TCK 223. Madde
Türk Ceza Kanunumuzun 223. maddesi şu şekildedir:
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar – Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223 – (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilir.
(5) Kanunda öngörülen şekil, şart ve usullere uygun olarak düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşleri esnasında birinci ve ikinci fıkrada belirtilen fillerin işlenmesi halinde bu fıkralardaki suç oluşmaz.
Başlık
TCK’nın 223. maddesinin ait olduğu bölüm başlık ismi şu şekildedir: İKİNCİ KİTAP: Özel Hükümler – ÜÇÜNCÜ KISIM: Topluma Karşı Suçlar – ALTINCI BÖLÜM: Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Madde başlığı şu şekildedir: Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
Değişiklikler
- 25.12.2025 tarihli 11. Yargı Paketiyle kanun maddesi tamamen değiştirilmiştir.
| Eski Metin | Yeni Metin |
|---|---|
| Madde 223 – (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur. (5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. | MADDE 223 – (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilir. (5) Kanunda öngörülen şekil, şart ve usullere uygun olarak düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşleri esnasında birinci ve ikinci fıkrada belirtilen fillerin işlenmesi halinde bu fıkralardaki suç oluşmaz. |
Gerekçe
Türk Ceza Kanunu’nun 223. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METNİN GEREKÇELERİ
Madde 309. Madde, (A) ve (B) fıkralarından oluşmaktadır:
(A) fıkrasındaki hükümler kara, deniz ve hava ulaşım araçlarının hareketlerinin cebir ve şiddet ve tehdit veya hile ile engellenmesini veya bunların kaçırılmasını cezalandırmaktadır. Suçun maddi unsuru belirtilirken uygulamada herhangi bir duraksamaya neden olunmaması için kaçırma niteliğinde bulunan hareketlerin teker teker sayılması ve böylece araçların hareket etmesinin engellenmesi, aracın hareket ettirilmemesi, hareket halinde bulunanların durdurulması ve gitmekte olduğu yerlerden başka yerlere yönlendirilmesi ayrıca açıklanmıştır.
Kara, deniz ve hava aracının özel olması halinde de aynı suç teşekkül edecektir. Esasen (A) fıkrasının dördüncü paragrafında aracın halkın yararlanmasına ayrılmış olması halinde yani aracın Devlete, kamu kuruluşlarına, belediyeye ait bulunması veya özel kişilere ait bulunmakla beraber, örneğin halk otobüsleri gibi, halkın yararlanmasına ayrılmış olması halinde suçun cezasının ağırlaştırılacağı açıklanmıştır.
Fıkra özellikle uçak kaçırmaların yaygın bulunduğu bir dönemde daha etkin bir bastırma (tenkil) sağlamak amacıyla, fiilin teşebbüs halinde kalmış bulunmasını da tamamlanmış suç gibi saydığını sonuncu paragrafında belirtmiştir. Ayrıca fiilin silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi beşinci paragrafta ağırlaştırıcı neden sayılmıştır; bu paragrafta geçen “birlikte” deyimi suçun maddi unsurunun bütün şeriklerce birlikte gerçekleştirilmiş bulunmasını ifade eder; yoksa burada iştirak hali söz konusu değildir.
Suçun deniz ve hava ulaşım araçları hakkında işlenmesi halinde, daha vahim sayılması gerekeceği açık bulunduğundan ikinci ve üçüncü paragraflarda cezanın belirtilen oranda artırılacağı hususundaki hükme yer verilmiştir. Böylece gereksiz tekrarlara gidilmemesi sağlanmıştır.
Dördüncü paragrafta yer alan ağırlaştırıcı hal bütün ulaşım araçları bakımından ayrıca uygulanacaktır.
Maddenin (B) fıkrası ise kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit platformlara karşı işlenecek fiilleri cezalandırmak maksadıyla kaleme alınmıştır. Ülkemizin 1 ila 10 Mart 1988 tarihleri arasında Roma’da toplanan konferansta kabul edilen Kıt’a Sahanlığındaki Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Hukuka Aykırı Fiillerin Tenkili (Bastırılması) Hakkında Sözleşmeyi imzalamış bulunması nedeniyle bu fıkranın maddeye eklenmesi uygun görülmüştür.
Fıkrada yer alan “sabit bir platform”dan maksat, kaynakların keşfi veya sömürülmesi için veya diğer ekonomik maksatlarla daimi olarak deniz yatağına yerleştirilmiş yapılar veya tesisler veya yapay adacıklardır.
(B) fıkrasının üç ayrı bendinde söz konusu tesislerin ele geçirilmesi, zabtı, kontrol altına alınması, buralarda bulunan kimselere karşı cebir ve şiddet veya tehditte bulunulması, platforma zarar verilmesi cezalandırılmaktadır. Söz konusu fiiller cezalandırılırken temel amaç sabit platformların güvenliğini korumaktır. Bu nedenle (B) fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde saldırıların platformun güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde olması koşuluna yer verilmiştir.
(B) fıkrasının son paragrafında da faillere, teşebbüs halinde tam ceza verilmektedir.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Maddenin birinci fıkrası, kara ulaşım araçlarının hareketlerinin cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bile bile engellenmesini veya bunların kaçırılmasını cezalandırmaktadır. Suçun maddi unsuru belirtilirken, uygulamada herhangi bir duraksamaya neden olunmaması için kaçırma niteliğinde bulunan hareketlerin teker teker sayılması ve böylece araçların hareket etmesinin engellenmesi, aracın hareket ettirilmemesi, hareket halinde bulunanların durdurulması ve gitmekte olduğu yerlerden başka yerlere yönlendirilmesi ayrıca açıklanmıştır.
Maddenin ikinci fıkrasında, suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması itibarıyla ayrı bir suç tanımına yer verilmiştir. Bu suçu oluşturan hareketler, birinci fıkrada tanımlanan suçun maddi unsuru kapsamındaki hareketlerden ibarettir.
Üçüncü fıkrada, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesinin engellenmesi veya bu aracın gitmekte olduğu yerden başka yere götürülmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Maddenin dördüncü fıkrasında özel bir içtima hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; bir, iki ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi halinde, ayrıca bu nedenle cezaya hükmedilmelidir. Bir, iki ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların işlenebilmesi için, kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi gerekmemektedir.
Beşinci fıkraya göre, bir, iki ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Bu itibarla, kasten yaralama suçunun temel şeklinin gerçekleşmesi halinde, sadece bu bir, iki veya üçüncü fıkralara istinaden cezaya hükmedilmelidir.
Ulaşım araçlarına zarar verilmesi, mala zarar verme suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli şeklini oluşturduğu için, bu madde kapsamında ayrıca suç olarak tanımlanmamıştır.
TBMM Kabul Metni
223 üncü maddeyi okutuyorum:
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223. – (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket hâlinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
BAŞKAN – Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 223 üncü madde kabul edilmiştir.