığı veya teminat aranmasının yerinde olmayacağı hâlleri esas alır: adli yardım kararı davacının ödeme gücü yönünden korunmasını, yurt içindeki yeterli taşınmaz veya ayni teminatlı alacak ise alacaklının güvencesinin mevcut olduğunu ifade eder. Küçüğün menfaatine açılan dava ile ilama bağlı alacak için yapılan ilamlı icra takibi de teminat dışında tutulmuştur. Bu hâllerin varlığında mahkemenin teminata hükmetme yetkisi söz konusu olmaz.
Gerekçe
Maddede yer alan düzenlemeyle, teminattan muafiyeti gerektiren hallerin neler olduğu sayılmak suretiyle hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede;
– Adli yardım, tüm dava ve takip giderlerinden muafiyet sağladığı için, davacı adli yardımdan yararlanan konumunda ise yargılama giderleri bağlamında teminat göstermekten de muaf tutulacaktır. Bu düzenleme, “Adli yardımın kapsamı” başlıklı 339. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan kuralın teminat çerçevesinde bir kez daha ifade edilmesi anlamını taşımakta olup, (a) bendindeki düzenleme ise takip açılması halinde takip giderleri ve davacı yanında fer’i müdahil sıfatıyla yer alma durumunda ise fer’i müdahale giderleri bakımından da işlerlik kazanacaktır.
– Davacının yargılama giderlerini karşılayacak tutar ve yeterlilikte, Türkiye’de taşınmaz malı, yahut ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağı mevcutsa yine ortada yeterli bir güvencenin mevcudiyeti sebebiyle teminat bağlamında muafiyet gündeme gelecektir.
– Çocuğun (küçüğün) menfaati hem milli, hem de milletlerarası planda en ziyade himayeye mahzar menfaat olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, salt küçüğün yani onsekiz yaşını doldurmamış olan gerçek kişinin menfaatinin korunması için dava açılması halinde, gösterilmesi gereken teminattan muaf tutulmasının sağlanması gerekir.
– İlama bağlı alacağın varlığı konusunda herhangi bir tartışma ve kuşku mevcut değildir. Dolayısıyla, ilama bağlı alacak için ilamlı takibe müracaat edilmesi halinde, alacağının varlığı sabitlik kazanmış bulunan alacaklının teminattan muaf tutulması uygun olur. Sözü edilen muafiyetten ancak, ilama bağlı olan alacaklar yararlanacak; ilam niteliğinde belgeye bağlı alacaklar için ilamlı takip yapılması halinde ise belirtilen istisna işlerlik kazanamayacaktır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe