TMK Madde 939 Taşınır rehninde zilyetlik devri ve iyiniyetli kazanım

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 939, kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırların ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilmesini, rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimsenin zilyetlik hükümlerinin tanıdığı edinim sınırları içinde rehin hakkı kazanmasını ve üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan haklarının saklı olması ile taşınırın fiilen yalnız rehnedenin hakimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkının doğmamasını üç fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Alacaklının zilyetliği

Madde 939- (1) Kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir.

(2) Rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile, rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimse, zilyetlik hükümlerine göre edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkı kazanır. Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklıdır.

(3) Taşınır, fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırların ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilmesini, rehnedende tasarrufta bulunma yetkisi olmasa bile rehin konusu taşınıra iyiniyetle zilyet olan kimsenin zilyetlik hükümlerinin tanıdığı edinim sınırları içinde rehin hakkı kazanmasını ve üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan haklarının saklı olması ile taşınırın fiilen yalnız rehnedenin hakimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkının doğmamasını üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra taşınır rehni rejiminin temel unsuru olan zilyetlik devrini hükme bağlar; teslim koşulu yerine zilyetlik devri vurgulanmıştır. İkinci fıkra yetkisiz rehnedene karşı iyiniyetli alacaklının zilyetlik hükümleri ölçüsünde rehin hakkı kazanmasını öngörür. Üçüncü fıkra rehnedenin doğrudan zilyetliği sürdüğü sürece rehin hakkının doğmadığını şart koşar. Avukatlık pratiğinde taşınır rehin alacaklısı vekili zilyetlik devrini eksiksiz sağlamalı ve rehnedenin doğrudan hakimiyetini bırakmadığı durumlarda rehin hakkının doğmadığını taraflara açıklamalıdır.

Gerekçe

Eski Kanunun 853 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddeyle genel olarak taşınır rehninin kurucu unsurları düzenlenmiş, yürürlükteki metindeki ifadeler arılaştırılmış, madde kaynak Kanunun 884 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra halinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden farklı olarak, rehnin tesisi için eşyanın teslimi yerine zilyetliğin devri gerektiği vurgulanmıştır. Maddede zilyetliğin alacaklıya devri ifadesi yer almaktadır. Ancak burada belirtmek gerekir ki taşınır eşyanın zilyetliğinin alacaklı yerine, tarafların mutabık kaldıkları güvenilir bir şahsa devri de yeterli kabul olunacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında yetkisiz zilyedin taşınır rehni düzenlenmiş ye bu konuda iyiniyetle yetkisiz zilyetten ayni hak edinimine (iktisabına) ilişkin düzenlemelere (m.988) paralel bir hüküm konulmuştur. Üçüncü kişilerin önceki zilyetlikten doğan hakları saklı tutulmuştur.

Üçüncü fıkrayla taşınır rehninin kurulması, taşınır eşyanın rehnedenin fiili hakimiyetinden çıkarılması şartına bağlı kılınmıştır. Rehnedenin eşya üzerindeki fiili hakimiyetinin kaldırılmasından kasıt, rehnedilen eşyanın rehnedenin doğrudan zilyetliğinden çıkarılmasıdır. Çünkü rehnedenin eşya üzerinde dolaylı (vasıtalı) zilyetliği devam edecektir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/134 K. 2022/655 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Araç üzerindeki taşınır rehninin geçerliliği uyuşmazlığında Adana BAM, sicile kayıtlı motorlu taşıtta TMK m.939 ve 940/2 uyarınca rehnin trafik siciline tescille kurulabileceğini; somut olayda rehin sicile yazıldığından bankanın geçerli rehin hakkı bulunduğunu belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, kredi alacağı için araç üzerindeki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmış; itirazın iptali ile birleşen menfi tespit/rehnin kaldırılması davalarında ilk derece mahkemesi rehin sözleşmesini geçersiz sayarak asıl davayı, birleşen davayı ise hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Adana BAM, motorlu taşıtın sicile kayıtlı mal olduğunu, TMK 939 ve 940/2 uyarınca rehnin trafik siciline tescille kurulabileceğini, somut olayda rehnin trafik siciline yazıldığını, dolayısıyla bankanın rehin hakkının bulunduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca birleşen davada rehnin kaldırılması talebinin değerlendirilmediğini saptamıştır. Her iki tarafın istinafı kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için mahkemesine gönderilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

TMK Madde 939 - Taşınır rehninde…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!