HMK Madde 412 Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli

Özet 5 fıkra · ~3 dk okuma

HMK 412, tahkim sözleşmesini, uyuşmazlığın çözümünün hakeme bırakılması anlaşması olarak tanımlar; sözleşmenin yazılı şekilde yapılacağını, yazılı şekil şartının hangi hâllerde gerçekleşmiş sayılacağını ve asıl sözleşmenin geçersizliği itirazının ileri sürülemeyeceğini gösterir.

Resmi Metin

Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli

Madde 412- (1) Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.

(2) Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir.

(3) Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır.

(4) Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz.

(5) Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları hâlinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, tahkim sözleşmesini tanımlayarak hem şeklini hem de bazı temel sonuçlarını düzenler. Birinci fıkrada tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşmeden veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakeme ya da hakem kuruluna bırakma yönündeki anlaşması olarak belirlenir. İkinci fıkraya göre bu anlaşma, asıl sözleşmenin içine konulan bir tahkim şartı biçiminde olabileceği gibi ayrı bir sözleşme şeklinde de yapılabilir. Üçüncü fıkra ise sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasını arar.

Yazılı şekil şartının hangi hâllerde yerine getirilmiş sayılacağı geniş tutulmuştur: taraflarca imzalanmış belge, aralarında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi iletişim araçları veya elektronik ortam yeterli görülür; ayrıca dava dilekçesinde ileri sürülen yazılı tahkim sözleşmesine davalının cevap dilekçesinde itiraz etmemesi ya da tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması da yeterlidir. Dördüncü fıkra uyarınca tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçersizliği veya henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. Beşinci fıkraya göre yargılama sırasında taraflar tahkime başvurmada anlaşırsa, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasında, doğmuş ya da ileride doğacak uyuşmazlıkların hakem veya hakemler tarafından çözümü için tahkime gidilebileceği, yine tarafların bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıkların tamamının ya da sadece bir kısmının tahkim yolu ile çözümünü kararlaştırabilecekleri belirtilmiş olup, son durumda uyuşmazlıklardan diğer kısmı için genellikle mahkemeye gidilmektedir. Bu durum tahkim sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez.

Tahkim sözleşmesi genellikle bir başka sözleşmenin bir hükmü olarak görülmekle birlikte, tarafların, asıl sözleşmeden ayrı bir sözleşme yaparak da uyuşmazlıklarını tahkime götürebilecekleri ikinci fıkrada düzenlenmiştir.

Üçüncü fıkrada, tahkim sözleşmesinin tahkim yargılamasına dayanak olması nedeniyle, yazılı şekilde yapılması, anlaşmanın geçerlik şartı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca, hangi hallerde yazılı şekil şartının yerine getirilmiş olarak kabul edileceği örnekler sayılarak belirtilmiştir. Bu sebeple, Borçlar Hukukundaki şekil şartına ilişkin prensipler, tahkimde bu fıkra ile çelişmediği ölçüde uygulanabilir.

Ayrılabilirlik prensibi gereği asıl sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası, o sözleşmenin bir parçası olsa bile tahkim şartına karşı ileri sürülemez. Ayrıca, sözleşme gereği tahkim yolu ile çözülecek bir uyuşmazlığın doğmuş olup olmadığı hakem veya hakemler tarafından kararlaştırılacaktır. Bu husus dördüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Beşinci fıkrada, bir uyuşmazlığın halli için mahkemeye başvurulmuş olmasının, o meselenin çözümü için tahkime gidilemeyeceği anlamına gelmeyeceği hususu düzenlenmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 416 ncı maddesi teselsül nedeniyle 418 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir. Tahkim ile ilgili onbirinci kısımda geçen “hakem” terimi, hükmün niteliğine göre hakem kurulu anlamını da içermektedir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 412 - Tahkim sözleşmesinin…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!