TMK Madde 262 Mal ortaklığında olağan yönetim

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 262, mal ortaklığı rejiminde yönetim yetkisinin temel ilkelerini iki fıkrada düzenler.

Resmi Metin

Olağan yönetim

Madde 262- (1) Eşler, ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yönetirler.

(2) Olağan yönetim sınırları içinde her eş, ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, mal ortaklığı rejiminde yönetim yetkisinin temel ilkelerini iki fıkrada düzenler. Birinci fıkraya göre eşler ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yönetir; gerekçede bu kuralın eşlerin eşitliği ilkesinin doğal bir uzantısı olduğu belirtilmiştir.

İkinci fıkra olağan yönetim alanını düzenler: olağan yönetim sınırları içinde her eş, tek başına ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir. Bu yetki sayesinde eşlerden her biri günlük yaşamın gerektirdiği işlemleri diğerinin onayını almadan gerçekleştirebilir; üstlenilen yüküm dolayısıyla ortaklık sorumlu olur.

Düzenleme, ortaklık kesimine pratik işlerlik kazandırır ve üçüncü kişilerle ilişkilerde her bir eşin işlem yapabilme kapasitesini güvenceye alır. Olağan yönetimin sınırları olağanüstü işlemleri kapsamayıp bu işlemler bir sonraki maddede ayrıca düzenlenmiştir.

Gerekçe

Maddenin birinci fıkrasına göre eşler ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yöneteceklerdir. Eşlerin eşitliği ilkesi, ortaklık mallarının yönetiminde de eşitliği gerektirdiğinden, bu hükümle eşlerin yönetimde aynı hakka sahip olduğu öngörülmüştür. Yönetimde ölçü, “evlilik birliğinin yararı”dır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, her eşin, olağan işlerde ortaklığı yükümlülük altına sokabileceği ve tasarrufta bulunabileceği öngörülmüştür. Bunun sonucu olarak eşlerden her biri tek başına hareket edebilir ve yaptığı işlemler diğer eş açısından da sonuç doğurur. Üstlenilen yüküm dolayısıyla ortaklığın sorumlu olacağı tabiidir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/7596 K. 2024/8137 Kısmi

Boşanma davasında hâkimin eşlerin mallarının yönetimine ilişkin re'sen aldığı geçici önlemlere dayanak gösterilen hükümler arasında, mal ortaklığında kişisel malların yönetimini düzenleyen TMK m.267 de yer almıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı erkek, önceki boşanma davasının reddinin kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamadığını ileri sürerek TMK m.166/4 uyarınca boşanma istemiş; davalı kadın ise davanın süresinden önce açıldığını ve tarafların bir arada yaşadığını savunarak davanın reddini, aksi hâlde velayet, nafaka ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul ederek boşanmaya, çocuğun velayetinin anneye verilmesine, çocuk lehine tedbir ve iştirak nafakasına, kadının çalışması ve düzenli geliri nedeniyle tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın lehine 35.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı kadının istinafını kısmen kabul ederek tazminatları 60.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi olarak artırmış, diğer istinaf sebeplerini esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında uyuşmazlık, TMK m.166/4 koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına nafaka koşullarının oluşup oluşmadığı ile tazminat ve nafaka miktarlarının uygunluğu noktasında toplanmış; ilgili hukuk olarak TMK m.4, m.166/4, m.174 ve m.175 ile HMK m.369-371 gösterilmiştir. Karar metni Değerlendirme bölümünde kesildiğinden nihai sonuç (onama/bozma) metinden anlaşılamamakta olup, sunulan metinde mal rejimine veya eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemler (TMK m.215/m.267) yönünde bir tespit bulunmamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2013/18233 K. 2014/13 Kısmi

TMK m.242, mal ayrılığı rejiminde eşlerden her birinin yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğunu düzenler.

Detaylı özeti gör

Boşanma davasında yerel mahkeme karar vermiş; davalı-davacı koca manevi tazminat miktarı ve velayet yönünden, davacı-davalı kadın ise her iki dava yönünden temyize gitmiştir. Daire, kocanın tüm temyiz itirazlarını ve kadının bir bend dışındaki itirazlarını yerinde görmemiş; ancak boşanma davası açılınca hakimin davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) alma zorunluluğuna (TMK m.169) dikkat çekmiştir. Karar metninde malların yönetimine ilişkin resen alınacak tedbirler arasında TMK m.242 de (m.223, 244, 262, 263, 264, 267, 215 ile birlikte) açıkça sayılmıştır. Daire, TMK m.185/3 ve 186/3 uyarınca tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek dava tarihinden geçerli davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmamasını usul ve yasaya aykırı bulmuş; hükmü bu bentteki sebeple bozmuş, kalan bölümleri ise onamıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 262, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından olağan yönetim alanında uygulanır.

eşler arası mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!